Acil durumlarda/krizlerde ruh sağlığını korumak…

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), ruh sağlığının korunmasının önemini sıkça ifade eder. Acil durumlarda ruh sağlığının korunmasının bir başka önemi var elbette. Bazı tespitler aşağıda (1):

Duruma ilişkin

  1. Geçen 10 yılda kriz durumlarını yaşayan her beş kişiden yaklaşık birisinin (%22) depresyon, kaygı, travma sonrası stres bozukluğu, bipolar bozukluklar ya da şizofreni gibi ruh sağlığı sorunu yaşamaktadır. Depresyonun kadınlar arasında erkeklere göre daha sık görüldüğü ifade edilmektedir.
  2. Ciddi düzeyde ruh sağlığı sorunu olan kişiler krizlerde, acil durumlarda daha kırılgandırlar ve ruh sağlığı ve diğer temel sağlık hizmetlerine daha fazla gereksinim duymaktadırlar.
  3. Uluslararası rehberler ruh sağlığı hizmetlerinin en kısa sürede krizlerde sağlık hizmet sunumunun bir parçası yapılmasını önermektedir.
  4. Ruh sağlığı hizmetlerinin sürdürülebilirliğinin sağlanması gerekmektedir.
  5. Sorunların sosyal boyutu da vardır. Örneğin, yakınların kaybı, sosyal ilişkilerin bozulması, güven duygusunda gerileme, insani krizlere yanıt sürecinde mahremiyetin sağlanamaması gibi durumlar mevcut sorunları olumsuz etkileyebilir.
  6. Ruh sağlığı sorunu yaşayan kişiler insani kriz durumlarında gıdaya ve diğer temel hizmetlere erişimle ilgili yüksek düzeyde kaygı yaşayabilmektedirler.

Ne yapmalı?

  1. Sosyal destek mekanizmaları güçlendirilmelidir.
  2. Ruh sağlığına yönelik temel destekler sunulmalıdır.
  3. Klinik düzeyde ruh sağlığı hizmetleri sağlanmalıdır.
  4. Ruh sağlığını iyileştirici müdahaleler sağlık profesyonelleri tarafından verilebilmelidir.
  5. Ruh sağlığı sorunu olan kişilerin hakları özel olarak dikkate alınmalı ve korunmalıdır. Bu grubun kırılgan bir grup olduğu akılda tutulmalıdır.
  6. Ruh sağlığı hizmetlerinin sağlık hizmetleri içinde entegrasyonu sağlanmalı ve sürdürülmelidir.

Ülkemizde depremler nedeniyle ruh sağlığı sorunları öncelikli sorunlar arasındadır (2). Dolayısıyla, sorunlarına ivedi bir şekilde ve özel olarak önem vermeliyiz.

Başarabiliriz.

Her zaman söylediğimi ve yazdığımı yeniden paylaşıyorum:

Ülkemizin mevcut nitelikli kapasitesini akılcı kullanarak, dayanışma içinde, sistem temelli, sürekliliği sağlayarak…

Dilek Aslan, 26.2.2023

Kaynaklar

  1. https://www.who.int/news-room/fact-sheets/detail/mental-health-in-emergencies
  2. https://cdn.who.int/media/images/librariesprovider2/default-album/emergencies/turkiye-earthquake–external-situation-report-no1–13-19-february-2023.tmb-479v.jpg?sfvrsn=75e0b70d_1

13 Şubat; Uluslararası Epilepsi (Sara) Günü

Her yıl Şubat ayının ikinci pazartesi günü Uluslararası Epilepsi (Sara) Günü etkinlikleri düzenlenmektedir. Günün amacı; epilepsi ile ilgili farkındalığı, gereksinimi olan her hastaya ilaçları ulaştırmasının önemine ilişkin farkındalık yaratmaya katkı sağlamaktır.

Epilepsi, her yaştan insanı etkileyen bulaşıcı olmayan/kronik bir hastalıktır.

Dünyada yaklaşık 50 milyon epilepsi hastası vardır.

Her beş hastadan dördü düşük ve orta gelirli ülkelerde yaşamaktadır.

Her on hastanın yedisine doğru tanı konularak doğru tedavi edildiğinde nöbetsiz yaşanabileceği ifade edilmektedir.

Epilepsi hastalarının erken ölüm riski genel toplumda olduğundan üç kat daha fazladır.

Düşük gelirli ülkelerde yaşayan epilepsi hastalarının dörtte üçü ihtiyaç duydukları tedaviyi alamamaktadırlar.

Epilepsi hastaları damgalama ve ayrımcılık ile karşı karşıya kalabilirler.

Farkındayız…

Dilek Aslan, 12.2.2023

Kaynak

WHO, Epilepsy, https://www.who.int/news-room/fact-sheets/detail/epilepsy