“Sigara öksürüğü” sigara içenlerin sürekli öksürmesi ile karakterize bir durumdur. Kavram, benzer etkiyi yapan tütün ürünleri için de kullanılabilir.
Normalde, solunum yollarında silia isimli küçük kıla benzeyen yapılar vardır. Bu yapılar zararlı maddelerin akciğerlerden atılmasına yardımcı olur. Sigara/tütün dumanı akciğerlerdeki bu yapıların temizleme işlemini yavaşlatır, istenmeyen maddeleri gerektiği gibi temizleyemez. Dolayısıyla, tütün dumanındaki parçacıkların ve mukus adı verilen sümüksü yapının bir kısmı akciğerlerde ve solunum yollarında kalır. Sigara içilmediğinde, tütün kullanılmadığında bazı silialar iyileşir, tekrar görev yapmaya başlar. Örneğin; bir kişi uyurken (ve sigara içmediğinde), bazı silialar iyileşir ve tekrar çalışmaya başlar. Uyanınca, kişi öksürmeye başlar. Bunun nedeni, siliların akciğerlerde birikmiş olan maddeleri temizlemeye çalışmasıdır (1).
Elektronik tütün ürünlerinin gündemde olan bir konusu EVALI Sendromudur. Sendromun adı sözcüklerin İngilizce baş harflerinden esinlenerek verilmiştir:
EVALI (E-cigarette, or Vaping, Product Use-Associated Lung Injury)
EVALI sendromu, elektronik sigaranın kullanımı nedeniyle görülen akciğer hasarıdır. Akciğer hasarı akut ya da subakut olabilir. Hastaların önemli bir kısmının yoğun bakım ünitesine yatırılması gerektirir. Hastalığın belirtileri arasında; nefes darlığı, ateş, öksürük, kusma, ishal, baş ağrısı, baş dönmesi, hızlı kalp atış hızı ve göğüs ağrısı bulunur.
Hastaların akciğer görüntüleme örneklerinde iki taraflı buzlu cam opasiteleri, yaygın alveoler hasar ve bronkoalveoler lavaj örneklerinde de artmış sayıda makrofajlar veya nötrofil görülmektedir.
EVALI hastalarının bronkoalveoler lavaj sıvıları ve kullandıkları elektronik ürünlerin sıvıları incelendiğinde içerikte tetrahidrokannabinol (THC) ve/veya E vitamini asetatı, nikotin, kannabinoid (CBD) yağları, hindistan cevizi yağı gibi diğer maddeler de dahil olmak üzere başka katkı maddeleri de bulunmuştur.
EVALI Sendromu, daha çok genç yaş grubunda tespit edilmiştir.
Dikkat: Hastalığın önlenmesinin tek yolu elektronik sigara kullanmamaktır.
Görsel, “elektronik sigaraya hayır” cümlesi kullanılarak AI-copilot tarafından 21.2.2026 tarihinde üretilmiştir.
Kaynaklar
Rebuli ME, Rose JJ, Noël A,et al. The E-cigarette or Vaping Product Use-Associated Lung Injury Epidemic: Pathogenesis, Management, and Future Directions: An Official American Thoracic Society Workshop Report. Ann Am Thorac Soc. 2023 Jan;20(1):1-17.
Marrocco A, Singh D, Christiani DC, Demokritou P. E-cigarette vaping associated acute lung injury (EVALI): state of science and future research needs. Crit Rev Toxicol. 2022 Mar;52(3):188-220.
Günümüzde tütün endüstrisi ile mücadele klasik sigara içimi ile mücadelenin çok ötesinde bir anlam taşımaktadır. Bunun en önemli nedeni, tütün endüstrisinin klasik sigaranın yanı sıra çok çeşitli tütün ürünlerini piyasaya sürmeye devam etmekte olduğudur. Önlemler yetersiz olduğu için de Dünya’da ve Türkiye’de tütün kullanımı önemli bir halk sağlığı tedhidi olmayı sürdürmektedir.
Bir yandan sigara içiminin önlenmesi ile mücadele edilirken diğer yanda elektronik sigara (e-sigara), ısıtılmış tütün ürünleri gibi tütün endüstrisinin oyunlarının toplum tarafından farkındalığının artırılması için çaba sürdürülmelidir. Ülkemizde her yıl farklı etkinliklerle sigara bırakmanın teşvik edildiği 9 Şubat sadece sigaranın bırakılması ile sınırlı bir gün değil, aynı zamanda tütün ürünlerinin tamamının bırakılmasına odaklanılması gereken bir gün olarak kabul edilmelidir. Bu gerekçe ile aşağıda bazı güncel bilgilere yer verilmiştir:
Elektronik sigaralar arasında farklı türler vardır. Elektronik Nikotin Dağıtım Sistemleri (ENDS) ve Elektronik Nikotin Dışı (içermeyen) Dağıtım Sistemleri (ENNDS) yaygın olarak kullanılmaktadır.
E-sigaraların içindeki nikotin bağımlılık yapar.
E-sigaralar insan sağlığına zararlı olabilecek katkı maddeleri, aromalar ve kimyasallar içerirler.
E-sigaralar, en az 16.000 aromayla sosyal medya ve medya fenomenleri aracılığıyla çocukları ve gençleri hedef almaktadır.
E-sigaralar farklı miktarlarda nikotin ve zararlı emisyonlar içerir.
E-sigara içindeki nikotin ve oluşan duman e-sigarayı kullanmayanlar için de tehlikelidir. Zararlı olan diğer zehirli (toksik) maddeleri içerir. Nikotin içermediği iddia edilen bazı ürünlerin (ENNDS) içeriğinde nikotin bulunduğu tespit edilmiştir.
E-sigara kullanımı akciğer hasarlarıyla ilişkilidir. Bu durum e-sigara kullanımına bağlı akciğer hasarı (EVALI) sendromu olarak tanımlanmıştır.
Elektronik tütün ürünlerini kullananların patlama ya da sistem bozukluklarından kaynaklanan yanıklar da dahil olmak üzere farklı fiziksel yaralanmalarla karşılaştıkları bilinmektedir.
E-sigara kullanımı kardiyovasküler sisteme zarar verir.
E-sigara dumanına maruz kalmak da sağlık açısından risk oluşturur. Çünkü e-sigaralar çevreye zehirli kimyasallar yayar.
Isıtılmış tütün ürünleri (heated not burned tobacco products) tütün içeren elektronik cihazlardır. Klasik sigaraya göre daha düşük bir derecede ısıtılır. Kullanıcısının içine çektiği ‘duman’ oluşur. İçerik, nikotin ve katkı maddeleri içerirler ve genellikle aromalı olur.
Nikotin poşetleri (nicotine pouches) görünüş ve kullanım şekli gibi bazı açılardan klasik dumansız tütün ürünlerine benzer. Bu ürünler, diğer dumansız tütün ürünleri gibi, genellikle çeşitli aromalarla sunulmaktadır. Bu ürünlere gençlerin ilgisi fazla olabilmektedir. Nikotin poşetlerinin nikotin yoğunluklarında farklılıklar olabilir. Nikotin poşetleri kullanıcılarının kalp atış hızını ve kan basıncını artırabilmektedir.
Bu kadar fazla ve çeşitli zarardan kurtulmak olanaklıdır.
Tütün kullanımını bırakmak birçok hastalığın riskini önemli ölçüde azaltabilir ve bazı durumlarda hiç sigara içmemiş bir kişinin karşılaşacağı sağlık riskleri ile aynı düzeye gerilemesine olanak sağlayabilir.
Tütünü bırakmak için asla geç kalınmaz.
HEMEN ŞİMDİ BIRAKMAYA KARAR VERMEK VE HAREKETE GEÇMEK GEREKİR.
Türkiye İstatistik Kurumu 31 Aralık 2023 tarihli Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi verilerine göre ülkemizde 65 yaş ve üzeri nüfusun toplam nüfus içindeki payı %10,2 olmuştur (Grafik 1).
Grafik 1. Yıllar içinde yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki payında yüzde değişimi (2007-2023)
Türkiye’de ortanca yaş 34 olarak kayıtlara geçmiştir. Kadınların ortanca yaşı 34,7 ve erkeklerin ortanca yaşı 33,2’dir.
(14.3.2024 tarihinde Dr. Dilek Aslan tarafından halk sağlığı uzmanlığı yetkinliği çerçevesinde gönüllülük esasıyla hazırlanmıştır. Dileyenler, içeriği referans göstererek kullanabilirler. Bu sayede bilgi hedefine daha fazla ulaşabilir).
Hastalıkların tedavisi için ilaçlar yaşamlarımızın önemli gereksinimleri arasındadır. İlaçların tarihsel serüveni insanlık için önemli adımların atılmasını sağlamıştır. Penisilinin, aspirinin keşfi, ilk kullanımı bu serüvende önemli keşifler arasında yerini almıştır (1). İzleyen yıllar, yüzyıllar çok sayıda gelişmeyi günümüze taşımıştır.
İlaçların hedeflediği başarıya ulaşabilmesi için bazı koşulların sağlanmasına ihtiyaç vardır. Bu noktada, akılcı ilaç kullanımı (AİK) kavramı iyi anlaşılmalı ve toplumsal düzeyde bu konuda başarı sağlanmalıdır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), akılcı ilaç kullanımını; bireylerin klinik bulgularına ve bireysel özelliklerine göre uygun ilacın uygun sürede ve dozda, karşılanabilir en düşük maliyetle ve en kolay bicinde ulaşabilmeleri şeklinde tanımlamaktadır (2).
Şekil 1’de AİK ile ilgili bazı bileşenler görülmektedir.
Şekil 1. Akılcı ilaç kullanımının bazı bileşenleri.
Sorunun boyutu
Akılcı ilaç kullanımı sağlanamadığında bireysel zararların yanı sıra toplumsal düzeyde de sorunlar yaşanmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü tarafından tüm ilaçların yarıdan fazlasının uygun olmayan şekilde reçete edildiğini, dağıtıldığını ve satıldığını ortaya koymaktadır. Farklı gruplarda yapılan çalışmalar da benzer sonuçları ortaya koymaktadır. Örneğin; yaşlılar arasında yapılan bir çalışmada, yaşlıların %44’ünün ilaçları önerilen şekilde kullanmadıkları ortaya konulmuştur (3). Akılcı olmayan ilaç kullanımı denildiğinde aşağıdaki konuların anlaşılması gerekir (2):
Gereğinden fazla miktarda ilaç kullanımı
Reçete edilen ilaçlarla uyumlu olmayan kullanım
Klinik rehberlere uygun şekilde ilaçların yazılmaması
Bireylerin kendi kendilerine ilaç kullanmaları
Akılcı ilaç kullanımı sağlanamadığı durumlarda Dünya’da yaygın bir sorun olan bakteri, virüs, mantar, parazit için kullanılan ve “antimikrobiyal” olarak da bilinen ilaçlara direnç gelişir. Direnç geliştiğinde hastalıkların tedavisinde başarı sağlanamaz, yetersiz tedavi olur, hastalıkların yayılımı artar, ilaçların birbirleriyle etkileşimleri artabilir, istenmeyen etkiler artabilir, yetiyitimi olur, ölümler olur. Bakterilere karşı gelişen antimikrobiyal direncin 2019 yılında 1,27 milyon kişinin doğrudan ölümüne sebep olduğu ifade edilmektedir. Gelişen direnç aynı zamanda çok yüksek maliyetlerde kayıplara neden olmaktadır (4).
Akılcı ilaç kullanımı için DSÖ bazı yaklaşımları sunmaktadır. Bu yaklaşımlar arasında; ilaç kullanımına ilişkin politikaları koordine etmek için çok multidisipliner bir ulusal yapının kurulması, klinik rehberlerin kullanılması, ulusal temel ilaçlar listesinin geliştirilmesi ve kullanımı, ilçelerde ve hastanelerde ilaç ve tedavi komitelerinin kurulması, müfredatlara eklenmesi, toplumun eğitimi, devlet tarafından yeterli bütçe ayrılması gibi konular yer almaktadır (5).
Akılcı İlaç Kullanımı ile İlgili Kimler Sorumlu?
Bireylere yönelik ve/veya toplum düzeyinde akılcı ilaç kullanımının sağlanabilmesi için tıbbi farmakologlar ve eczacılar başta olmak üzere çok sayıda sağlık profesyonelinin rol ve sorumluluğu vardır. Akılcı ilaç kullanımı aynı zamanda düzgün işleyen bir sistemi de gerekli kılar. Akılcı ilaç kullanımının sağlanabilmesi için ilacı yazan, ilacı tedarik eden, ilacın hastaya ulaşmasını sağlayan, ilacı kullanan kişi ya da sistemlerin birbiri ile uyum içinde olması gerekir.
Örneğin; mide ülseri tanısı alan A.A.’nın ilaç kullanım sürecini düşünelim:
Doğru ilacın doğru dozda, doğru endikasyonla, doğru şekilde, doğru sürede kullanması için hekim tarafından reçete edilmesi gerekir.
Reçete edilen ilacın hekim ya da hemşire tarafından nasıl kullanılacağının A.A.’ya anlatılması uygun olur.
Reçete edilen ilacın en kolay şekilde eczaneden alınmasının sağlanması gerekir.
Eczacının da A.A.’ya ilacını nasıl kullanacağını açıkça yeniden anlatması uygun olur.
Eczanelerde yazılan ilaçların her zaman bulunması için kararlı bir kamu politikasının olması, ilaçların geri ödeme sisteminde yer alması gerekir.
A.A.’nın ilacını doğru bir şekilde kullanması gerekir.
Kullanım ile ilgili bütün bilgilerin eksiksiz şekilde anlatılması, A.A.’nın bütün ayrıntıları anladığından emin olunması gerekir.
Bu konuda A.A.’nın eğer süreci yönetmeye engel bir durumu var ise refakatçısının benzer sorumluluğu paylaşması uygun olur.
İlacın kullanıldığı süre içinde ilaca bağlı yan etki, istenmeyen etki, vb. görüldüğünde uygun başvuru mekanizmalarının her zaman ulaşılabilir olması gerekir.
A.A.’nın varsa başka hastalıkları, varsa diğer ilaçları da öğrenilmelidir. İlaçlar arasındaki etkileşimler gözden geçirilmeli, A.A.’ya ihtiyaç olması halinde gerekli bilgiler verilmelidir.
Bu örnekte olduğu gibi, akılcı ilaç kullanımı sadece bireysel bir sorumluluk değildir. Güçlü ve sürekliliği sağlanan bir sisteme de ihtiyaç vardır.
Akılcı ilaç kullanımı ile ilgili sorumlu olan taraflar Şekil 2’de sunulmuştur.
Şekil 2. Akılcı ilaç kullanımının sağlanması için sorumlu taraflar.
İlaç kullanımı açısından bazı ek konulara da dikkat etmek gerekir. Örneğin;
İlacı kullanacak kişinin yaşı
Birden fazla hastalığın olup olmadığı
Birden fazla ilacın kullanılıp kullanılmadığı
Ek hastalıklar nedeniyle kullanılacak ilacın diğer ilaçlarla etkileşime girip girmeyeceği
Kullanılan başka bir ürün var ise bu ürünün ilaçla etkileşiminden kaynaklanan riskler
İlacın kişi tarafından temin edilip edilemeyeceği
İlacın kişi tarafından rahat kullanılıp kullanılmayacağı gibi konulara dikkat etmek gerekir.
İlaç kullanırken aşağıdaki temel ilkeler unutulmamalıdır:
İlaç tedavisi kişiye özgü yapılır. Başkasının ilacı kullanılmamalıdır.
İlaç tedavisi için hekimlerin reçete yazması gerekir. İnternet aracılığı ile ya da bir başka yolla ilaç almak son derece riskli ve tehlikelidir.
Reçete edilen ilaçların alınacağı yerler eczanelerdir. Eczacılar hastalara reçete edilen ilaçların nasıl kullanılacağını da anlatarak ulaştırırlar. Başka bir yöntem kesinlikle önerilmemektedir.
Tedavi süresine uyum son derece önemlidir. Hastaların bu konudaki hassas olmaları gerekir.
İlaçlar ancak doğru dozda kullanıldığında istenilen etkiyi sağlayabilir.
İlaçların saklama koşullarına dikkat etmek gerekir.
İlaçların son kullanma tarihlerine dikkat etmek gerekir.
Yukarıdakilere ek olarak; ilaç kullanımı ile ilgili toplumda yanlış bilgiler mevcuttur. Yanlış bilgiler nedeniyle bireyler hastalıkları için kendilerine reçete edilen ilaçları kullanamayabilirler. Ya da ilaç yerine başka ürünleri kullanmaya eğilim içinde olabilirler. Bu gibi durumlar sağlık açısından çok sayıda riskler taşır (6).
Akılcı ilaç kullanımının başarılabilmesi için yukarıdaki algoritmalar gözetilmelidir. İlaçlarla ilgili doğru bilgiler hastalara sunulmalıdır. Her ayrıntı ilacı kullanacak kişiye aktarılmalıdır. Hekimler, hastalarının kullandığı ilaçları sık sık gözden geçirmeli ve gerekli olmayan ilaçların kullanımını kesmelidirler. Hastalar, hekimlere danışmadan, kendi kendilerine ilaç kullanmamalıdırlar. İlaçlar kullanılırken son kullanım tarihi, vb. ayrıntılara dikkat edilmelidir. Bu konuda bilinmesi gereken bir kavram da akılcı ilaç kullanımında sağlık okuryazarlığı kavramıdır. İlaç okuryazarlığı kavramları da bilimsel literatürde gündeme taşınmaktadır (7). Akılcı ilaç kullanımının ilkeleri Aydos TR tarafından da açıklıkla ortaya konulmuştur (8).
Sonuç olarak; akılcı ilaç kullanımı tedavinin başarısını artıran önemli bir yaklaşımdır. Bütün taraflar kendilerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirmelidirler.
Yararlanılan kaynaklar
Montinari MR, Minelli S, De Caterina R. The first 3500 years of aspirin history from its roots – A concise summary. Vascul Pharmacol. 2019 Feb;113:1-8.
Lopes LM, Figueiredo TP, Costa SC, Reis AM. Use of potentially inappropriate medications by the elderly at home. Cien Saude Colet. 2016 Nov;21(11):3429-3438.
Aslan D. Akılcı ilaç kullanımı için doğru bilginin önemi: yaşlılık dönemine özel değerlendirmeler. Yaşlılarda Akılcı İlaç Kullanımı kitabında (Aydos TR, Kutsal YG, Editörler). Türk Geriatri Derneği yayınları, 2022, pp 201-209 https://geriatri.org.tr/pdf/akilli_ilac_kitabi.pdf
İncesu E. Akılcı ilaç kullanımında sağlık okuryazarlığı: Bir kamu hastanesi yatan hastaları üzerine bir araştırma. Sağlık Akademisyenleri Dergisi 2017;4(1):28-38. https://doi.org/10.5455/sad.13-1483603442.
Aydos TR. Yaşlılık döneminde akılcı ilaç kullanım ilkeleri. Yaşlılarda Akılcı İlaç Kullanımı kitabında (Aydos TR, Kutsal YG, Editörler). Türk Geriatri Derneği yayınları, 2022, pp 1-28 https://geriatri.org.tr/pdf/akilli_ilac_kitabi.pdf
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) yetiyitimi kavramının insan yaşamının bir parçası olduğuna işaret etmektedir. Yetiyitimi daha anlaşılır bir ifadeyle; yeti kaybı olarak da ifade edilebilir. Yaşamın herhangi bir döneminde insanların geçici ya da kalıcı düzeyde yetiyitimi ile karşılaşabileceği vurgulanmaktadır. Dünyada yaklaşık 1,3 milyar yetiyitimi olan birey olduğu ifade edilmektedir. Bu da küresel nüfusun %16’sına denk gelir. Yetiyitiminin toplumların yaşlanması ve bulaşıcı olmayan hastalıkların yaygınlığındaki artış ile uyumlu olarak arttığı düşünülmektedir (1).
Yetiyitiminin geniş bir tanımı vardır, fonksiyon (işlev) kaybına işaret eder (2).
Yetiyitimi ile ilgili güncel bazı tespitler aşağıda sunulmuştur (2-5):
Yetiyitimi olan bireyler farklılık gösteren bir gruptur. Cinsiyet, yaş, ekonomik koşullar gibi durumlar yetiyitimi olan bireylerin sağlık ihtiyaçlarını etkilemektedir (1). Birleşmiş Milletler yetiyitimi olan bireylerle ilgili bilinmesi gereken beş önceliği belirlemiştir (Şekil 2) (6).
Neler yapılabilir?
Yetiyitiminin önlenmesi ilk adımdır. Önlenemediğinde erken tespit ve erken müdahale, ardından da yetiyitimi olan bireylerin yetiyitimi olmayan bireylerle yaşamda eşit koşullarda var olabilmeleri için rehabilitasyon hizmetleri önem taşır. Bu yaklaşım daha geniş bir perspektifle yetiyitimi olan bireyler açısından üç temel kabulü gerektirir (7):
Sağlıkta hakkaniyet (equity) küresel bir sağlık önceliğidir.
Hakkaniyet, gereksinim temelli hizmete öncelik verir.
Ulaşılabilecek en yüksek sağlık standardından yararlanma hakkı vardır.
Sağlıkta hakkaniyet aynı zamanda bir kalkınma (gelişme) önceliğidir.
Bu kabullerin yanı sıra bazı pratik öneri başlıkları da aşağıda yer almaktadır:
Yetiyitimi ile ilgili sayısal, ihtiyaç temelli tespitlerin yapılması
Yetiyitimi ile ilgili farkındalığın artırılması
Örneğin; 3 Aralık gibi uluslararası alanda belirlenmiş olan Yetiyitimi Olan Bireyler İçin Uluslararası Gün etkinlikleriyle farkındalığın artırılması (4)
Yetiyitimi ile ilgili araştırmalara kaynak ayrılması ve araştırma kapasitesinin geliştirilmesi
Yetiyitimi ile ilgili sorunların çözümüne katkı için ilgili profesyonellerin eğitim, vb. altyapılarının desteklenmesi
Kamu olanaklarının yetiyitimi olan bireyleri de kavrayacak şekilde geliştirilmesi
Yerel yönetim ve diğer ilgili kurumların katkısının daha fazla alınması
Yetiyitimi olan bireylerin kendileri ile alınacak karar mekanizmalarına katılımlarının desteklenmesi
Uluslararası anlaşmaların/sözleşmelerin (8) gereklerinin eksiksiz şekilde tamamlanması
Erişkinlerde görülen diyabet hastalığı (Tip 2 diyabet); körlük, böbrek yetmezliği, kalp krizi, felç ve alt ekstremite amputasyonu gibi ciddi sağlık sorunları için önemli bir nedensel faktördür. Tütün dumanının oldukça toksik bileşenlerinden biri olan nikotin β hücrelerinin işlevini ve kütlesini bozar, insülin üretimini ve glikoz üretiminin düzenlenmesini etkiler ve bu sayede de tip 2 diyabetin başlangıcında önemli bir rol oynar. Nikotin, oksidatif stresin aktivasyonu yoluyla insülin direncine neden olur. Çok az sayıda bile tütün kullanımı sonrası glukoz toleransında akut bozulma ve insülin direncinde artış olur. Elektronik sigara ve ısıtılmış tütün ürünleri ile ilgili yapılan çalışmalar da insülin direncinin artışına dair veriler sunmaktadır. Dolayısıyla, tek çözüm tütün kullanmamak ve içenlerin de bir an önce bırakmalarıdır, çünkü;
Diyabet vakalarının %95’inden fazlası erişkin tip olarak da bilinen tip 2 diyabettir. Tütün kullanımını bırakmak tip 2 diyabet gelişme riskini %30-40 azaltır, hastalığın yönetimi kolaylaşır.
Tütün kullanımı, tip 2 diyabetli kişiler için bir komplikasyon olan kardiyovasküler hastalık gelişme riskini önemli ölçüde artırır. Tütün kullanımı bırakılınca risk azalır.
Tütün kullanımı diyabetik nöropati ve ayaklarda görülen yaraları (ülser) kötüleştirir, iyileşmeyi geciktirir. Tütün kullanımını bırakmak, bu tür komplikasyonlara yakalanma riskini azaltarak uzun dönemde daha iyi sağlık sonuçları elde edilmesini sağlar.
Tip 2 diyabeti olan kişilerde tütün kullanımı retinal kan damarlarına zarar vererek diyabetik retinopati ve görme kaybı riskini artırır. Tütün kullanımını bırakmak görme yetisini korumaya yardımcı olur ve riskleri azaltır.
Tütün kullanımı ve tütün dumanından pasif etkilenim, tip 2 diyabetin daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabilir. Kamuya açık kapalı alanlarda tütün dumansız politikaların uygulanması sağlanmalı ve bireylerin sağlık hakları korunmalıdır.
Dilek Aslan tarafından hazırlanmıştır.
Kaynak: WHO, Tobacco and Diabetes. https://iris.who.int/bitstream/handle/10665/373988/9789240084179-eng.pdf?sequence=1
Yanlış bilgilerle mücadele her yurttaşın sorumluluğundadır. Bu amaçla sosyal medya platformları kendi sistemleri içinde yanlış bilgi paylaşımı ile karşılaşıldığında neler yapılması gerektiği ile ilgili çeşitli yönlendirmeler yapmaktadırlar. Bu yönlendirmeleri gerekli durumlarda kullanmak uygun olur. Dünya Sağlık Örgütü, web sayfasında, https://www.who.int/campaigns/connecting-the-world-to-combat-coronavirus/how-to-report-misinformation-online adresinde bu konuda kısa bir belge paylaşmıştır. İlgilenenler inceleyebilirler ve yararlanabilirler. Çevrimiçi ortamlarda yanlış bilginin nasıl rapor edilebileceği ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Yanlış bilgilerin yayılmasını önleme konusunda duyduğumuz sorumluluğun öncelikli göstergesi “YANLIŞ BİLGİ PAYLAŞMAMAK” olmalıdır. Bu ilk adımın ardından kullandığımız sosyal medya platformlarının yönlendirmelerinden yararlanabiliriz.