Tütün kullanımı ve astım

Astım, her yaş grubunu etkileyebilen kronik seyirli bir akciğer hastalığıdır.

Astım hastalarının hava yollarında meydana gelen daralma nedeniyle nefes almaları zorlaşır. Sigaranın da içinde olduğu tütün ürünlerinin kullanımı ile astım konusunda bazı bilgiler aşağıda sunulmuştur:

  1. Astım hastalığı erken ölümlere neden olur, yaşam kalitesini geriletir.
  2. Sigara içimi havayollarındaki inflamasyonu artırır. Bu nedenle sigara içenlerde astım gelişme vardır.
  3. Sigara içen annelerin bebeklerinin akciğerleri daha küçük olma eğilimindedir ve bebeklerin çocukluk döneminde astım gelişme riski vardır.
  4. Tütün dumanına maruz kalan çocuklarda astım gelişme riski daha yüksektir.
  5. Adolesan dönemde sigara içmek astım gelişme riskini artırır, mevcut durumu kötüleştirir.
  6. Erişkin dönemde sigara içmek astım gelişme riskini artırır, mevcut durumu kötüleştirir.
  7. Astım hastalarının sigara içmesi semptomları kötüleştirir, ilaçların etkisini azaltabilir. Astım atağı geçirme riskini artırır, astım hastalığının yönetimi zorlaşır.
  8. Elektronik sigaralar ve diğer nikotin salıveren sistemler astım semptomlarının kötüleşmesi ve solunum yolu sorunlarının gelişme riski konvansiyonel tütün ürünleri (sigara) ile benzerdir.

Tütün dumanından korunmak başta astım olmak üzere solunum yolu hastalıklarının önlenmesi ve yönetimi için esastır. Tütünün bırakılması astım semptomlarının gerilemesini, yaşam kalitesinin artmasını, havayolunun aşırı duyarlılığını azalmasını sağlar. Sigarayı bırakmış astım hastaları halen sigara içenlerle karşılaştırıldığında semptom kontrollerinin daha iyi olduğu görülmektedir.

Astımı olan çocukların pasif etkilenim ve üçüncü el duman etkilenimine karşı savunmasızdırlar. Bu nedenle, bırakma hizmetleri sigara içen ebeveynlere ve aile bireylerine sunulmalıdır. Bırakma danışmanlığı ve farmakolojik tedaviyi içeren kapsamlı bırakma desteğinin sağlanması gerekir.

Astım hastalığının doğru yönetimi için sadece bırakmaya odaklanmak yeterli olmaz. Tüm kapalı kamusal alanların, işyerlerinin ve toplu taşıma araçlarının tamamen tütün dumansız olmasını sağlayan politikaların uygulanması da tütün kontrolü adımlarının bütünlüğü açısından gereklidir.

Dilek Aslan, 25.8.2024

Kaynak

  1. WHO, tobacco and asthma. https://www.who.int/publications/i/item/9789240097537 Erişim: 25.8.2024.

Mpox hastalığı ile ilgili sorular ve yanıtları…

Mpox nasıl bir hastalıktır?

Mpox, orthopoxvirus cinsinin bir türü olan “monkeypox” virüsünün neden olduğu bir hastalıktır. Virüs bir DNA virüsüdür. Hastalığın “maymun çiçeği (monkeypox)” olarak bilinen adı Dünya Sağlık Örgütü’nün önerisi ile mpox hastalığı olarak değiştirilmiştir. Bu değişikliğin en önemli gerekçesi önceki isme yönelik olarak gelişen damgalayıcı ve ayrımcı yaklaşımlar olmuştur. Hastalığın güncel ve kullanılması önerilen ismi mpox hastalığıdır.

Mpox hastalığı, Türkçe dilinde “M çiçeği hastalığı” olarak da kullanılmaktadır.

Mpox hastalığına virüsün iki farklı tipi neden olmaktadır (Orta Afrika alt tipi Clade I ve Batı Afrika alt tipi Clade II). Orta Afrika’da endemik olarak görülen “Clade I” daha ciddi hastalıklara ve ölümlere neden olur. Bazı salgınlarda hastalananların %10’u hayatını kaybetmiştir, ancak son salgınlarda ölüm hızları aha düşüktür. Batı Afrika’da endemik olan “Clade II”, 2022 yılında başlayan küresel salgına neden olan türdür. “Clade II” nedeniyle oluşan mpox enfeksiyonları daha az şiddetlidir.

Mpox yeni bir hastalık mıdır?

Hayır, hastalık yeni değildir. Hastalığa neden olan virüs, 1958 yılında Danimarka’da araştırma için tutulan maymunlarda keşfedilmiştir. İnsanda görülen ilk vaka 1970 yılında Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nden bildirilmiştir.

Mpox hastalığı salgınlar yapar mı?

Evet, mpox hastalığı ilk kez Temmuz 2022’de Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından birden fazla ülkede görülen salgın olarak ilan edilmiştir. Mpox hastalığı salgını nedeniyle rapor edilen on binlerce hasta ve 200’e yakın ölüm olmuştur. Mayıs 2024 döneminde DSÖ tarafından yayınlanan bir raporda hastalığın DSÖ’nün bütün bölgelerinde görülmeye devam ettiği belirtilmektedir. Hastalık Orta, Doğu ve Batı Afrika’da endemik olarak görülmektedir. Hastalık, DSÖ tarafından 14 Ağustos 2024 tarihinde uluslararası öneme sahip bir halk sağlığı acil durumu olarak ilan edilmiştir.

Mpox hastalığı bulaşıcı mıdır?

Evet, hastalık bulaşıcıdır. Mpox hastalığı insandan insana fiziksel temas yoluyla, kontamine materyaller aracılığıyla ya da enfekte hayvanlardan insanlara bulaşabilir. Cinsel temasla geçiş ve anneden bebeğe geçiş de bulaşma yolları arasındadır.

Hastalığın kuluçka süresinin 5-21 gün arasında değiştiği belirtilmektedir. Hastalığın febril (ateşli) evresi 1-3 gün sürer. Bu evrede genellikle ateş, boğaz ağrısı, baş ağrısı, kas ve sırt ağrısı, lenfadenopati (lenf düğümlerinin şişmesi) vardır. Bu evrenin ardından döküntüler görülür. Döküntü, bir süre sonra içi sıvı dolu bir kabarcığa dönüşür. Döküntü iyileştikçe lezyonlar kurur, kabuklanır, daha sonra da dökülür. Lezyonlar vücudun farklı bölgelerinde görülebilir. Semptomların genellikle 2-4 hafta içinde bitmesi beklenir, ancak bağışıklık sistemi zayıf olanlarda bu süre uzayabilir. Belgelenmiş vakalar arasında ölenlerin yüzdesi 0- 11 arasında değişmektedir. Ölüm riskinin küçük çocuklar arasında daha yüksek olduğu belirtilmektedir.

Vücuttaki bütün lezyonlar iyileşene kadar hastalığın bulaşıcı olduğu kabul edilir. Bu süre genellikle 2-4 hafta sürer.

Hangi durumlarda risk oluşur?

Mpox hastalığını geçiren birisiyle cilt, ağız, yüz teması gibi yakın temas içinde olmak risk altındadır. Hastalığı olan birinin dokunduğu giysi, havlu, çarşaf, elektronik cihaz, vb. yüzeylerle teması etmek risk yaratmaktadır.

Gebelik döneminde Mpox hastalığına yakalanmak fetüs veya yeni doğan bebek için tehlikeli olabilir ve düşük, ölü doğum, yeni doğan ölümü gibi olumsuzluklara ve anne için istenmeyen durumlara yol açabilir. Gebelik döneminde hasta birisi ile yakın temasta olmaktan kaçınmak gerekir. Hasta bir birey ile yakın temasta bulunan herkes, kim olduklarına bakılmaksızın Mpox hastalığına yakalanabilir. Eğer Mpox hastalığı olan birisiyle yakın temasta iseniz ya da hastalığın belirtilerini gösteriyorsanız mutlaka sağlık profesyonelleri ile en hızlı şekilde iletişime geçiniz.

Hastalığın tanısı nasıl konulur?

Mpox hastalığının tanısı laboratuvar koşullarında, PCR testi ile konulur. Örnekler doğrudan döküntüden alınır.

Hastalık nasıl yönetilmelidir?

Dünya Sağlık Örgütü hastalığın tedavisinde amacın döküntüleri, ağrıyı yönetmek ve komplikasyonları önlemek olduğunu belirtmektedir.

Hastalıktan korunmak için mpox hastalığı geçiren biriyle temastan kaçınmak gerekir. Dünya Sağlık Örgütü, aşağıdaki önlemlerin alınmasını önermektedir:

a-Tanıdığınız bir kişiye mpox hastalığı teşhisi konmuşsa ya da hastalıktan şüpheleniliyorsa, bu kişiyle temastan kaçının.
b-Belirtileri iyi bilerek kendinizi düzenli olarak kontrol edin.
c-Belirtileriniz varsa, sağlık kuruluşuna başvurun, tanı testi yaptırmak için beklerken kendi kendinizi izole edin.
d-Bulaşıcı hastalığı olan birinden virüs bulaşmış olabilecek ortamları temizleyin ve dezenfekte edin.
e-Mpox hastalığı hakkında bilgi sahibi olun.
f-Yakın temasta bulunduğunuz kişilerle sizde ya da onlarda olabilecek belirtiler hakkında açıkça ve yargılayıcı yaklaşımdan uzak duran tarzda konuşmalar yapın.

Mpox hastaları ile karşılaşma durumlarında sağlık çalışanları hijyen kurallarına uymalı, ellerini sık sık yıkamalı, gözleri için koruyucu gözlük kullanmalı, önlük giymeli, eldiven ve maske takmalıdır.

Aşılama, hastalığa maruz kalma riski altındaki sağlık çalışanlarının da içinde olduğu risk altındaki kişiler için önerilmektedir. Kitlesel aşılama Dünya Sağlık Örgütü tarafından önerilmemektedir. Dünya Sağlık Örgütü, 9 Ağustos 2024 tarihinde mpox hastalığı aşısı üreticilerine Acil Kullanım Listesi (EUL) için “İlgi Beyanı” sunmaları için bir davet yayınlamıştır. Hastalığa karşı aşı olunsa bile kişilerin koruyucu önlemlere dikkat etmeleri önerilmektedir.

Çiçek hastalığı (smallpox) eradike edilmeden önce çiçek aşısı olan kişilerde mpox hastalığına karşı korunma olup olmadığı merak edilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü, geçmişte çiçek hastalığına karşı aşılanmış olmanın mpox hastalığını önlemede %85 düzeyinde etkili olabileceğini ifade etmektedir. Yapılan bilimsel çalışmalar mpox hastalığı olan kişiler arasında çocukluk dönemlerinde çiçek aşısı olanların da varlığına dikkat çekmektedir. Aşılama/bağışıklama ile ilgili şimdiye kadar yapılan bilimsel çalışmaların bundan sonra yapılacak çalışmalar açısından yol gösterici olacağı muhakkaktır.

Bu noktada Çiçek hastalığı ile kısa bir bilgiye ihtiyaç vardır. Çiçek hastalığı, orthopoxvirus ailesinden “variola” virüsünün neden olduğu bir hastalıktır. Tarihsel süreçte yıkıcı etkileri olan Çiçek Hastalığının Dünya’da olmadığının ilanı 1980 yılında DSÖ tarafından yapılmıştır. Çiçek hastalığının 1980 yılından bu yana Dünya’da görülmemesi bir halk sağlığı başarısı olarak kabul edilmektedir. Küresel düzeyde aşılamanın büyük rol oynadığı güçlü mücadele bu başarının en önemli gerekçesidir.

Mpox hastalığı konusunda infodemi mevcuttur. İnfodemi ayrımcı söylemlere ve damgalamaya neden olmaktadır. Damgalama kişilerin sağlık hizmeti almalarını geciktirmekte, engellemektedir. İnfodemi yönetimi mpox hastalığının yönetiminin bir parçası olmalı ve süreç bilimsel zeminde toplum katılımı sağlanarak sürdürülmelidir.

Bu yazının ilk kez yazıldığı 16.8.2024 tarihi itibarıyla, DSÖ hastalıkla ilgili küresel önlemler alınmasının gereğini belirtmektedir. Gelişmeler uluslararası alanda yapılanları ve yapılacakları yönlendirmektedir.

Dr. Dilek Aslan (Halk Sağlığı Uzmanı)

(Yazı ilk kez 16.8.2024 tarihinde yazılmış ve içerik en son 22.9.2024 tarihinde güncellenmiştir; mpox hastalığıyla ilgili gelişmeler düzenli olarak orijinal içeriğe yansıtılmaktadır).

Kaynaklar

  1. WHO, Mpox https://www.who.int/health-topics/monkeypox#tab=tab_1 Erişim:16.8.2024.
  2. WHO, Mpox https://www.who.int/health-topics/monkeypox#tab=tab_2 Erişim:24.8.2024.
  3. T.C. Sağlık Bakanlığı, m çiçeği https://erisilebilir.saglik.gov.tr/TR-105523/m-cicegi-mpox-hastaligina-iliskin-aciklama.html Erişim:16.8.2024.
  4. WHO, https://www.who.int/docs/default-source/coronaviruse/situation-reports/20240531_mpox_external-sitrep_33.pdf?sfvrsn=74858ef7_3&download=true Erişim:16.8.2024.
  5. WHO, https://www.who.int/news-room/speeches/item/who-director-general-s-opening-remarks-at-the-ihr-emergency-committee-meeting-regarding-the-upsurge-of-mpox-2024—14-august-2024 Erişim:16.8.2024.
  6. WHO, WHO invites mpox vaccine manufacturers to submit dossiers for emergency evaluation https://www.who.int/news/item/09-08-2024-who-invites-mpox-vaccine-manufacturers-to-submit-dossiers-for-emergency-evaluations Erişim:16.8.2024.
  7. WHO, https://cdn.who.int/media/images/default-source/health-topics/infection-prevention-and-control/poster-putting-on-equipment-ppe-for-mpox.jpg?sfvrsn=b2538c84_17 Erişim:22.8.2024.
  8. CDC, mpox https://www.cdc.gov/poxvirus/mpox/outbreak/2023-drc.html Erişim:22.8.2024.
  9. CDC, https://www.cdc.gov/poxvirus/mpox/clinicians/infection-control-home.html Erişim:22.8.2024.
  10. WHO Africa, Mpox https://www.afro.who.int/health-topics/mpox-monkeypox Erişim: 22.8.2024.
  11. Uptodate, Epidemiology, clinical manifestations, and diagnosis of mpox https://www.uptodate.com/contents/epidemiology-clinical-manifestations-and-diagnosis-of-mpox-monkeypox?search=mpox&source=search_result&selectedTitle=1%7E51&usage_type=default&display_rank=1 Erişim: 22.8.2024.
  12. WHO, Smallpox https://www.who.int/health-topics/smallpox#tab=tab_1 Erişim: 23.8.2024.
  13. CDC, About mpox https://www.cdc.gov/poxvirus/mpox/about/index.html Erişim: 25.8.2024.
  14. Ennab F, Nawaz FA, Narain K, et al. Monkeypox Outbreaks in 2022: Battling Another “Pandemic” of Misinformation. Int J Public Health. 2022 Jul 14;67:1605149. doi: 10.3389/ijph.2022.1605149.
  15. WHO, Mpox https://www.who.int/news-room/questions-and-answers/item/mpox Erişim: 22.9.2024.

Sinir sistemini etkileyen hastalıklar (nörolojik hastalıklar)…

Dr. Dilek Aslan

Nörolojik hastalıklar denildiğinde; merkezi ve periferik sinir sistemini etkileyen hastalıklar anlaşılmalıdır. Bu hastalıklar arasında; sara (epilepsi), Alzheimer hastalığı ve diğer bunama (demans) tipleri, inme dahil serebrovasküler hastalıklar, migren ve diğer baş ağrısı bozuklukları, multipl skleroz, Parkinson hastalığı, sinir sistemini tutan enfeksiyon hastalıkları, beyin tümörleri, kafa travmasına bağlı sinir sistemi travmaya bağlı bozuklukları ve malnütrisyon (yetersiz ve dengesiz beslenme) sonucu ortaya çıkan nörolojik bozukluklar yer almaktadır (1).

Dünya’da 2021 yılı için; üç milyardan fazla sayıda kişinin nörolojik bir durumla karşı karşıya olduğu ifade edilmektedir. Hastalıklara neden olan ilk 10 sıradaki nörolojik durumlar; inme, doğumsal beyin hasarı (neonatal ensefalopati), migren, Alzheimer ve diğer bunama (demans) tipleri, şeker hastalığına bağlı sinir hasarı (diyabetik nöropati), menenjit, sara (epilepsi), erken doğuma bağlı nörolojik komplikasyonlar, otizm spektrum bozukluğu ve sinir sistemi kanserleridir (2,3).

Genel olarak; nörolojik hastalıkların yeti kaybı açısından erkekleri kadınlara göre daha fazla etkilediği belirtilmektedir. Bununla birlikte, migren ve demans kadınları daha fazla etkilemektedir (2,3).

İnlemelerin önlenmesi, zihinsel yetiyitiminin azaltılması, demansın azaltılması, multipl skleroz riskinin önlenmesi için aşağıdaki risk faktörleri ile mücadele edilebileceği belirtilmektedir (2,3):

  1. Yüksek kan basıncı kontrolü
  2. İç ortam hava kirliliği ile mücadele
  3. Kurşuna maruz kalımın önlenmesi
  4. Kan şekeri kontrolü
  5. Tütün kullanımının önlenmesi

Önleme için halk sağlığının temel korunma düzeyleri hatırlanmalıdır; korunma/önleme, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinin geliştirilmesi gerekmektedir (2,3).

Kaynaklar

  1. WHO, Mental health https://www.who.int/news-room/questions-and-answers/item/mental-health-neurological-disorders
  2. WHO, https://www.who.int/news/item/14-03-2024-over-1-in-3-people-affected-by-neurological-conditions–the-leading-cause-of-illness-and-disability-worldwide
  3. Global, regional, and national burden of disorders affecting the nervous system, 1990–2021: a systematic analysis for the Global Burden of Disease Study 2021, he Lancet Neurology, 2024, ISSN 1474-4422, https://doi.org/10.1016/S1474-4422(24)00038-3

Kolera ile ilgili bilmemiz gerekenler…

Kolera, şiddetli ishal ve kusmaya neden olabilen bakteriyel bir enfeksiyondur. Bakterinin adı Vibrio cholerae‘dır (1).

Bakteri ile temas eden suyun ya da yiyeceklerin tüketilmesi sonrası ağız yoluyla ya da dışkı ile temas eden ellerin yıkanmaması nedeniyle ortaya çıkar (1).

Kolera nedeniyle dünyada her yıl 1,3-4 milyon kişinin hastalandığı ve 21000-143000 kişinin öldüğü belirtilmektedir (2).

Belirtiler bakteri bulaştıktan 12 saat-5 gün sonra başlar (1).

Hastalığın öne çıkan belirtileri arasında şiddetli ishal (sulu ishal; pirinç suyuna benzeyen kıvamda olduğu ifade edilir), karın ağrısı, bulantı, kusma, bacaklarda ağrı, kas krampları, susuzluk hissi yer alır (1-3).

Hastalık tedavi edilmediğinde çok hızlı seyreder, fazla miktarda sıvı kaybı (dehidratasyon) görülür. Kaybedilen sıvı yerine konulmaz ise, tedavi edilmez ise hastalık ölümle sonuçlanabilir. Vücuttan aşırı sıvı kaybının bazı bulgu ve belirtileri arasında susuzluk, halsizlik, yorgunluk, gözlerde “içe çökme”, cildin esnekliğinde azalma yer alır. Kolera açısından risk altındaki kişiler kırılgan gruplardır (örneğin; bebekler, çocuklar, yaşlılar) (1).

Hastalıktan korunmak için temiz suyun ve hijyen koşullarının herkes için sağlanması gerekir. Hastalık olduğunda da ağızdan sıvı tedavisine hemen (vakit kaybetmeden) başlanması gerekir. Hastalık şüphesi olan kişilerin hemen sağlık kurumuna götürülmesi gerekir (1,2).

Hastalığın aşısı vardır. Ağızdan uygulanır (oral kolera aşısı). Ağızdan uygulanan kolera aşısı bir yaşından büyük çocuklara, erişkinlere uygulanabilir. Aşı hastalığı durdurmak için önemlidir, ancak güvenli su ve sanitasyona erişim, toplumsal düzeyde korunmak için en önemli adımdır (1,2).

Dilek Aslan, 14.4.2023

Kaynaklar

  1. WHO, https://www.who.int/news-room/questions-and-answers/item/cholera-outbreaks
  2. WHO, Africa https://www.afro.who.int/health-topics/cholera
  3. T.C. Sağlık Bakanlığı, https://hsgm.saglik.gov.tr/tr/bulasici-hastaliklar/kolera/kolera-liste/kolera.html

Türkçe görsel

İngilizce görsel

Avrupa Bağışıklama Haftası

23-29 Nisan 2023

Aşı ile korunabilir hastalıklar tarihin her döneminde halk sağlığı sorunları arasında yer almıştır. Bu nedenle, aşıların bulunması ve uygulanması yaşam kurtaran, hastalıkları önleyen sağlık müdahaleleri arasında çok önemli bir uygulamadır. Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölgesi aşının önemine vurgu yapmak için her yıl Avrupa Bağışıklama Haftası etkinlikleri düzenlemektedir. Bu yıl Avrupa Bağışıklama Haftası, 23 ve 29 Nisan 2023 tarihlerine denk gelmektedir. Bu hafta sürecinde aşı ile önlenebilir hastalıklarla ilgili ve bağışıklama konularında farkındalık etkinlikleri düzenlenecektir.

Unutmayalım;

Aşı hayat kurtarır.

Dilek Aslan, 8.4.2023

Kaynak

https://www.who.int/europe/campaigns/european-immunization-week

Türkçe görsel

İngilizce görsel

Mpox (Maymunçiçeği) Hastalığı…

Mpox, geçmişte salgınlara sebep olan ve 1980 yılında Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından eradike edildiği ilan edilen çiçek hastalığına benzer belirtilerle seyreden bir hastalıktır. Belirtilerin daha hafif olduğu ifade edilmektedir. Hastalık Maymunçiçeği Hastalığı olarak da bilinir. Hastalığa Poxviridae ailesinden Orthopoxvirus sebep olur (1-3).

Hastalığın insanlarda görülmesine ilişkin ilk bildirim 1970 yılında Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nden yapılmıştır. Son dönemlerde, Mayıs 2022’de hastalık dünyada görülmesi beklenmeyen ülkelerde görülmüş ve küresel sağlık açısından önemli bir sorun olarak kayıtlara geçmiştir (1,2). Hastalık, Temmuz 2022’de DSÖ Genel Direktörü tarafından Uluslararası Halk Sağlığı Acil Durumu olarak ilan edilmiştir (3).

Mpox, hayvanlardan insanlara geçen zoonotik bir hastalıktır. Virüsün hayvanlar tarafından taşınır. Hastalığın insanlardan insanlara bulaştığı bilinmektedir. Vücut sıvılarıyla temas, deri ya da ağız/boğaz gibi iç mukozal yüzeylerdeki lezyonlar, respiratuvar damlacıklar ve kontamine nesneler yoluyla bulaşabilir. Tanı virüsün DNA’sının polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) ile saptanması ile konur (1,2).

Hastalık çoğunlukla Orta ve Batı Afrika’da, tropikal yağmur ormanları bölgesinde görülür. Hastalığın farklı bölgelere buradan taşındığı ifade edilmektedir (1,2).

Hastalığın kuluçka süresi (temasın ardından belirtilerin başlamasına kadar geçen süre) 6-14 gün olarak bilinir. Bu sürenin 5-21 gün arasında da değişebildiği ifade edilmektedir (4).

Hastalık ateş, baş ağrısı, döküntü, lenf düğümlerinde (lenf nodu) şişme, kas ağrısı ile seyreder. Döküntüler deriden kabarık olabilir (papül), içi berrak görünümlü sıvı ile dolabilir (vezikül), içi sarı-sıvı ile dolabilir (püstül), kuruyarak dökülen kabuklu olabilir (1-4). Başka belirtiler de mevcuttur.

Hastalığın kendini sınırladığı ifade edilir, ancak hastalığa yakalananların ölme olasılığının olduğu da belirtilmektedir. Hastalığın tedavisinde kullanılan antiviral ilaçlar vardır. Hastalığa yönelik aşı geliştirildiği belirtilmektedir (1-4).

Hastalıkla ilgili T.C. Sağlık Bakanlığı bir rehber yayınlamıştır (4).

Hastalığın ismi ilk olarak Maymunçiçeği Hastalığı olarak tanımlanmıştır. Ancak, 22 Kasım 2022 tarihli DSÖ bilgilendirmesine göre Maymunçiçeği isminin damgalayıcı bir tanım olması gerekçesi ile hastalık adı Mpox hastalığı olarak değiştirilmiştir. İkili kullanım bu tarihten itibaren bir yıl süre ile yapılacak, ardından hastalık adı Mpox olarak kullanılacaktır (5).

Hastalıkla ilgili yanlış bilgiler (misinformasyon)

Hastalıkla ilgili olarak özellikle sosyal medyada dolaşan yanlış bilgiler mevcuttur. Hastalığın bir laboratuvarda üretildiği, COVID-19 aşısı ile ilişkisi olduğu, hastalığın ilaç şirketleri tarafından kasıtlı olarak yayıldığı gibi yanlış bilgilerin dolaşımda olduğu Ennab ve arkadaşları tarafından (2022) ifade edilmektedir (6).

Yanlış olan paylaşımlarla mücadele her durumda olduğu gibi Mpox hastalığı konusunda da kararlılıkla sürdürülmelidir.

Dilek Aslan, 1.4.2023

Kaynaklar

  1. WHO. https://www.who.int/health-topics/monkeypox#tab=tab_1
  2. Key facts https://www.who.int/news-room/fact-sheets/detail/monkeypox
  3. Sağlık Bakanlığı, https://hsgm.saglik.gov.tr/depo/birimler/Bulasici-hastaliklar-db/hastaliklar/monkeypox/Maymun_Cicegi_Hastaligimonkeypox_Rehberi_guncelleme_09_10_2022.pdf
  4. WHO, https://www.who.int/news-room/questions-and-answers/item/monkeypox
  5. https://www.who.int/news/item/28-11-2022-who-recommends-new-name-for-monkeypox-disease
  6.  Ennab F, Nawaz FA, Narain K, Nchasi G, Essar MY, Head MG, Singla RK, Atanasov AG, Shen B. Monkeypox Outbreaks in 2022: Battling Another “Pandemic” of Misinformation. Int J Public Health. 2022 Jul 14;67:1605149.

Türkçe görsel

İngilizce görsel

Acil durumlarda/krizlerde ruh sağlığını korumak…

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), ruh sağlığının korunmasının önemini sıkça ifade eder. Acil durumlarda ruh sağlığının korunmasının bir başka önemi var elbette. Bazı tespitler aşağıda (1):

Duruma ilişkin

  1. Geçen 10 yılda kriz durumlarını yaşayan her beş kişiden yaklaşık birisinin (%22) depresyon, kaygı, travma sonrası stres bozukluğu, bipolar bozukluklar ya da şizofreni gibi ruh sağlığı sorunu yaşamaktadır. Depresyonun kadınlar arasında erkeklere göre daha sık görüldüğü ifade edilmektedir.
  2. Ciddi düzeyde ruh sağlığı sorunu olan kişiler krizlerde, acil durumlarda daha kırılgandırlar ve ruh sağlığı ve diğer temel sağlık hizmetlerine daha fazla gereksinim duymaktadırlar.
  3. Uluslararası rehberler ruh sağlığı hizmetlerinin en kısa sürede krizlerde sağlık hizmet sunumunun bir parçası yapılmasını önermektedir.
  4. Ruh sağlığı hizmetlerinin sürdürülebilirliğinin sağlanması gerekmektedir.
  5. Sorunların sosyal boyutu da vardır. Örneğin, yakınların kaybı, sosyal ilişkilerin bozulması, güven duygusunda gerileme, insani krizlere yanıt sürecinde mahremiyetin sağlanamaması gibi durumlar mevcut sorunları olumsuz etkileyebilir.
  6. Ruh sağlığı sorunu yaşayan kişiler insani kriz durumlarında gıdaya ve diğer temel hizmetlere erişimle ilgili yüksek düzeyde kaygı yaşayabilmektedirler.

Ne yapmalı?

  1. Sosyal destek mekanizmaları güçlendirilmelidir.
  2. Ruh sağlığına yönelik temel destekler sunulmalıdır.
  3. Klinik düzeyde ruh sağlığı hizmetleri sağlanmalıdır.
  4. Ruh sağlığını iyileştirici müdahaleler sağlık profesyonelleri tarafından verilebilmelidir.
  5. Ruh sağlığı sorunu olan kişilerin hakları özel olarak dikkate alınmalı ve korunmalıdır. Bu grubun kırılgan bir grup olduğu akılda tutulmalıdır.
  6. Ruh sağlığı hizmetlerinin sağlık hizmetleri içinde entegrasyonu sağlanmalı ve sürdürülmelidir.

Ülkemizde depremler nedeniyle ruh sağlığı sorunları öncelikli sorunlar arasındadır (2). Dolayısıyla, sorunlarına ivedi bir şekilde ve özel olarak önem vermeliyiz.

Başarabiliriz.

Her zaman söylediğimi ve yazdığımı yeniden paylaşıyorum:

Ülkemizin mevcut nitelikli kapasitesini akılcı kullanarak, dayanışma içinde, sistem temelli, sürekliliği sağlayarak…

Dilek Aslan, 26.2.2023

Kaynaklar

  1. https://www.who.int/news-room/fact-sheets/detail/mental-health-in-emergencies
  2. https://cdn.who.int/media/images/librariesprovider2/default-album/emergencies/turkiye-earthquake–external-situation-report-no1–13-19-february-2023.tmb-479v.jpg?sfvrsn=75e0b70d_1

13 Şubat; Uluslararası Epilepsi (Sara) Günü

Her yıl Şubat ayının ikinci pazartesi günü Uluslararası Epilepsi (Sara) Günü etkinlikleri düzenlenmektedir. Günün amacı; epilepsi ile ilgili farkındalığı, gereksinimi olan her hastaya ilaçları ulaştırmasının önemine ilişkin farkındalık yaratmaya katkı sağlamaktır.

Epilepsi, her yaştan insanı etkileyen bulaşıcı olmayan/kronik bir hastalıktır.

Dünyada yaklaşık 50 milyon epilepsi hastası vardır.

Her beş hastadan dördü düşük ve orta gelirli ülkelerde yaşamaktadır.

Her on hastanın yedisine doğru tanı konularak doğru tedavi edildiğinde nöbetsiz yaşanabileceği ifade edilmektedir.

Epilepsi hastalarının erken ölüm riski genel toplumda olduğundan üç kat daha fazladır.

Düşük gelirli ülkelerde yaşayan epilepsi hastalarının dörtte üçü ihtiyaç duydukları tedaviyi alamamaktadırlar.

Epilepsi hastaları damgalama ve ayrımcılık ile karşı karşıya kalabilirler.

Farkındayız…

Dilek Aslan, 12.2.2023

Kaynak

WHO, Epilepsy, https://www.who.int/news-room/fact-sheets/detail/epilepsy