Risk İletişimi, Toplum Katılımı ve İnfodemi Yönetimi (RCCE-IM) İçin ONUNCU ADIM: İZLEME, DEĞERLENDİRME VE ÖĞRENME

(İçerik Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölgesi tarafından “The Pocket RCCE-IM Plan Creator” adlı yönlendirme belgesinin onuncu bölümünden yararlanılarak hazırlanmıştır. Belgenin orijinal formatına aşağıda gösterilen kaynaktan erişilebilir)

RCCE-IM’nin sağlık acil durumlarındaki etkinliğinin değerlendirilmesi, bireylerin ve toplulukların koruyucu önlemleri nasıl kabul edip benimsediğini değerlendirmek anlamına gelir. Bu, müdahale sırasında ve sonrasında temel başarı (performans) ölçütlerinin izlenmesini ve gelecekteki planlama için çıkarılan derslerin uygulanmasını içerir.

RCCE-IM planında İzleme, Değerlendirme ve Öğrenme (Monitoring, evaluation and learning; MEL) süreçleri

Daha önceki bölümlerde, izleme, değerlendirme ve öğrenme (MEL) çerçevesinin temelini oluşturan hedefler, sonuçlar, SMART hedefleri ve temel performans göstergeleri (KPI’lar) tanımlandığını hatırlamak gerekir (Bkz. ikinci adım).

    MEL, sürecin tamamına entegre edildiğinde gerçek bir etki beklenir.

    Durumu anlamak için araştırma ve temel verilerle işe başlamak gerekir.

    Ardından müdahalelerin planlanması ve uygulanması gerekir.

    Çalışmalar sürerken neler olduğu izlenmeli ve ilerleme gerçek zamanlı olarak kontrol edilmelidir.

    Çalışmalar sürerken ve çalışma tamamlandığında neyin işe yaradığı ve neyin işe yaramadığını değerlendirilmelidir, bir sonraki çalışmada daha iyisini yapabilmek için süreçten dersler çıkarmak uygun olur.

    İzleme, değerlendirme, öğrenme döngüsü

    1. Planlama: Planlama, sorunu belirlemeyi, hedefleri, sonuçları ve amaçları tanımlamayı ve bunlara nasıl ulaşılacağına karar vermeyi kapsar. Aşağıdaki soruların sorulması uygundur:
      • Hangi sorunu çözmeye çalışıyoruz?
      • Sorunu çözmek için kimin harekete geçmesi gerekiyor?
      • Bunun gerçekleşmesi için ne yapmamız gerekiyor?
    2. İzleme: Neler olup bittiğini takip eder. İşlerin planlandığı gibi gidip gitmediğini görmek için faaliyetler ve çıktılar hakkında bilgi edinir, veri toplar. Aşağıdaki soruların sorulması uygundur:
      • Hedef kitlemizden kaç kişiye ulaştık?
      • İçeriğimiz/faaliyetimizle kaç kişi etkileşimde bulundu?
      • İçeriğimiz/faaliyetimizden kaç kişi memnuniyetini dile getirdi?
    3. Değerlendirme: Çalışmaların ne kadar iyi gittiğini kontrol eder. Eylemlerin istenen değişime yol açıp açmadığını değerlendirmek için sonuçları değerlendirir. Aşağıdaki soruların sorulması uygundur:
      • Hedef kitlenin bilgisi arttı mı?
      • Hedef kitlenin eylemle ilgili niyetinde değişim/artma oldu mu?
      • Hedef kitle sağlıklarının korunması için harekete geçti mi?
    4. Öğrenme: Bu bölümde çalışmalardan çıkarılan dersler gözden geçirilir. Bir sonraki aşamanın/çalışmanın daha iyi olması için değerli bir adımdır. Neyin işe yaradığını, neyin işe yaramadığını, nedenleri gözden geçirmeyi, çalışmaların üzerinde düşünmeyi ve nedenini düşünmeyi içerir. Bu sayede bir sonraki sefer daha iyi kararlar verilebilir. Aşağıdaki soruların sorulması uygundur:
      • Değerlendirme sırasında hangi dersleri çıkardır?
      • Çıkarılan dersleri nasıl kullanabiliriz?
      • Bir sonraki seferde neyi farklı yapmalıyız?

    Değişim Teorisi

    Yapmak istenilen değişikliklerden müdahalelere giden yolu özetler ve her adımın bir sonrakine nasıl yol açtığını gösterir. Aşağıdakileri kapsar:

    1. Ulaşılması hedeflenen uzun vadeli değişiklikler (amaç veya etki) (örneğin, bir toplumda sivrisinek ısırıklarını azaltmak).
    2. Uzun vadeli hedeflere ulaşmak için gerekli ön koşullar (sonuçlar) (örneğin, toplumda, kadınların böcek kovucu kullanması).
    3. Müdahaleler (örneğin, risk iletişimi kampanyaları, toplum liderlerinin katılımı)
    4. Her adımın başarısını ölçmek için indikatörler (örneğin, böcek kovucu kullanma niyeti ifade eden ya da halen kullanan kadınların yüzdesi).
    5. Müdahalelerin neden sonuca varması gerektiğini açıklayan varsayımlar (örneğin, kadınlar böcek kovucu bilgisine ve tavsiyesine erişebilirse, resmi önerilere uymuş olacaklardır).

    Değişim teorisi, değişim için gerekli ön koşulları tanımlar, bunları uygulama ve izleme için net bir plana dönüştürür. Mantıksal Çerçeve (LOGFRAME) algoritması ise; değişim teorisini takip eder, ancak bazı daha basit ya da sınırlı kaynaklar için daha önce geliştirilebilir.

    Mantıksal Çerçeve (LOGFRAME) altı aşamada gerçekleşir:

    1. Girdiler (inputs): Faaliyetler için gerekli kaynaklar (örneğin, personel, ekipman)
    2. Faaliyetler (activities): Mevcut kaynaklarla ne yapıldığı (örneğin, kampanyalar yürütmek)
    3. Çıktılar (outputs): Faaliyetlerden kaynaklanan somut ürünler veya hizmetler (örneğin, sağlık öneriler içeren broşürler).
    4. Etkiler (outtakes): Hedef kitlenin çıktılarla etkileşimi (örneğin, beğeniler, paylaşımlar, geri bildirimler).
    5. Sonuçlar (outcomes): Çıktılar nedeniyle oluşan algı ya da davranış değişiklikleri (örneğin, maske takma oranının artması).
    6. Etki (impact): Uzun süreli etki (örneğin; hastalığın sıklığında azalma)

    Mantıksal Çerçevenin İzleme, Değerlendirme ve Öğrenme (MEL) planının bütün adımlarına entegrasyonu
    Mantıksal Çerçeve, bir çalışmanın hedefleri, sonuçları, amaçları ve kaynakları için çerçeveyi belirlerken, MEL planı bunu işlevsel hale getirir ve bu hedeflere doğru ilerlemenin izlenmesini, değerlendirilmesini ve projenin etkinliğini artırmak için öğrenilmesini sağlar.

    Kaynak

    https://rise.articulate.com/share/9AmP9g5nHxNzBObewyBPztGXED42wk64#/lessons/jezc05f8OIOJbESmo7J5LYrYELJAnMUP

    Dr. Dilek Aslan, 8.6.2026.

    Risk İletişimi, Toplum Katılımı ve İnfodemi Yönetimi (RCCE-IM) İçin DOKUZUNCU ADIM: İNSAN KAYNAKLARI VE FİNANSAL KAYNAKLARIN ORGANİZASYONU

    (İçerik Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölgesi tarafından “The Pocket RCCE-IM Plan Creator” adlı yönlendirme belgesinin dokuzuncu bölümünden yararlanılarak hazırlanmıştır. Belgenin orijinal formatına aşağıda gösterilen kaynaktan erişilebilir)

    RCCE-IM, acil durum döngüsünün tamamına yetkin uzmanlar ve sürdürülebilir bir finansman modeli kullanılarak entegre edilmelidir.

    Planlama

    Acil durumlar, RCCE-IM uygulamalarının hayati bir halk sağlığı müdahalesi olduğunu göstermiştir. Etkinliğini sağlamak için, acil durumların bütün aşamalarında işlevsel bir RCCE-IM programı yürürlükte olmalıdır. RCCE-IM programının başarısı, sürecin iyi bir şekilde yönetilmesine ve ulusal hazırlık planlarına entegrasyonuna bağlıdır. RCCE-IM, krizlerin olmadığı dönemlerde de sürdürülmeli ve acil durumlarda ivedi bir şekilde derecelendirilmelidir.

    Etkili bir planlama, hedefler ve amaçlarla uyumlu sürdürülebilir insan ve finansal kaynaklar gerektirir. RCCE-IM faaliyetlerinin gerçekçi ve mevcut kaynaklara sahip olduğundan emin olmak gerekir.

    İnsan, mali ve teknik kaynaklar, davranış değişikliği sonuçlarını yönlendiren girişimlere tahsis edilmeli ve toplumsal direnci artırmak için verimli bir şekilde yönetilmelidir.

    İnsan kaynakları

    -Ekibin oluşturulması

    -Ekibin eğitilmesi

    -Kapasitenin sürdürülmesi

    -Daha büyük ekiplerle çalışılması

    Finansal kaynaklar

    -Kaynakların dağıtımı

    -Kaynak sağlama

    -Kaynakları harekete geçirme

    Kaynak

    https://rise.articulate.com/share/9AmP9g5nHxNzBObewyBPztGXED42wk64#/lessons/4oAezQ9Alu2vd3zab6lxq6nV4p_Fren5

    Dr. Dilek Aslan, 8.6.2026.

    Risk İletişimi, Toplum Katılımı ve İnfodemi Yönetimi (RCCE-IM) İçin SEKİZİNCİ ADIM: İNFODEMİ YÖNETİMİ

    (İçerik Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölgesi tarafından “The Pocket RCCE-IM Plan Creator” adlı yönlendirme belgesinin sekizinci bölümünden yararlanılarak hazırlanmıştır. Belgenin orijinal formatına aşağıda gösterilen kaynaktan erişilebilir)

    İnfodemi yönetimi nedir?

    İnfodemi, acil durumlarda bazıları yanlış ya da yanıltıcı olan çok fazla bilgi ya da bilgi boşlukları olduğunda ortaya çıkar. İnfodemi güvenilir sağlık önerilerine erişimi zorlaştırır.

    Bazen bireyler doğru olduğuna inandıkları sağlık bilgilerini paylaşırlar, ancak bu bilgiler yanlış olabilir. Böylesi durumlara “mezenformasyon (misinformasyon) adı verilir. Bazı durumlarda ise yanlış bilgi kasıtlı olarak paylaşılabilir. Buna ise “kasıtlı yanlış bilgi” ya da “dezenformasyon” adı verilir. Her ikisinin de yayılımı hızlı olur. Bireylerin sağlıklarıyla ilgili alacakları kararları etkileyebilir.

    İnfodemi, sadece yanlış bilgilerle ilgili değildir; aynı zamanda bilgi boşluklarını (gaps), yanıt verilememiş soruları ve endişeleri de içerir.

    İnfodemi, insanların sağlığına zarar verebilir. İnsanların güvenli olmayan tedavileri denemesine, aşılardan kaçınmasına veya sağlık çalışanlarına güvenmemesine neden olabilir. Bu da acil durumların yönetimini daha da zorlaştırır.

    İnfodemi yönetimi, acil durum öncesinde ve sırasında alınan önlemlerle bahsi geçen riskleri azaltmaya yardımcı olur:

    Sağlıkla ilgili anlatılanları/öyküleri izlemek ve analiz etmek

    Bilgi boşluklarını ve yanlış bilgileri tespit etmek ve ele almak

    İnsanların yanlış bilgilere karşı direncini artırmak

    Acil durum öncesinde infodemi yönetimi

    1. İnfodemi yönetimi ile ilgili yapılanmayı tamamlamak
      • İnfodemi yönetimi çalışmalarına liderlik etmesi için RCCE-IM ekibi içinde özel irtibat noktaları belirlemek
      • Acil durumlarda yanlış bilgilere karşı direnç oluşturmak, şeffaflığı sağlamak ve güven inşa etmek için hükümet sektörlerini, telekomünikasyon şirketlerini, medyayı, doğruluk kontrol kuruluşlarını ve sivil toplumu bir araya getiren kurumlar arası ekipler kurmak.
    2. Bilgi ortamını anlamak
      • İnsanların sağlık bilgilerine nasıl eriştiğini ve bunları nasıl paylaştığını, kime güvendiklerini ve neye inandıklarını veya şüphe duyduklarını öğrenmek.
        • Bu, sosyal medya, masa başı araştırması ve anketler, röportajlar veya atölye çalışmaları yoluyla insanlarla konuşarak yapılabilir ve aşağıdaki sorular sorulabilir:
          • Güvenilir kaynaklar kimlerdir?
        • İnsanlar hangi platformları kullanıyor (sosyal medya, radyo, TV vb.)?
        • Sağlık bilgileri açık, güncel ve kolay erişilebilir mi?
        • İnsanlar ne arıyor veya ne hakkında soru soruyor?.
    3. Riskleri anlamak
      • Ülkenin ya da toplumun karşı karşıya olduğu temel acil sağlık risklerini belirlemek
      • Dolaşan yanlış bilgileri araştırmak ve kimlerin etkilendiğini tespit etmek. Bu amaçla aşağıdaki ayrıntıların göz önünde bulundurulması uygun olur:
        • Yaygın yanlış inanışlar var mı?
        • Yanlış bilgi nerede yayılıyor (sosyal medya, kulaktan kulağa yayılma vb.)?
        • Bazı gruplar (örneğin ebeveynler, sağlık çalışanları) daha mı hedef alınıyor?
        • Belirli kişiler yanlış bilgiyi yaymada özellikle aktif mi?
        • Yayılmayı ne körüklüyor—korku, bilgi eksikliği veya organize dezenformasyon?
    4. Yanıtları haritalandırmak
      • İnfodemi yönetimi ile ilgili çalışan ve bu konuda yardımcı olabilecek kişi ve kuruluşların belirlenmesi (bunlar arasında sağlık otoriteleri, topluluk grupları, medya gözlemcileri ve doğrulama yapanlar (fact-checkers) yer almaktadır.
    5. İnfodemi yönetimi planı yapmak
      • Öğrenilenleri kullanarak mevcut RCCE-IM stratejisine uygun bir plan oluşturmak
      • Plan hazır olduğunda, gerektiği şekilde infodemiye karşı yanıt oluşturmaya başlanabilir.

    Acil durum sırasında infodemi yönetimi

    1. Kaynakların değerlendirilmesi
      • İnsan kaynağı
      • Araçlar
      • Kurumlar
      • Bütçe
    2. Odak noktasının belirlenmesi
      • Hangi sağlık aciline odaklanılacak?
      • Hangi alanlar ya da topluluklar hedef grubu olarak belirlenecek?
    3. Kullanılacak araçların seçilmesi
      • İnfodemi ile ilgili işaretleri belirlemek için hangi araçlar kullanılacak?
      • Verileri analiz etmek için hangi yazılım kullanılacak?

    Yanlış bilgi yönetimi (managing false information)

    1. İşaretlerin tespiti (izleme): İlk aşama izleme ve işaretlerin tespitidir. Sosyal medya takibi, medya izleme ve toplum katılımı gibi araçları kullanarak yanlış bilgilere karşı aktif olarak gözlem yapılabilir. Sonraki aşamalarda doğrulanması gereken işaretlerin belirlenmesi amaçlanır.
      • İzlemek istenilen konunun tanımlanması
        • Hangi sağlık konusu, topluluk, dil veya bölge?
        • Hedef nedir?
        • Örnek: X ülkesinde mpox hakkında hangi yanlış anlatılar yayılıyor?
      • Verilerin toplanması
        • Kaynakların seçimi (örneğin, sosyal medya, topluluk raporları).
        • Veri toplama sıklığının belirlenmesi
        • İlgili içeriği izlemek için anahtar sözcüklerin seçimi
      • Verileri analizi
        • Metinlerin analizi: Dil kalıplarına bakın.
        • Eğilimlerin analizi: Sorunların ne sıklıkla dile getirildiğini takip edin.
        • Duyguların analizi: Duygusal tonu anlayın.
        • Ağların (network) analizi: Bilgilerin gruplar arasında nasıl yayıldığını görün.
        • Coğrafi analiz: İçeriğin nerede paylaşıldığını belirleyin.
    2. İşaretlerin doğrulanması (anlama):Sahip olunan bilginin ya da bir “işaretin” doğru, yanlış veya kısmen doğru olup olmadığını ve bu sonucun ne kadar güvenilir olduğunu kontrol etmek anlamına gelir. Bilgilerin nereden geldiğinin bulunması, doğruluğunun kontrol edilmesi, güvenilir kaynaklarla karşılaştırmalar yapılması gerekir. Bu aşamada, gerektiğinde uzmanlarla teyit etmek uygun olur.
      • Bilgi doğru mu, yanlış mı?
      • Bilgiyi kim paylaştı? Bilgi güvenilir mi? Bilginin etkilediği kişiler var mı?
      • Bilgiyi destekleyen ya da bilgi içeriği ile ilgili kanıt mevcut mu?
    3. Risk değerlendirmesi (anlama): Bu aşamada yanlış bilginin oluşturduğu risk düzeyi değerlendirilir. Yanlış bilgilerin tamamına yanıt vermek gerekmeyebilir, çünkü bunlara müdahale etmek gereksiz tartışmalara yol açabilir. Aşağıdaki sorular rehberliğinde üç duruma dayanarak harekete geçmeye karar verilebilir:
      • Yanlış bilgi ne kadar yaygın?
      • Kaynak ne kadar güvenilir ve etkili?
      • Hangi halk sağlığı riskini oluşturuyor?
      • Ek sorular
        • Yanlış bilgi ne kadar ikna edici veya inanılır?
        • Yanlış bilginin yayıldığı zemin/bağlam nedir?

    Risk değerlendirmesi ilgili ortaklarla paylaşılmalıdır.

    Risk puanlama ya da önceliklendirme örneği aşağıda sunulmuştur.

    Bu basit önceliklendirme sistemi, potansiyel etkilerine göre hangi yanlış bilgilerin ele alınacağına öncelik verilmesine yardımcı olabilir. Üç temel kriter üzerinden hızlı bir puanlama yöntemi kullanarak bileşik bir risk puanı oluşturur.

    KriterDüşük (1)Orta (2)Yüksek (3)
    Ulaştığı kitleSınırlı dolaşım (örneğin; küçük grupta konuşma)Orta düzey görünürlük (örneğin; özel sayfalar)Widespread reach (e.g. viral post, news)
    Kaynağın güvenilirliğiDüşük düzeyde güvenilirlik (örneğin; anonim ya da yeni hesaplar)Orta düzeyde güvenilirlik (örneğin; uzman olmayan bilinen gruplar)Yüksek düzeyde güvenilirlik (örneğin; medya kuruluşu)
    Zarar düzeyiDüşük düzeyde risk (örneğin; düşünsel düzeyde karışıklık yaratma, eylem yok)Orta düzeyde risk (örneğin; davranışın etkilenme olasılığı)Yüksek düzeyde risk (örneğin; tedaviyi almama ya da panik oluşturma)

    Her bir kutucuk her bir kriter için 1 ile 3 arasında puanlandırılabilir. Puanları toplayarak 9 üzerinden toplam bir puan elde edilir. Düşük puanlama herhangi bir müdahalenin gerekmediğini ya da basit bir izlemenin yeterli olabileceğini gösterirken, daha yüksek puanlar müdahale için daha yüksek bir önceliği gösterir.

    Not: Örnek olarak paylaşılan bu araç ekip çalışmalarını odaklamaya ve müdahale stratejisi konusunda uyum sağlamaya yardımcı olmak için hızlı bir genel bakış olarak en iyi şekilde çalışır. Mevcut izleme araçlarınız ve uzman görüşünüzle birlikte kullanın.

    4. Yanıtın tasarlanması (yanıt): Eğer bir yanıt gerekiyorsa, yanıt tasarım aşaması yanlış bilgilere karşı koyacak kaynaklar oluşturmaya odaklanır. Bu, “yanlış bilgileri çürütme (debunking)” ve “yanlış bilgileri önceden çürütme (prebunking)” çalışmalarını içerir.

    Etkili müdahaleler tasarlamak için aşağıdaki 10 adımın kullanılması önerilmektedir:

    -Hedef kitlenin belirlenmesi – Harekete geçecek olan kim?

    -Sonuçların belirlenmesi – Hedef kitlenin ne yapması isteniyor? (Net bir Eylem Çağrısı tanımlanması).

    -Ortakların/paydaşların dahil edilmesi – Yanıt aşamasını kim(ler) destekleyebilir?

    -Planların hızlıca yapılması – Eylemlerin çerçevesi, ana hatları nedir?

    -Anahtar mesajların oluşturulması – Net olarak belirlenen eylem çağrısını destekleyen mesajlar nelerdir?

    -İletişim kanallarının seçilmesi – Hedef kitle hangi ortamda? Nerede?

    -Materyallerin geliştirilmesi – Hedef kitlesini hangi formatlar etkileyebilir (örneğin videolar, gönderiler)?

    -Mesajların test edilmesi – küçük ölçekli denemeler yapılması, uyarlamalar yapılması.

    -Başarının takip edilmesi – İzleme için kriterler belirlenmesi ve etkinin değerlendirilmesi .

    -Öğrenme – Yaklaşımın iyileştirilmesi için deneyimlerden yararlanılması.

    5. Erişim (yanıt): Son aşamada, belirli hedef kitlelere yönelik temel mesajları hedefleyerek yanıt planı uygulanır. Yanlış bilgilere karşı konulması, doğru sağlık önerilerinin yayılması ve bireylerin bilinçli kararlar almasına yardımcı olunması amaçlanır.

    -Mesajların en etkili kanallar kullanarak paylaşılması (örneğin, sosyal medya, web siteleri, broşürler).

    -Toplum liderleri, ortaklar, vb. tanıtımlar aracılığıyla erişimin artırılması.

    -Geri bildirimlerin izlenmesi, gerektiğinde uyarlamalar yapılması.

    -Sonucun değerlendirilmesi (hedef kitle paylaşılanları anladı mı? harekete geçti mi?)

    -Etkileşimin sürdürülmesi (güven oluşturmak ve iletişime devam etmek)

    İpuçları

    Debunking: Yanlış bilgiyi yayıldıktan sonra düzeltmek, “yanlış bilgiyi ortaya çıkarmak” anlamına gelir. “Gerçek sandviç (truth sandwich)” yöntemi -gerçekle başlayıp, yanlışı kısaca belirtip, ardından gerçeği tekrarlamak- birçok durumda iyi sonuç vermiştir. Bununla birlikte, araştırmalar, yanlış bir iddiayı tekrarlamanın, hatta onu çürütmek için bile olsa, insanların hafızasında pekiştirebileceğini de göstermektedir. Bu nedenle, gerçeklere odaklanmak, mitleri kısa ve düşük profilli tutmak ve her zaman doğru bilgiyle başlamak ve ona geri dönmek çok önemlidir.

    Prebunking (or inoculation): Ön(leyici) çürütme ya da aşılama, manipülatif teknikleri proaktif olarak ortaya çıkarır ve yanlış bilgiyi yayılmadan önce çürütür, böylece yayılmasını ve etkisini önlemeye yardımcı olur. Yayınlanmadan önce risk iletişimcilerinin raporları incelemesi, yanlış yorumlanabilecek ve yanlış bilgi üretebilecek içerikleri tespit etmeye yardımcı olabilir; bu da bir tür ön(leyici) çürütme yöntemidir.

    İnfodemi yönetimi için kullanılabilecek çevrimiçi (online) araçlar

    1. İzleme araçları (google advance search, google alerts)
    2. Analiz ve doğrulama araçları (fact checking tools)
    3. Ön(leyici), çürütme araçları (youtube prebunking video, WHO myth buster, etc)

    Kaynak

    https://rise.articulate.com/share/9AmP9g5nHxNzBObewyBPztGXED42wk64#/lessons/O59Zk5eIWjQRyVwCkWI4z5fCuZzMtO-P

    Dr. Dilek Aslan, 8.6.2026.

    Risk İletişimi, Toplum Katılımı ve İnfodemi Yönetimi (RCCE-IM) İçin YEDİNCİ ADIM: TOPLUM KATILIMI

    (İçerik Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölgesi tarafından “The Pocket RCCE-IM Plan Creator” adlı yönlendirme belgesinin yedinci bölümünden yararlanılarak hazırlanmıştır. Belgenin orijinal formatına aşağıda gösterilen kaynaktan erişilebilir)

    Toplum katılımı

    Topluluklar (toplum), her türlü müdahalenin merkezinde yer alır. Müdahale ve iyileştirme çabalarına katkıda bulunabilecek değerli bilgi ve kaynaklara sahiptirler. Başarılı bir toplum katılımı, toplumları müdahalelerin birlikte tasarımına dahil etmeye, yerel olanaklardan yararlanmaya ve çözümlere sahip çıkabilmeleri için onları güçlendirmeye dayanır.

    Toplum katılımı düzeyleri

    1. Bilgilendirme (inform): Tek yönlü bir iletişimdir. Doğrulanmış bilgi ve öneri paylaşımı için kullanılır.
    2. Danışmanlık (consult): Toplumdan gelen geri bildirimlerin, alınacak önlemler ve müdahaleler doğrultusunda kullanılmasını sağlamak amacıyla geri bildirim mekanizmaları oluşturulmuştur.
    3. Dahil etme, katılım (involve): Topluluklar sürece dahil edilir ve onlara danışılır, katkıları yaklaşımın şekillenmesine yardımcı olur. Son karar kuruluşlara ya da liderlere aittir.
    4. İş birliği (collaboration): Topluluklar, müdahaleleri aktif olarak birlikte tasarlar ve uygular; kararlar, eylemler ve sonuçlar için sorumluluğu paylaşırlar.
    5. Güçlendirme (empower): Topluluklar, uzun vadeli sürdürülebilirliği destekleyen sistemlere, becerilere ve çözümlere sahip çıkarlar.

    Toplumsal katılım düzeyinin seçimi, durum, amaç, gereksinim, kaynaklar, durumun aciliyeti gibi konularla ilişkilidir.

    Örneğin:

    Acil durumlarda ve zaman darlığı olduğunda: Hızlı yanıtlar için bilgilendirme ya da danışmanlık mekanizmaları kullanılabilir. İş birlikleri ve güçlendirme uzun süreli planlar için tercih edilebilir.

    Toplumsal güven ve hazır olma durumu: Yeterli düzeyde güven yok ise ya da Güven düşükse ya da katılım yeni ise daha düşük düzeylerden başlamak ve zamanla düzeyi artırmak uygun olur.

    Kaynaklar ve kapasite: Güçlendirme gibi daha yüksek seviyeler daha fazla zaman, destek ve altyapı gerektirir.

    Konunun karmaşıklığı: Karmaşık sorunlar için iş birliği ya da güçlendirme yöntemlerinin kullanılması önerilmektedir. Bilgilendirme yöntemi ise daha basit, zaman kısıtlaması olan sorunlar için uygundur.

    Sağlıkla ilgili acil durumlarda toplum katılımının adımları

    Adım  Ne yapılacak?Nasıl yapılacak?
    1. Haritalandırma
    (community mapping)
    Toplum bireylerinin ve paydaşlarının, toplumsal yapıların (structures) ve varlıklarının (assets), güvenilir bilgi kaynaklarının belirlenmesi
    Yapılar toplum içindeki okul, sağlık merkezi gibi resmi ya da komşu, yerel düzeydeki toplum lideri gibi resmi olmayan organize sistemleri temsil eder. Varlıklar ise toplumda yaşam kalitesini artıran kaynaklardır (örneğin; sağlık çalışanları gibi yetkilendirilmiş bireyler, hastaneler gibi hizmet sağlayan kuruluşlar, eğitim kurumları gibi toplumsal düzeyde hizmet sunanlar).
    Demografik veriler Gözlemler Mülakatlar Odak gruplar Sosyal medya grupları Çalıştaylar Büyük ölçekli görüşmeler
    2. Dinleme
    (community listening)
    Toplumdan gelen geribildirimlerin, sezgilerin ve davranışların tespit edilmesi ve buna göre davranılması Bu süreçleri anlayan ve hizmet sunulan yerel kuruluşları temsil eden taraflarla iş birliği yapılmasıAnketler, odak grup çalışmaları, danışma/yardım hatları, sosyal medya ve toplum tabanlı toplantılar gibi geribildirim mekanizmaları
    3. Birlikte geliştirme
    (co-development)
    Acil durum yönetimine aktif olarak katkı sunacak sağlık önerileri, rehberler, dirençlilik planları gibi çözümlerin toplumla beraber tasarlanmasıÇalışma grupları, görev grupları, toplum danışma kurulları
    4. Birlikte sunum
    (co-delivery)
    Güvenilir kaynaklar aracılığı ile sağlık bilgisi sunabilmek için yerel kuruluş ve kişilerle birlikte çalışılmasıTemsil edilmeyen gruplar için bire bir kampanyalar, sağlıkla ilgili mesajların yaygınlaştırılması için radyo-sosyal medya mesajları, toplulukların bir arada olduğu etkinlikler
    5. Toplumla etkileşim/topluma erişim
    (community outreach)
    RCCE-IM uygulamalarının sürekliliğini sağlayabilmek için yerel aktörleri güçlendirmekToplum liderlerinin eğitimi

    Toplumu etkileyen, toplumda öne çıkan bireylerle çalışmak…

    İngilizce kullanımda (influencer)

    Bu kişiler sağlık koruma önlemlerinin toplum tarafından kabul edilmesine yardımcı olur. “Birincil” hedef kitlenin sağlıklarını korumaya motive etmede önemli bir rol oynayan “ikincil” bir hedef kitle görevini üstlenirler. Sağlık çalışanları, gençler, toplum liderleri, gazeteciler, sivil toplum kuruluşları, dini liderler çalışılabilecek gruplar arasındadır.

    Kaynak

    https://rise.articulate.com/share/9AmP9g5nHxNzBObewyBPztGXED42wk64#/lessons/gadxibx70qfYSiEkQi6QDdj2jIaw-JCW

    Dr. Dilek Aslan, 6.6.2026.

    Risk İletişimi, Toplum Katılımı ve İnfodemi Yönetimi (RCCE-IM) İçin ALTINCI ADIM: İLETİŞİM KANALLARINI SEÇMEK

    (İçerik Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölgesi tarafından “The Pocket RCCE-IM Plan Creator” adlı yönlendirme belgesinin altıncı bölümünden yararlanılarak hazırlanmıştır. Belgenin orijinal formatına aşağıda gösterilen kaynaktan erişilebilir)

    Doğru iletişim kanallarını seçmenin temel stratejisi, öncelikle hedef kitlenin belirlenmesidir. İkinci adım, hedef kitle tarafından kullanılan iletişim kanallarının haritalanmasıdır. İçeriği her bir iletişim kanalına özel olarak uyarlayarak hangi kanalın kullanılacağına karar vermek son adımdır. Hedef kitleye ulaşabilmek ve kitlenin etkileşimini canlı tutabilmek için farklı iletişim kanalların kullanılması iyi sonuç verir.

    Hedef kitleye nasıl ulaşılır?

    1. Hedef kitlenin belirlenmesi
    2. Kullanılan iletişim kanallarının haritalandırılması
    3. Hedef kitleye ulaşmak için en güvenilir iletişim kanallarının seçimi

    İletişim kanalları nasıl seçilir?

    1. İletişim kanalını kullanım konusunda alışkanlıklar (hedef kitle açısından)
    2. İletişim kanalına kolay erişim
    3. İletişim kanalından aldıkları bilgiye güven duyma durumu

    İletişim türü ve kapsam

    Önemli iletişim kanalları

    1. Medya (koordinasyon ve iş birliği, medya için mesaj üretimi, hızlı ve sık bir şekilde iletişim, medya kanallarına erişim, etkinin değerlendirilmesi)
    2. Sosyal medya (hangi sosyal medyanın kullanılacağı ile ilgili araştırma, amaçların ve stratejilerin belirlenmesi, kapasite geliştirme, iş birliği, izleme)
    3. Web siteleri (amacın belirlenmesi, hedef kitle için sitenin tasarımı, etkili bir ana sayfa tasarımı, basit ve ilgi çekici bir içeriğe öncelik verilmesi, etkileyici ve eyleme davet eden çağrıların kullanılması, aranabilir ve paylaşılabilir bir içerik tasarımı, izleme amacıyla “google analytic” gibi araçların kullanılması, sitenin kullanıcıların tamamı için kullanıldığından emin olunması)
    4. Bilgi, eğitim ve iletişim materyalleri (materyallerin hedef kitleye uygun olarak düzenlenmesi)
    5. Yardım/danışma hatları (hotlines) (Halk sağlığı acil durumlarında doğrudan toplum katılımı için hayati bir araçtır. Hızlı ve erişilebilir sağlık önerileri sunarken, müdahale ekiplerinin toplumun endişelerini, yanlış anlamalarını ve algılarını anlamalarına yardımcı olur. Bu iki yönlü iletişimde güvenin sağlanmasına katkı sunar. Etkili, hızlı müdahale olanaklı hale gelir.

    Kaynak

    https://rise.articulate.com/share/9AmP9g5nHxNzBObewyBPztGXED42wk64#/lessons/XcXe1o5zHPqHjF1fL1Teiq3nE2t5sd5u

    Dr. Dilek Aslan, 6.6.2026.

    Risk İletişimi, Toplum Katılımı ve İnfodemi Yönetimi (RCCE-IM) İçin BEŞİNCİ ADIM: MESAJLARIN OLUŞTURULMASI VE DENENMESİ (TEST EDİLMESİ)

    (İçerik Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölgesi tarafından “The Pocket RCCE-IM Plan Creator” adlı yönlendirme belgesinin beşinci bölümünden yararlanılarak hazırlanmıştır. Belgenin orijinal formatına aşağıda gösterilen kaynaktan erişilebilir)

    Temel mesajlar hedefleri, sonuçları ve amaçları destekler. Güçlü mesajlar erişilebilir, konuyla ilgili, anlaşılabilir özellikte olmalı ve zamanında verilmelidir. Mesajlar, toplumun sezgilerinin (insight) bütünlüğünü sağlar, sağlıkla ilgili doğru bilgi ve önerileri içerir, eylemlere davet eden özelliği vardır.

    Mesaj geliştirme

    Mesaj geliştirme risk iletişiminin ilk adımı değildir. Hedefler, sonuçlar, hedef kitle ve sezgiler net olmadan, sadece gerçekler üzerine kurulu mesajların etkili olmadığı bilinmektedir. Güçlü mesajların aşağıdaki özelliklere sahip olması gerekmektedir:

    1. Amaç ve hedefleri desteklemeli
    2. Doğru hedef kitleye odaklanmalı
    3. Hedef kitlenin sezgilerini içermeli
    4. İstenilen eylemlere odaklanmalı
    5. Kanıtlarla desteklenmeli
    6. Örnekler gerçek yaşamdan seçilmeli

    Mesajlarda hangi stratejiler kullanılmalıdır?

    1. Belirsizlikler dürüstçe dile getirilmelidir.
    2. Mesajın çerçevesinin belirlenmesi gerekir. Mesajın nasıl sunulacağı, olumlu ve olumsuzluklar (kazanç ve kayıplar) açısından nasıl ifade edileceği, mesajın çerçevesinin belirlenmesi gerekir. Bu sayede, bireylerin mesajı nasıl anlayacaklarını ve ona göre nasıl hareket edeceklerini şekillendirecektir.

    Kazançların dile getirilmesi umut, vb. olumlu duyguları destekler, motivasyonu artırır. Örneğin; “Korunmanız ailenizle daha fazla vakit geçirmenizi sağlar”.

    Kayıpların dile getirilmesi bireylerin kaybetmeye karşı geliştirdikleri isteksiz duyguları kullanır. Örneğin; “korunmadığınız takdirde yaşamınızdan yılları kaybedebilirsiniz.”

    Kayıp odaklı mesajlar inkar ya da kaçınmayı tetikleyebilir. Bu nedenle dikkatle kullanılmalıdır. Kayıp odaklı mesaj kullanıldığında ise; sorunun çözümsüz sunulmaması gerekir. Örneğin; “Ebola sizi öldürür” cümlesi yerine “Ebola sizi öldürür, ancak sağlık kurumuna erken başvurmak hayatınızı kurtarabilir” cümlesi daha doğru bir kullanımdır.

    3. Mesajın diline, stiline dikkat edilmesi gerekir. Bu amaçla aşağıdaki sorulara yanıt aranması gerekir:

    -Mesajınız hedef kitlesinin değerleri ve endişeleriyle uyumlu mu?

    -Hedef kitlesinin sağlık okuryazarlığı düzeyi nedir? Görseller anlamayı kolaylaştırır mı?

    -Belirli bir dil/stil kullanıyorlar mı ya da tercih ediyorlar mı?

    -Olumlu, otoriter ya da a mizah içerikli mesajlara daha mı duyarlılar?

    -Mesajda yanlış yorumlanabilecek ya da rahatsızlığa yol açabilecek herhangi bir içerik var mı?

    -Mesajı hedef kitlesi için ilgili tüm dillere çevrildi mi?

    4. Mesajın zamanında üretilmesi gerekir.

    5. Mesajların tutarlı olması gerekir.

    Risk iletişimcileri, tüm kanallar ve araçlarda tutarlı olacak şekilde temel mesajlar tasarlarlar. Üretilen mesajlar birbirini ne kadar çok güçlendirirse, strateji o kadar etkili olur ve tüm paydaşların (yetkililer, sağlık çalışanları, etkileyiciler ve diğerleri) aynı temel mesajı iletmesini sağlar.

    Mesaj tasarımı için bir model örneği vardır: S.U.C.C.E.S.(S)

    Basit (Simple): Tek ve net bir eylem içerir, jargon kullanmaktan kaçınır.

    Beklenmedik (Unexpected): Merakı, dikkati ve katılımı destekler.

    Somut (Concrete): Belirli örnekler veya benzetmeler kullanır.

    Güvenilir (Credible): Kanıtlara ve güvenilir kaynaklara dayanır.

    Duygusal (Emotional): Empatiye hitap eder ve eyleme geçmeyi motive etmek için mesaj çerçevesini kullanır.

    Hikaye Anlatımı (Storytelling): Bağlantı kurmak ve etkileşim sağlamak için ilişkilendirilebilir insan hikayeleri ve görseller paylaşır.

    Profesyoneller genellikle açıklamalar ve yöntemlerle başlasa da, insanlar genellikle önce sonuçları duymayı tercih eder. Mesajın etkili bir şekilde tasarlanması için, ana noktayla başlamak uygun olur: sonuç, en önemli bilgi ya da eyleme çağrı. Daha sonra söylenenlerin kanıtlarla desteklenmesi önem taşır. Bu çerçeve, mesajınızın net ve hedeflerinizle uyumlu olmasını sağlar. Mesaj olu

    Mesaj Yapısı ile İlgili Çerçeve (Message House Framework) yaklaşımının dört düzeyi vardır:

    1. Amaç (şemsiye/kapsayıcı önerme)
    2. Sonuç (hedef grubun yapması istenilen eylem)
    3. Temel mesajlar (hedef kitlenin harekete geçmesi için motive edici eylem çağrısı ve mesajlar)
    4. Kanıt (mesajları destekleyen gerçekler, istatistiki bilgiler ve verileri içeren bütün bilgiler)

    Mesajların denenmesi (test edilmesi)

    Mesajlar neden test edilmeli?

    Risk iletişiminde, mesajların harekete geçmesi istenen kişilerde etki yaptığından emin olmak için mesajların denenmesi (test edilmesi) çok önemli bir adımdır. Mesajları üreten açısından önemli olan konular hedef kitle açısından önemli olmayabilir. Bu nedenle mesajlarıntest edilmesi mesajlarınızın ve materyallerin uygunluğunu artırmaya yardımcı olur.

    Hızlı gelişen bir acil durumda bile, temel düzeyde yapılan denemeler, mesajların ne kadar iyi alındığı ve gerekirse nasıl bir düzenleme yapılacağı konularında kritik bilgiler sağlayabilir. Mesajların ve görsellerin birkaç farklı içeriğini test etmek ve hangisinin daha uygun olduğunu hedef kitleye sorarak belirlemek yaygın kullanılan bir uygulamadır.

    Unutmayalım: zaman ve maliyet açısından bir mesajı yayınlamadan önce test etmek, sonradan revize etmekten daha verimlidir.

    Mesajlarla ilgili meler test edilmeli?

    Mesajlar netlik, konuyla ilgi, yaşam deneyimleri ile uyum, motivasyon, duygusal tepkiler açısından denenmelidir.

    Netlik: Mesajlar açık ve anlaşılır mı? Ana noktayı ya da öneriyi kolayca kavratabiliyor mu?

    Konuyla ilgi: Mesajlar mevcut durumla ilgili mi? Şu anki gereksinimlere ya da endişelere yönelik olarak uygun mu?

    Uyum: Mesajlar hedef grubun yaşam deneyimleri ve inançlarıyla örtüşüyor mu? Kültürel olarak uygun mu?

    Motivasyon: Mesajlar hedef grubu harekete geçmeye ya da önerilen adımları izlemeye yönelik motive edici mi? Mesajın hangi bölümü/bölümleri harekete geçmeyi teşvik etmiyor gibi görünüyor?

    Duygusal tepki: İçerikteki bazı mesajlar ya da konular hedef grubu rahatsız ediyor mu? Korku, endişe gibi herhangi bir duyguyu tetikliyor mu?

    Mesajlar nasıl test edilmeli?

    Nitel ve nicel yöntemler, mesajların test edilmesi aşmasında kullanılır. Her iki yöntemin sonuçlarını bir arada değerlendirmek mesajların nasıl algılandığına dair anlamayı güçlendirir ve veriye dayalı sezgileri de kullanarak mesajların iyileşmesi sağlanabilir.

    Nitel Yöntemler (Odak Grupları ve Derinlemesine Görüşmeler): Bu yöntemler, mesajlara verilen tepkilerin ardındaki duyguları, algıları ve motivasyonları anlamak gerektiğinde idealdir. Odak grupları, grup dinamikleri ve bireylerin mesajları nasıl tartıştığı ve bunlara nasıl tepki verdiği konusunda fikir verirken, derinlemesine görüşmeler daha ayrıntılı, kişisel yanıtlar alınmasına olanak tanır.

    Nicel Yöntemler (Anketler): Bu yöntem, hedef kitlenin nasıl tepki verdiğine dair kalıpları belirlemek için geniş, genelleştirilebilir veriler toplamak için uygundur. Çevrimiçi anketler, özellikle hedef kitlenin internet erişimi varsa, daha geniş bir kitleyle mesajları test etmenin etkili bir yolu olabilir. Anket sonuçları mesaja olumlu tepki veren kişilerin yüzdesi, en çok tercih edilen mesaj vb. gibi istatistiksel veriler sağlar.

    Mesajları test ederken; maliyeti ve kaynaklarını kontrol edebilmek amacıyla ipuçları:

    -Kuruluşlarla ortaklık kurun: Katılımcı bulmak ve test süreci için ilgili gruplarla iş birliği yapmak önemlidir.

    -Soruları basit hale getirmek yararlı olur. Soruların kısa, net olarak hazırlanması, daha kolay analiz için de kapalı uçlu ya da çoktan seçmeli sorular kullanmak uygun olur.

    -5-5-5 rehberini kullanmak yararlıdır. Hedef kitlesinden beş kişiyle görüşmek, beş soru sormak ve anketi beş dakikadan daha kısa sürede uygulamak pratik bir yaklaşımdır. Bu adımlar; yüz yüze, telefonla, e-postayla ya da mesajlaşma yoluyla yapılabilir.

    Kaynak

    https://rise.articulate.com/share/9AmP9g5nHxNzBObewyBPztGXED42wk64#/lessons/8pE5x4iggcVb97L-aly_b2odrRguaQpD

    Dr. Dilek Aslan, 6.6.2026.

    Risk İletişimi, Toplum Katılımı ve İnfodemi Yönetimi (RCCE-IM) İçin DÖRDÜNCÜ ADIM: HEDEF KİTLENİN DİNLENMESİ VE GRUPLANDIRILMASI

    (İçerik Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölgesi tarafından “The Pocket RCCE-IM Plan Creator” adlı yönlendirme belgesinin dördüncü bölümünden yararlanılarak hazırlanmıştır. Belgenin orijinal formatına aşağıda gösterilen kaynaktan erişilebilir)

    Hedef kitle kim?

    Hedef kitle, harekete geçmeleri istenen topluluklardır. Alışkanlıkları, ihtiyaçları, değerleri ve risk algıları iyi anlaşılarak içerik uyarlanabilir. Bu sayede RCCE-IM yaklaşımı daha etkili olabilir.

    Temel hedef kitlenin belirlenebilmesi için durumdan etkilenen ya da risk altındaki grupların listelenmesi yararlıdır. Amaçlarınıza ulaşmak ve acil durumun etkilerinin azaltılması ya da kontrol altına alınmasına katkı sunmak için önceliklendirmek uygun olur.

    Sağlıkla ilgili önerilere uyumu desteklemek amacıyla hedef grubun güvenini kazanmak önemlidir. Hedef grubun gereksinimlerini, değerlerini ve risk algılarını anlamak gerekir.

    Hedef kitlenin dinlenmesi için çevrimiçi ve/veya çevrimdışı (fiziksel ortamlar) olanaklar kullanılır.

    Çevrimiçi dinlenme

    Bu adımda kullanılabilecek ÜCRETSİZ bazı araçlar ve ayrıntıları aşağıda sunulmuştur.

    -Google uyarıları (google aletrs): Anahtar sözcükler kullanılarak arama yapmak için uygundur. Hızlı uyarılar ve düşük bütçeli gereksinimler için en iyi seçenektir. Ücretsizdir.

    -Google eğilimleri (google trends): Küresel düzeyde arama davranışlarının izlenmesini sağlar, zamansal ve coğrafi ölçekte aranan konuların karşılaştırmalarını yapmaya olanak sağlar. Toplumun ilgisi ve soruları ile ilgili eğilimi saptamak için en iyi seçenektir. Ücretsizdir.

    -X/Twitter ileri analizleri (X/Twitter advanced search): Anahtar sözcükler, tarihler, dil ve hesaplar düzeyinde aramaya olanak sunar. Doğrudan kaynakların izlenmesi ve anlatıların takibi için en iyi seçenektir. Ücretsizdir.

    Çevrimiçi olarak ÜCRETLİ araçlar da mevcuttur. Bu seçenekler sosyal dinlemeye ek olarak bazı analitik değerlendirmelere de olanak sunabilmektedir.

    Acil bir durumun başlangıç aşamasında, çevrimiçi sosyal dinleme, acil eylemde bulunmak ve ilk mesajları şekillendirmek için hızla veri toplamaya yardımcı olur. Bu, daha derin ve niteliksel bilgiler edinmek için mümkün olan en kısa sürede çevrimdışı (offline) dinleme ile desteklenmelidir. Çevrimdışı dinleme; kısa ve orta vadeli RCCE-IM müdahalelerine bilgi sağlamak amacıyla odak grup görüşmeleri, kilit düzeydeki bilgi kaynaklarıyla yapılan görüşmeler gibi çevrimdışı yöntemler aracılığıyla toplulukların geri bildirimleri toplanır ve analiz edilir.

    Başarılı bir dinleme için yapılabilecekler aşağıda sunulmuştur:

    1. Doğru sorunun sorulması. Bu konuda SMART algoritması kullanılabilir. Hatırlanacağı üzere SMART; spesifik, ölçülebilir, ulaşılabilir, konuyla ilgili ve zamana uyumlu anlamı taşıyan bir yaklaşımı benimsemektedir. Dolayısıyla sorulacak sorunun bu çerçeveyi taşıması gerekir. Örneğin; sorun akciğer enfeksiyonlarının artması ise doğru soru; “X bölgesinde son 6 ay içinde erişkinler arasında görülen akciğer enfeksiyonları ile ilgili anlatılar/öyküler (narratives) nelerdir?” olabilir.
    2. Veri kaynaklarının belirlenmesi. Bu amaçla iletişim kanalları, çevrimiçi ve fiziksel ortamlarda yapılacak araştırmalar, sağlık sisteminde var olan kayıtlar bu amaçla kullanılabilir.
    3. Kaynaklarda yer alan verilerin analiz edilmesi. Analiz edilecek verilerin ne olduğu, nasıl analiz edileceği ve neden analiz edileceği netleştirilmelidir.
    4. Rapor hazırlanması.
    5. Uygulanabilir önerilerin sunulması.
    6. Eylemlerin yaygınlaştırılması ve izlenmesi.

    Toplulukların farklı özellikleri olabilir. Bu nedenle genele yönelik tek bir temel mesaj veya müdahale oluşturmak etkili olmayabilir. Bunun yerine eylemleri amaca ve hedeflere ulaşmayı kolaylaştıracak şekilde belirli grupları belirleyerek gerçekleştirmek daha pratik olabilir. Dolayısıyla, hedef grup alt segmentlere ayrılabilir. Bu kategorizasyon; birincil, ikinci ve üçüncül olarak üç düzeyde yapılabilir.

    -Birincil hedef kitle: Risklerden en fazla etkilenen ve risklere karşı en savunmasız olan gruptur. Örneğin; Örneğin, COVID-19 sırasında yaşlı erişkinler, koruyucu önlemleriyle virüsün yayılmasını yavaşlatmaya doğrudan katkıda bulunan başlıca hedef kitle olarak kabul edilmiştir.

    -İkincil hedef kitle: Hedef kitleyi harekete geçirebilecek kitledir. Toplum liderleri, hekimler bu grupta yer alır.

    Üçüncül hedef kitle: Bu gruplar olaylardan doğrudan etkilenmeseler de gelişmelerle ilgilenmeyi sürdürmektedirler ve müdahale süreçlerini desteklemektedirler. Uluslararası düzeyde görev yapan medya çalışanları bu konuda örnek olarak düşünülebilir.

    Aynı grup, rolleri nedeniyle; birincil, ikincil veya üçüncül hedef kitle olabilir. Örneğin, acil durumun meydana geldiği bölgedeki sağlık çalışanları, onları korumayı amaçlayan mesajlar için birincil hedef kitledir. Başkalarını koruyucu önlemler almaya yönlendirebilecekleri için ikincil hedef kitleyi de oluştururlar. Acil durumun meydana geldiği bölgenin yakınındaki bölgelerdeki sağlık çalışanları ise sürece dolaylı olarak dahil olmalarına rağmen müdahaleye destek verebilecekleri için üçüncül hedef kitleyi oluştururlar.

    Hedef kitleler nasıl gruplandırılır?

    Bu amaçla aşağıda yazılı olan kriterler kullanılabilir.

    -Demografik özellikler: Hedef kitlenin yaş, cinsiyet, öğrenim durumu, gelir düzeyi gibi sosyoekonomik veriler de dahil olmak üzere belirli özelliklere göre ayırır. Benzer özelliklere sahip alt gruplar belirlenip gruplandırılır.

    -Psikografik incelemeler: Demografik verilerin ötesine geçerek, kitleleri faaliyetleri, ilgi alanları ve görüşleri temelinde inceler. Duygusal tepkiler, motivasyonlar, değerler ve doğuştan gelen tutumlar da dahil olmak üzere, davranışı yönlendiren bilişsel faktörleri anlamaya odaklanır.

    -Kurgusal karakterler oluşturulması (creating personas): Persona; hedef kitlenin farklı gruplarını temsil eden kurgusal karakterlerdir. Her grubun ihtiyaçlarını, tercihlerini ve davranışlarını anlamak için veri ve araştırmalar kullanılarak oluşturulurlar. Örneğin; “Bayan ….” veya “Bay …” gibi isimler ve görseller verilerek temsili karakterlere insani özellikler kazandırılır ve hedef gruplar ile ilişkilendirilir.

    Kurgusal karakterler RCCE-IM planında hedef kitlenin gereksinimlerinin karşılanmasına da olanak sağlar. Hedef kitlenin benzersiz özelliklerini ve sezgilerini (insight) vurgulayarak, odak noktasını onlara yönlendirirler. Onlara isim vererek ve onlarla ilgili görseller oluşturarak gerçekçi bir durum yaratılır. Bu da her grubun özel algı ve gereksinimleriyle daha derinden bir bağ kuran mesajlar oluşturmaya yardımcı olabilir.

    Kaynak

    https://rise.articulate.com/share/9AmP9g5nHxNzBObewyBPztGXED42wk64#/lessons/3x0PsQkDfHkNN2-AGNOLp23DBXiyafnO

    Dr. Dilek Aslan, 6.6.2026.

    Risk İletişimi, Toplum Katılımı ve İnfodemi Yönetimi (RCCE-IM) İçin ÜÇÜNCÜ ADIM: ORTAKLAR VE PAYDAŞLARLA KOORDİNASYON

    (İçerik Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölgesi tarafından “The Pocket RCCE-IM Plan Creator” adlı yönlendirme belgesinin üçüncü bölümünden yararlanılarak hazırlanmıştır. Belgenin orijinal formatına aşağıda gösterilen kaynaktan erişilebilir)

    İş birliği içinde olunan ortaklar (partners); aktif olarak iş birliği yapan, sorumluluk ve hesap verebilirliği paylaşan birey ya da kuruluşlardır.

    Acil durumlarda ortaklık (partnership) erişim, kaynakların paylaşımı ve müdahaleler açısından güçlü bir katkı sağlar. Özellikle kaynakların kısıtlı olduğu durumlarda ortaklık hayat kurtarıcı olabilir. Ortaklar; hükümet kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, bilimsel kurumlar, uluslararası kuruluşlar olabilir. Ortaklıklar için hedeflerde ortaklaşma, güven, rollerin net olması, iletişimin iki yönlü olması, iş birliğinin sürdürülebilir bir şekilde kurgulanması temel ögeler arasındadır. Ortaklıkların oluşması için başlıca yollar arasında komiteler oluşturmak, ortak stratejiler geliştirmek, rolleri ve sorumlulukları net bir şekilde tanımlamak, karar alma süreçlerini kolaylaştırmak, iletişim kanallarını kullanmak, kaynakları harekete geçirmek, vb. yer alır.


    Paydaşlar (stakeholders), faaliyetlerden ve sonuçlardan etkilenen, bunlarla ilgilenen ya da bunları etkileyebilecek bireyler, gruplar veya kuruluşlardır.

    Acil durumlarda olumlu davranışlar için paydaşların katılımı son derece önemlidir. Paydaşlar için örnekler aşağıda sıralanmıştır:

    -Kamu sektörü (örneğin, farklı düzeylerde hükümet sektörü)

    -Organizasyonel departmanlar (örneğin, kurum içinde diğer departmanlar)

    -Önemli kişiler ya da gruplar (örneğin, sağlık çalışanları, toplum liderleri, öne çıkan kişiler)

    Hizmet sunanlar (örneğin, sivil toplum kuruluşları, hastaneler)

    Konu ile ilgili/ilgilenen taraflar (örneğin, bağış yapanlar, medya, akademi)

    -Faaliyetlerden etkilenenler ya da faaliyetlere karşı çıkanlar (örneğin, özel sektör, aşı karşıtı gruplar)

    Ortaklar, paydaşların bir alt grubu olabilir. Ancak bütün paydaşlar ortak değildir. Acil durumlarda doğru davranışların oluşabilmesi için paydaşların sürece katılımı son derece önemlidir. Bu eylem paydaşların ilgi alanları, etkileri, önemleri, konumları ve çabaları temelinde etkileşim kurulacak en uygun grupları veya bireyleri belirlemeye yardımcı olur. Haritalandırmanın “normal” koşullarda yapılabilmesi uygun olur. Bu amaçla aşağıda yazılı olan üç temel kategori oluşturulabilir:

    -Potansiyel ortaklar: Aktif olarak iş birliği yapabilen ve kaynak ve uzman katkısında bulunabilenler

    -Destekleyici paydaşlar: Doğrudan bir ortaklık içinde olunmayan, ancak önemli destek sunan gruplar.

    -Karşıt paydaşlar: İlgi alanları ve hedeflerle çatışabilecek ve ilerlemeyi engelleyebilecek gruplar.

    Bir acil durum ortaya çıktığında, müdahaleler açısından en uygun ortaklar ve paydaşlarla etkileşim içinde olunması gerekir. Dolayısıyla, karşıt paydaşları erkence belirlemek, olumsuz etkileri azaltmaya yardımcı olur.

    Paydaşların “haritalandırılması” son derece önemli bir eylemdir. Haritalandırma için temel altı soruya yanıt bulmak gerekir:

    -İlgi (interest): İlgilenilen sağlık krizi ve mevcut RCCE-IM aktiviteleri ile kimler ilgilenmektedir?

    -Etkileme gücü (influence): Gruplar ya da kuruluşlar sonuç (impact) için sizin kapasitenizi nasıl etkilemektedir? Etkileme gücü; “kolaylaştırıcı” ya da “engelleyici” şeklinde olabilir. Örneğin; hedeflerle uyumlu bir sivil toplum örgütünün etkileme gücü “kolaylaştırıcı” yönde olabilirken “aşı karşıtı gruplar” engelleyici olabilir. Aynı paydaş hem kolaylaştırıcı, hem de engelleyici olabilir.

    -Sonuç/etki (impact): Sizin aktivitelerinizden kimler etkilenmektedir? Bu soruya doğru yanıt verilebilmesi için çalışmalardan en fazla yarar sağlayacak ya da zarar görecek gruplar belirlenmelidir.

    -Kritiklik (critically): Paydaşlarla iş birliği sizin açınızdan ne kadar önemlidir? İş birliği yaptığınızda ya da yapmadığınızda atfedeceğiniz önem nedir?

    -Konum/durum (position): Paydaşların çalışmalara yönelik mevcut tutumu nedir? Paydaşların tepkileri “olumlu”, “tarafsız” ya da “olumsuz” olabilir. Bunların belirlenmesi önemlidir.

    -Çaba (effort): Her bir paydaş ile etkileşim içinde olmak ne kadar zaman ve çaba gerektirecektir? Bu konuda derecelendirme yapılabilir (örneğin; 0 ile 100 arasında puanlama).

    Haritalandırma yapabilmek için bazı adımların izlenmesi gerekir. Bu adımlar aşağıda listelenmiştir:

    -Paydaşların saptanması

    -Her bir paydaşın ilgi (interest), sonuç açısından etki (impact) ve etkileme gücü (influence) açısından derecelendirilmesi (örneğin; 1 ve 100 arasında bir puanlama kullanılarak)

    -Aynı puanlama kullanılarak paydaşların çaba, pozisyon, kritik konum, vb. açısından değerlendirilmesi

    -Haritalandırma sonrası analiz süreçleri

    Haritalandırma ile ilgili bir örnek aşağıda sunulmuştur. Haritada, balonların renk ve büyüklüleri düzey farklılıklarını işaret etmektedir.


    Hedef kitleler (audience), harekete geçmeleri ve sağlıklarını korumaları için etkileşim kurmayı amaçladığınız bireyler ve topluluklardır.

    Kaynak:

    https://rise.articulate.com/share/9AmP9g5nHxNzBObewyBPztGXED42wk64#/lessons/kmfgKbvygNqaWBrHj03y1ijnpgTA4IiZ

    Dr. Dilek Aslan, 6.6.2026.

    Risk İletişimi, Toplum Katılımı ve İnfodemi Yönetimi (RCCE-IM) İçin İKİNCİ ADIM: AMAÇLARI, SONUÇLARI, HEDEFLERİ, TEMEL BAŞARI (PERFORMANS) İNDİKATÖRLERİNİ BELİRLEMEK

    (İçerik Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölgesi tarafından “The Pocket RCCE-IM Plan Creator” adlı yönlendirme belgesinin ikinci bölümünden yararlanılarak hazırlanmıştır. Belgenin orijinal formatına aşağıda gösterilen kaynaktan erişilebilir)

    Risk İletişimi, Toplum Katılımı ve İnfodemi Yönetimi (RCCE-IM) çalışmalarına rehberlik edecek kapsayıcı ve uzun vadeli amaçları (goals) belirlemek gerekir. Bu adım çalışılan konu hakkında neden eylem içinde olunması gerektiğin anlaşılmasına yardımcı olur.

    RCCE-IM planlamasında; sonuçları (outcomes) tanımlamak, amaçların gerçekleşmesine katkı sunmak için hangi eylemlerde bulunulacağına işaret eder. Sonuçların tanımlanması amaçların tanımlanmasından sonra ve hedeflerin belirlenmesinden önce yapılmalıdır. Sonuçlar, hedef grup odaklıdır ve hedef grup için istenilen değişimi ve eylemleri tanımlar.

    Sonuçları belirlemek için aşağıdaki sorulara yanıt aranması uygun olur:

    1. Ulaşılmak istenilen amaç nedir? (Geniş bir amaç tanımlanır. Örneğin; COVID-19 nedenli ölümlerin azalması gibi)
    2. Hedef grubunuz kimdir? (Amacınıza uygun hedef grup belirlenebilir; örneğin yaşlı erişkinler gibi)
    3. Hedef grubun hangi eylemleri yapması istenmektedir? (Spesifik bir eylem belirlenmelidir. Örneğin; yaşlı erişkinlerin aşılanması gibi)

    Hedeflerin (objectives) belirlenmesi de son derece önemlidir. Hdefler, sonuca ulaşmak ve amaca katkı sunmak için atılması gereken adımları/eylemleri tanımlar. Konu RCCE-IM açısından incelendiğinde aşağıdaki hedefler uygun olur:

    1. Farkındalık kazanımı ile ilgili hedefler
    2. Tutum geliştirici hedefler
    3. Davranışa ilişkin hedefler

    Hedeflerin spesifik, ölçülebilir, ulaşılabilir, uyumlu/ilgili ve zamana uygun şekilde planlanması gerekir. Bu konuda pratik bir yaklaşım SMART algoritmasıdır. Örnekler aşağıda yer almaktadır:

    Spesifik (Spesific): Hedefin neye ulaşmak istediği net bir şekilde belirlenmelidir (örneğin; yaşlı erişkinler arasında COVID-19 aşılama yüzdesinin artırılması).

    Ölçülebilir (Measurable): Hedefin sonut olarak ne kadar değişeceğine ilişkin bir belirleme yapılabilir (örneğin; COVID-19 aşılama yüzdesinin %15 artırılması).

    Ulaşılabilir (Achievable): Hedefin mevcut kaynaklar dikkate alındığında gerçekçi olması gerekir (örneğin; yaşlı erişkinler arasında COVID-19 aşılama yüzdesinin toplum katılımı sağlanarak %20 artırılması).

    Uyumlu/ilgili (Relevant): Hedefin amaç ve önceliklerle uyumlu olması gerekmektedir (örneğin; yaşlı erişkinler arasında COVID-19 aşılaması hastalık nedeniyle meydana gelen ciddi komplikasyonları azaltmak için önemlidir).

    Zamana uygunluk (Timebound): Hedefin zamanlamasının da rasyonel bir şekilde yapılması gerekmektedir (örneğin; yaşlı erişkinler arasında COVID-19 aşılama yüzdesinin altı ay içinde %20 artmasını sağlamak).

    RCCE-IM çalışmalarını kolaylaştırmak için temel başarı (performans) indikatörlerinin belirlenmesi gerekir (key performance indicators). Temel performans indikaörleri hedeflere yönelik ölçülebilir değerledir ve farkındalık, tutum ve davranışlardaki değişimi değerlendirmeye yardımcı olur. Niceliksel ve/veya niteliksel olabilir. Örnekler aşağıdadır:

    Niceliksel (sayısal) indikatörler: Örneğin; erişim, etkileşim, farkındalık değişimi, eylemlerdeki değişim yüzdeleri, vb.

    Niteliksel (kalitatif) indikatörler: Örneğin; tutum, toplumda duyulan güven, toplumun onayı, memnuniyeti

    Dr. Dilek Aslan, 4.6.2026

    Kaynak

    https://rise.articulate.com/share/9AmP9g5nHxNzBObewyBPztGXED42wk64#/lessons/PDUw-kVr8u6pUMpELKmQIgrINy9ZCb8_

    Risk İletişimi, Toplum Katılımı ve İnfodemi Yönetimi (RCCE-IM) İçin BİRİNCİ ADIM: DURUM ANALİZİ YAPMAK

    (İçerik Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölgesi tarafından “The Pocket RCCE-IM Plan Creator” adlı yönlendirme belgesinin birinci bölümünden yararlanılarak hazırlanmıştır. Belgenin orijinal formatına aşağıda gösterilen kaynaktan erişilebilir)

    Durum analizi yapabilmek, dışsal/çevresel koşulları değerlendirerek sağlık riskleri ile ilgili iletişim kurma, toplum etkileşimi sağlama ve infodemi yönetimi ile ilgili olanakları ve zorlukları anlamaya yardımcı bir adımdır. Bu adım, kurumların, daha geniş ölçekte ülkelerin zorluklarla baş etme kapasitesine ilişkin ipuçları verir.

    Durum analizini yapabilmek için sık kullanılan bir yaklaşım PESTEL ANALİZİdir. Çerçeve bir yaklaşım sunan PESTEL analizi RCCE-IM planını etkileyebilecek çevresel faktörleri değerlendirir. PESTEL analizinin; tehditler ve olanaklar konusunda erken uyarılar, dışsal faktörlere daha geniş bir bakış açısı sağlaması, davranışlara ilişkin daha derin anlama ve sezgiler gibi avantajları bulunmaktadır. PESTEL, ingilizce sözcüklerin baş harflerinden oluşan bir algoritmadır. Bu algoritma aşağıda açıklanmıştır:

    Political-Politik faktörler (hükümet politikaları, acil durum planlamaları, güven ve iletişim stratejileri, sağlığı etkileyen majör olaylar)

    Economic-Ekonomik faktörler (ekonomik büyüme, istihdam, sağlığı ve RCCE-IM için etkili olan sağlık hizmetlerine erişim

    Social-Sosyal faktörler (kültür, demografik yapı, toplumun sağlık müdahalelerine yönelik tutumları)

    Technological-Teknolojik faktörler (medya olanaklarına erişim, internet kullanım düzeyi, sağlık okuryazarlığı, risk iletişimini ve sağlık bilgisine erişimi etkileyen dijital okuryazarlık)

    Environmental-Çevresel faktörler (iklim ile ilişkili riskler, doğa kaynaklı afetler, acil durumlar ve bu durumların RCCE-IM üzerindeki etkileri)

    Legal-Yasal faktörler (acil durumlarda verilen yanıtları etkileyen yasal düzenlemeler)

    Dr. Dilek Aslan, 3.6.2026.

    Kaynak

    https://rise.articulate.com/share/9AmP9g5nHxNzBObewyBPztGXED42wk64#/lessons/lGQKpst1SrX5zK6MvQDJiI___xmwq1nB