
Do not harm !



Dünya Sağlık Örgütü, Sırbistan’ın Belgrad şehrinde 21-23 Mart 2023 tarihlerinde Üniversitelerde İnfodemi Yönetimi İçin Müfredat Geliştirme konulu teknik bir çalışma yaptı. Bu çalışmada, farklı ülkelerden 47 uzman bir araya geldi. Toplantıda infodemi yönetiminin üniversite müfredatında nasıl yer verileceğine dair görüşler alındı, ileriki dönemlerde yapılacak çalışmalara güçlü bir zemin oluşturuldu.
Toplantıya Belgrad Üniversitesi Halk Sağlığı Okulu ve Tıp Fakültesi ev sahipliği yaptı.
Belgrad Üniversitesi Tıp Fakültesi önündeki anı fotoğrafı (21.3.2023)

Haberin ayrıntılarına aşağıdaki bağlantıdan erişilebilmektedir.
https://www.who.int/news/item/28-03-2023-who-initiates-building-a-global-curriculum-for-infodemic-management
Dilek Aslan,30.3.2023
Günümüzde yanlış bilgi, çarpıtılmış yanlış bilgi, komplo teorisi gibi geniş bir yelpazesi olan infodemi yönetimi için bilginin doğruluğundan emin olmak çok önemli.
Nasıl mı?
Birkaç ufak hatırlatma için görseli inceleyiniz:


İnfodemi yönetimi… Sağlığın geliştirilmesi…
İnfodemi yönetimi ve sağlığın geliştirilmesi perspektifi ile ilgili White ve arkadaşları (2023), yayınladıkları yazılarında bazı önemli konulara dikkat çekmektedirler. Yazarlar, sağlığın geliştirilmesinin temel belgesi olan Ottawa Sözleşmesi’nde üzerinde durulan “kolaylaştırmak/olanak sağlamak (enable)”, “aracı olmak (mediate)” ve “savunuculuk yapmak (advocate)” temel konuları üzerinden infodemi yönetimi ile ilgili bir çerçeve çizmektedirler.
Kolaylaştırmak
Aracı olmak
Savunuculuk
Konuya ilişkin başlıca öneriler aşağıdaki görselde yer almaktadır.

Dilek Aslan, 25.3.2023
Kaynak
Ne kadar önemli bir konu.
(Doğru) bilginin toplumsallaşması için adeta bir gereklilik.
Kriz anlarında daha da önemli.
Yayın hayatına görece yeni başlamış olan https://infodemiyonetimi.net/ web sitemize önemli bir vurgu 11.3.2023 tarihli bir internet sitesinde yapıldı. Haberi okumak isteyenler için adres aşağıda:
www.diken.com.tr/halk-sagligi-profesoru-dogru-bilgi-hayat-kurtarir/
Konunun farkında olan medya profesyonellerine teşekkürler.
Dilek Aslan, 11.3.2023


Küresel düzeyde günlük tuz alımının ortalama 10,8 gram olduğu tahmin edilmektedir. Bu düzey Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından önerilen düzeyin yaklaşık iki katıdır. Öneri, günlük tuz tüketiminin 5 gramdan daha az olması şeklindedir. Beş gram tuz yaklaşık bir çay kaşığına denk gelmektedir. Fazla tuz tüketimi beslenme kaynaklı ölümler açısından önemli bir risk faktörüdür. Yüksek miktarda sodyum alımı ile mide kanseri, obezite, osteoporoz ve böbrek hastalığı gibi diğer sağlık sorunlarının riskinin artması arasında ilişki vardır.
Fazla tuz tüketimi önlenmelidir.
Dilek Aslan, 10.3.2023
Kaynak:


Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölgesi çocukluk çağı obezitesi ile ilgili çarpıcı açıklamalar yaptı. Bölge için öne çıkan konular aşağıda:
O halde; daha iyi politikalara ihtiyaç var !
Dilek Aslan, 5.3.2023
Kaynak: https://www.who.int/europe/news/item/03-03-2023-childhood-obesity–five-facts-about-the-who-european-region


Risk iletişimi (risk communication), herhangi bir salgında ve sağlıkla ilgili acil olaylarda (krizlerde) temel bir halk sağlığı müdahalesidir. Amacı, risk altındaki kişilerin karşı karşıya kaldıkları bir tehdidin/tehlikenin etkilerini azaltmaya yönelik olarak bilinçli bir şekilde karar verebilmelerini ve koruyucu önlemleri alabilmelerini sağlamaktır.
Risk iletişimi, uzmanlar (profesyoneller), yetkililer ve sağlık riski (tehlikesi) ile karşı karşıya kalan kişiler arasında gerçek zamanlı bilgi, öneri ve görüş alışverişini ifade eder (1).
Risk iletişiminin beş temel prensibi vardır (Şekil 1):

Risk iletişiminin başarısı için rehber niteliğindeki ilkeler (2):
Risk iletişimi, risk yönetiminin her aşamasında akılda tutulmalıdır. Risk iletişiminin kriz anlarında da uygulanması beklenir (kriz iletişimi). Kriz anlarında dikkat edilmesi gereken konular aşağıda yer almaktadır (3):
Kaynaklar
Dilek Aslan, 4.3.2023
Not: İçerik, 4.3.2023 tarihinde güncellenmiştir.

Nefret söylemi*, kişi ya da gruplara yöneltilen, onları değersizleştirerek istenmeyen çeşitli durumlara maruz kalmalarına neden olan söylemler olarak bilinmektedir. Toplumda kırılgan gruplar daha fazla risk altındadırlar (1).
Nefret söylemi ile karşılaşan kişilerin ötekileştirme, damgalama, etiketleme, ayrımcılık, ön yargı ve kalıp yargılarla karşılaşma riskleri vardır (2). Nefret söylemi; ruhsal, duygusal ve fiziksel sağlık açısından risk oluşturur. Şiddetin artmasına neden olur (3).
Nefret söyleminin son zamanlarda arttığına dair veriler mevcuttur (4). Sorunun uluslararası boyutları da vardır (5). Sosyal medya, nefret söylemlerinin yayılmasını kolaylaştırmaktadır (6).
Birleşmiş Milletler (UN) nefret söylemlerinin önlenmesi için 2019 yılında bir stratejik eylem planı oluşturmuştur. Bu planda aşağıdaki taahhütler yer almıştır (7):
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri, nefret söyleminden herkesin zarar gördüğünü, bu nedenle mücadele herkesin görevi olduğuna dikkat çekmektedir (8).
Birleşmiş Milletler tarafından 18 Haziran “Uluslararası Nefret Söylemiyle Mücadele Günü” olarak kabul edilmiştir (3).
*Hate speech karşılığı olarak kullanılmıştır.
Dilek Aslan, 26.2.2023
Kaynaklar
[1] “Hate speech” karşılığı kullanılmıştır.

