Sel durumlarında sağlık risklerini önlemek için…

Sel, bir afet durumudur. Pek çok sağlık riskini beraberinde getirir. Sellerin neden olduğu sağlık sorunları arasında; kalp krizi ve solunum sorunları, özellikle çocuklarda görülen bulaşıcı hastalıklar, su ile bulaşan hastalıklar, sivrisinek kaynaklı hastalıkları öne çıkar. Selden etkilenen kişilerin yaklaşık %75’inin ruhsal sağlık sorunları yaşadığı ifade edilmektedir. Kısa dönemde mental bozukluklar ve uzun dönemde de travma sonrası stres bozukluğu, anksiyete, uykusuzluk, depresyon gibi riskler artmaktadır.

Sellerden ve istenmeyen etkilerinden korunmak için tümelci ve süreklilik içinde bir yaklaşıma gereksinim vardır. Bununla birlikte, sel anında ve hemen sonrasında yapılması gerekenler de zararlı etkilerin azalmasına katkı sunar. Sel anında sağlık risklerini önlemek için Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölgesi tarafından aşağıdaki öneriler sunulmaktadır.

A. Genel yaklaşımlar

  1. Sel olduktan sonra, sel suyunda yürümekten ya da araç kullanmaktan, sağlam olmayan bina veya yapılara girmekten kaçının.
  2. Unutmayın; çukurlar ve hızlı akan su oldukça tehlikelidir.
  3. Sel suyunun üzerinde ağaç ya da bina gibi bir şeyin üzerinde mahsur kalındığında, kurtarılmayı beklemek daya uygun olabilir.
  4. Evcil hayvanları ya da çiftlik hayvanlarını sadece güvenli olması durumunda kurtarmaya çalışın.
  5. Sadece güvenli olduğu bildirilirse eve dönün. Eve dönmenin güvenli olduğu bildirildiğinde aşağıdakileri uygulamak gerekir:
    • Su içindeyken asla elektrik düğmelerini açıp kapatmayın ya da elektrikli cihaz kullanmayın.
    • Ev gazını ve elektrikli aletleri tekrar açmadan önce kalifiye profesyoneller tarafından kontrol ettirin.
    • Evinizi kurutmak için kapıları ve pencereleri mümkün olduğunca açık ve güvenli bırakın.
    • İç mekanlarda benzinli ya da dizel jeneratör kullanmayın.
    • Temizlik yaparken yüz maskesi, lastik çizme, su geçirmez eldiven ve önlük kullanın.
    • Çocuklar, su evden/yaşam alanından tamamlen çekildikten sonra bir hafta boyunca sel sularıyla kirlenmiş ve çamurlu alanlardan uzak tutulmalıdır.
  6. Yetkililer tarafından bilgilendirilinceye kadar evinize dönmeyin.
  7. Yaralandıysanız ya da enfeksiyon riski olan bir yaranız varsa, tıbbi yardım alın.
  8. Resmi anonsları ve bilgi kaynaklarını kullanarak bilgilerinizi güncel tutmaya çalışın. Yetkilileri izleyin.
  9. Evinizi tahliye etmeniz tavsiye edilirse, temel taşınabilir eşyalarınızı ve kısa vadede ihtiyaç duyabileceğiniz ilaçları su geçirmez bir çantada yanınıza alın.
  10. Tahliye edilmeniz istenmediğinde; yetkililer tarafından önerilen güvenli bir yere, gerekli eşyalarınızı alarak gidin.

B. Sel olduğunda hipotermi olabilir mi? Nasıl korunmak gerekir?

Hipotermi, vücut sıcaklığının 35 °C’nin altına düşmesi durumunda meydana gelir. Uzun süre 20 °C’nin altındaki suda kalmak hipotermi riskini artırır. Titreme, soluk, soğuk ve kuru cilt, cilt ve dudaklar mavi renk olması, peltek konuşma, nabızda zayıflama, nefes almada yavaşlama, kafa karışıklığı gibi belirtiler hipotermide görülebilir. Hipotermi durumunda ilkyardım son derece önermlidir. Yapılması gerekenler aşağıda sıralanmıştır:

  1. Güvenli olması durumunda kişiyi mümkün olduğunca hızlı iç ortama ya da korunaklı ve kuru bir yere taşımak
  2. Islak giysileri çıkarmak, battaniyeye, uyku tulumuna veya kuru havluya sarmak ve başlarının kapalı olduğundan emin olmak
  3. İçmesi için ılık, alkolsüz ve kafeinsiz sıvı sunmak
  4. Yardım gelene kadar kişiyle konuşarak uyanık kalmasını sağlamak
  5. Kişinin yalnız kalmamasını sağlamak

C. Sel felaketinden sonra, kemirgen ve sivrisinek kaynaklı hastalıklara yakalanma riski ile yılan ısırmaları söz konusu olabilir.

Kemirgen kaynaklı hastalıklardan korunmak için

  1. Kemirgenler, sel nedeniyle kanalizasyon gibi normal yaşam alanlarından uzaklaşabilir ve insanların evleri gibi yiyecek ve barınak bulabilecekleri yerlere yönelebilirler. Farelerin dışkıları ve idrarları yiyecekleri kirletebilir ve hastalıkları yayabilir. Bu tür riskleri önlemek için sel sonrası eve (yaşanılan mekanlara) kemirgenlerin girmesinin önlenmesi etkilidir. Bunun için eve tüm girişleri ve pencerelerin kapatılması gerekmektedir.
  2. Vücuttaki yaraları su geçirmeyecek şekilde kapatmak uygun olur.
  3. Sel suyuna girmek durumunda kalındığında; kemirgenlerden ya da yılan ısırmasından korunmak için lastik çizme, su geçirmez eldiven, gözlük ve yüz maskesi takılması önerilmektedir.
  4. Gıdaların kemirgenlerin ulaşamayacağı kuru bir yerde, ağzı kapalı dolaplarda ve kaplarda saklanması gerekmektdir.
  5. Evcil hayvanların mamalarını açıkta bırakmayın.
  6. Atıkları kapalı çöp kutularında saklayın.

Sivrisinekler kaynaklı hastalıklardan korunmak için

Sel gibi acil durumlar daha fazla sivrisinek oluşumuna yol açabilir ve bu sivrisinekler hastalık taşıyabilir. Eviniz durgun veya birikinti suyun olduğu bir bölgedeyse, etiketlerindeki talimatları izleyerek sivrisinek kovucu kullanın ve bunu kıyafetlerinize ya da cildinize uygulayın.

Yılan ısırmalarından korunmak için

  1. Yılan sizi ısırdıysa derhal tıbbi yardım alın.
  2. Yılan ısıran birisinin yanındaysanız derhal tıbbi yardım alın.
  3. Yardım alana kadar/yardım gelene kadar kişiyle sakin bir şekilde konuşun, ona neler olduğunu ve ona yardım etmek için ne yaptığınızı açıklayın; çok endişeli olabilir.
  4. Mümkünse, yılanın ısırdığı kişiyi rahat ve güvenli bir pozisyonda yatırarak vücudunu hareketsiz hale getirin ve özellikle ısırılan uzvu bir atel veya askı ile sabitleyin.
  5. Isırılan yaraya dokunmayın, ovmayın, masaj yapmayın, temizlemeyin ya da üzerine otlar ya da kimyasallar uygulamayın; aksi takdirde enfeksiyon riski olur, yılan zehirinin emilimi artabilir ve lokal kanama şiddetlenebilir.

D. Suların güvenli olduğundan nasıl emin olunur?

Sel durumlarında, kolera ya da hepatit (sarılık) gibi su yoluyla bulaşan hastalıkların yayılımı artabilir. Önlemek amacıyla aşağıdaki konulara dikkat edilmesi önerilmektedir.

  1. Mümkünse, içme suyu, diş fırçalama, yara temizliği ve yemek hazırlama için kullanmadan önce suyu kaynatın; böylece su kaynaklı hastalık riskini önleyebilirsiniz.
  2. Su kaynama noktasına geldikten sonra, tencereyi veya çaydanlığı ocaktan alın ve doğal olarak soğumaya bırakın. Buz eklemeyin.
  3. Sıcak suyu yanma/haşlanma tehlikesi nedeniyle çocuklardan uzak tutun.
  4. Kaynamış tüm suyu temiz ve kapalı bir kapta saklayın. Bu, suyun tekrar kirlenmesini önler.
  5. Musluk suyu veya diğer yerel su kaynakları mevcut değilse veya güvenli değilse, erişiminiz varsa ambalajlı su kullanın.
  6. İçtiğiniz ambalajlı suyun kullanmadan önce düzgün şekilde kapatılmış olduğundan emin olun. Kapak kırılmış veya bükülmüşse şişeden su içmeyin.
  7. Diğer evsel amaçlar için (örneğin temizlik, çamaşır yıkama) musluk suyu kullanın.

E. Gıdaların güvenli olduğundan nasıl emin olabilirim?

Sel felaketinden sonra, kontamine olmuş yiyecekleri yemekten kaynaklanan hastalık riski vardır. Bu riskleri önlemek için aşağıdakileri uygulayın.

  1. Pişmiş yiyecekleri buzdolabının dışında iki saatten fazla bırakmayın.
  2. Elektrik kesintisi nedeniyle uygun şekilde soğutulmamış çabuk bozulan ve pişmiş yiyecekleri atın.
  3. Farklı türdeki yiyecekleri ne zaman yiyeceğinizi planlayın – örneğin, bozulabilir yiyecekleri önce tüketin.
  4. Bozulma belirtileri gösteren veya kirli suyla temas etmiş yiyecekleri tüketmeyin.
  5. Temizliğe dikkat edin ve mümkünse içme ve yemek pişirme için kaynamış ya da ambalajlı su kullanın.
  6. Bölgenizde elektrik kesintisi olduysa, buzdolabında ya da dondurucuda saklanan yiyecekleri tüketmek güvenli değildir. Dört saatlik elektrik kesintisinin ardından aşağıdakileri uygulayın:
    • Buzdolabınızdaki et, tavuk, balık ve artıklar gibi bozulabilir tüm yiyecekleri atın.
    • Ürünler 5 °C’nin üzerindeki sıcaklıklara iki saatten fazla maruz kalırsa güvenli olmayabilir. Dondurucunuzdaki tüm ürünleri çözüldükten sonra atın ya da iki saatten fazla oda sıcaklığında kalmışlarsa pişirin.
    • Gıdanın güvenli olup olmadığını anlamak için asla yemeyin. Şüpheye düşerseniz atın.
    • Gıdalarınızı uygun şekilde saklayamıyor, pişiremiyor ya da tekrar ısıtamıyorsanız, mümkünse önceden paketlenmiş, konserve veya hazır yiyecekleri kullanın.
    • Özellikle yemek hazırlamadan önce ve sırasında ve tuvalete gittikten sonra ellerinizi sabunla yıkamanız önemlidir. Etkili olması için ellerinizi su ve sabunla 40-60 saniye ya da varsa alkol bazlı el dezenfektanı ile 20-30 saniye yıkamalısınız.

E. Sel felaketlerinde etrafta dolaşan bilgi fazlalığı risk yaratır mı?

Evet. Bu gibi durumlarda infodemi riski oldukça yüksektir. Önlemek için her zaman doğru bilgi kaynaklarına ulaşmak önem taşır. Aşağıdaki konuları bilmek gerekir:

  1. Ulusal ve yerel resmi sağlık kaynaklarından bilgi almak gerekir.
  2. Paylaşılan bilginin doğruluğundan emin olmak gerekir.
  3. Bilgilerin güncel olmasına dikkat etmek gerekir.
  4. Bilgi içeriğinin mutlaka gözden geçirilmesi önerilmektedir.

Kaynaklar

  1. WHO Europe https://www.who.int/europe/news-room/questions-and-answers/item/public-health-advice-in-the-aftermath-of-flooding—how-to-protect-your-health-and-keep-safe Erişim tarihi:11.1.2026.
  2. WHO, Europe Floods https://www.who.int/europe/health-topics/floods#tab=tab_1 Erişim tarihi:11.1.2026.
  3. WHO, Europe Floods Impact https://www.who.int/europe/health-topics/floods#tab=tab_2

Görsel, AI copilot tarafından “sel” anahtar sözcüğü kullanılarak 11.1.2026 tarihinde hazırlanmıştır.

Sağlık krizleri ve bilgi üzerine…

Sağlıkla ilgili kriz durumları insanlık tarihi boyunca yaşanmıştır. Bununla birlikte, Koronavirüs Hastalığı-2019 (COVID-19) pandemisi bu gibi durumlara hazırlık süreçlerinin güçlendirilmesi gerektiğini açık bir biçimde ortaya koymuştur.

Sağlıkla ilgili krizler, sağlık ve diğer kamusal sistemler güçlü olmadığında daha derinden yaşanabilmektedir. Sağlıkla ilgili krizler gıda gibi en temel ihtiyaçların sağlanmasını aksatır. Mevcut kronik hastalıkların ve ruhsal sorunların yönetimi zorlaşabilir. Bulaşıcı hastalıklarla mücadele kesintiye uğrar. Bebek ve çocuk sağlığı, üreme sağlığı, aşılama/bağışıklama gibi rutin sağlık hizmetleri aksar. Bu da krizlerin yaşandığı toplumlarda ölümlerin artmasına neden olabilir. Kriz durumlarında yer değiştirmelerin olması da beklenir.

Sağlıkla ilgili krizlerde toplumsal gereksinimlerin saptanması ve önceliklerinin oluşturulması için zamanında doğru bilgiye erişim son derece önemlidir. Bununla birlikte, bu gibi durumlarda, doğru bilginin doğru zamanda, doğru kaynaklardan almanın zorlukları vardır; özellikle ihtiyaç duyulan bilgilere erişim güçtür. Krizlerden etkilenen toplumlara ait verilere erişilemeyebilir. Acil müdahale gereksiniminin karşılanamaması, bilgi boşlukları, kritik düşünme becerisinin yetersizliği, analiz sürecinde eksiklikler karşılaşılabilecek zorluklar arasındadır. Bu zorluklar aşılamadığında, sorunlar büyür, derinleşir. Küresel düzeyde görülen sağlık krizleri aynı zamanda bilgi krizleri olarak da kabul edilebilir. Çözüm üretebilmek için aşağıdaki konulara dikkat etmek yararlı olur:

  1. Küresel düzeyde görülen sağlık krizleri sırasında bilgi ile uğraşan bilim alanları bilgi ekosistemi ve ilgili davranışlara daha fazla odaklanmalıdır. Küresel sağlık krizlerindeki bilgi ortamları ve insanların bilgi davranışları, diğer kriz türlerindeki bu ortamlardan ve davranışlardan farklı olabilir. Dolayısıyla, bu gibi durumlarda bilgi ortamlarını ve davranışlarını incelemek, tanımlamak, yorumlamak, modelleme çalışmaları yapmak, tahminlerde bulunmak yararlı olur. Bu amaçla teori, yöntem, politika, uygulama, vb. nasıl yapılacağını bilmek ve öğrenmek gerekir.
  2. Küresel sağlık krizleri ülkeler düzeyinde ortak özellikler gösterse de, her ülkenin bilgi davranışlarını ve ortamlarını etkileyen kendine özgü siyasi, sosyal, ekonomik, vb. sistemleri vardır. Bu gibi farklılıkların aşılması gerekebilir. Dolayısıyla, bilginin şeffaf bir biçimde paylaşılabilmesi değerlidir. Bu noktada, “Bilgi üretiminde ve paylaşımında şeffaflığın sağlanabilmesi için neler yapılabilir?” sorusu doğru bir sorudur.
  3. Küresel sağlık krizleri sırasında mezenformasyon ve/veya dezenformasyon içerikli çok sayıda mesaj/bilgi üretilebilir. Dolayısıyla, bu akışa doğru zamanda doğru stratejilerle müdahale etmek gerekir. Ön hazırlıklar, simülasyon çalışmaları bu konuda yardımcı olabilir.
  4. Küresel sağlık krizleri sırasında bilgi ve iletişim konularında akademik çalışmalar ön plandadır. Bununla birlikte, akademik çalışmaların interdisipliner bakış açısıyla ve stratejileriyle krizlerin yarattığı durumlara yanıt verebilmeyi sağlaması gerekmektedir. Sağlık çalışanları, iletişim bilimciler, eğitim profesyonelleri, medya çalışanları bir arada olmalıdırlar. Toplum katılımı sürecin olmazsa olmaz bir parçasıdır.
  5. Akılcı ve gerçekçi çözümler için hızlı yanıt sistemlerinin oluşturulması da yararlıdır.
  6. Birey ve/veya toplumun sağlık/bilgi okuryazarlığının da artırılması gündemde olmalıdır.

Yukarıda yazılı olan önerilerin ancak güçlü kamusal sistemler içinde varlık gösterebileceği, geliştirilebileceği her zaman akılda tutulmalıdır.

Kaynaklar

  1. Marshak A, Young H, Naumova EN. Data on Humanitarian Crises: Who and What Are We Missing? Food Nutr Bull. 2023 Dec;44(2_suppl):S124-S126.
  2. Checchi F, Warsame A, Treacy-Wong V, Polonsky J, van Ommeren M, Prudhon C. Public health information in crisis-affected populations: a review of methods and their use for advocacy and action. Lancet. 2017 Nov 18;390(10109):2297-2313.
  3. Galanakis CM. The Future of Food. Foods. 2024 Feb 6;13(4):506.
  4. Xie B, He D, Mercer T, Wang Y, Wu D, Fleischmann KR, Zhang Y, Yoder LH, Stephens KK, Mackert M, Lee MK. Global health crises are also information crises: A call to action. J Assoc Inf Sci Technol. 2020 Dec;71(12):1419-1423.

Dr. Dilek Aslan, 9.1.2026

“Sağlık krizleri” ve “bilgi” anahtar sözcükleri kullanılarak AI copilot yardımı ile 9.1.2026 tarihinde hazırlanmıştır.

İnfodemi yönetiminde “empati”

Sağlığı ilgilendiren konularda yanlış bilgilerin olumsuz etkilerini azaltmanın etkili bir yolu orijinal dilinde “debunking” olarak da adlandırılan; bilginin yanlışlığını oryaya koyan “düzeltici” bir mesaj sunmaktır. Bununla birlikte, bireyler yanlışın düzeltildiği mesajlarını aldıktan sonra da yanlış bilgiler onların yargılarını, karar verme süreçlerini etkilemeyi sürdürebilir. Bu aşamada; Schmid (2026), empatinin yararlı olduğunu savunmaktadır (1). Bu konu çeşitli araştırmalarla da ortaya konmuştur (2).

Empati “karşımızdaki bireyi onun bakış açısıyla değerlendirerek onu anlamak” olarak tanımlanmaktadır. Empati sayesinde duygu paylaşımı yapılır. Empati aynı zamanda güven duygusunu artırır. Empati, yanlış bilgiyi düzelten kişiye yanlış bilgiye maruz kalan kişinin direncinin psikolojik etkenlerini anlamada yardımcı olur. Altta yatan tutumların nedenlerini anlamaya katkı sunar ve olumlu tutum geliştirmeye destek olur (1).

Empati sayesinde infodemi mücadelesinin ve yönetiminin önemli gereklilikleri sağlanmış olur. Dolayısıyla, empati odaklı müdahaleler yararlı olur.

Dr. Dilek Aslan, 6.1.2025

Kaynaklar

  1. Schmid P. Debunking health misinformation with empathy. Curr Opin Psychol. 2026 Feb;67:102213. doi: 10.1016/j.copsyc.2025.102213. Epub 2025 Nov 17. PMID: 41289774.
  2. Lo SY. Empathy reduces susceptibility to false memory. Sci Rep. 2021 Nov 25;11(1):22903. doi: 10.1038/s41598-021-02281-4. PMID: 34824326; PMCID: PMC8616898.

Görsel infodemi ve empati sözcükleri kullanılarak AI Copilot yardımıyla 6.1.2025 tarihinde hazırlanmıştır.

(Salgınlarda) infodeminin belirleyicileri

İnfodeminin var olduğu duruma göre belirleyicilerinde farklılıklar olabilir. Koronavirüs Hastalığı-19 pandemisi sonrasında infodemi ve salgın hastalıklar konusunda çalışmalar hız kazanmıştır. Salgınlar, toplumda korku ve kaygı gibi olumsuz duyguları artırabilir. Bu gibi durumlar da yanlış bilgilerin yayılmasını hızlandırır, dolayısıyla da salgınlarla mücadele zorlaşır. Alvarez-Galvez ve arkadaşları tarafından 2021 yılında yayınlanmış olan bir çalışmaya göre; bir salgın sırasında infodeminin beş belirleyicisi tespit edilmiştir:

  1. Bilginin kaynağı
  2. Çevrimiçi ortamların yapısı
  3. İletişim araçları (sosyal medya, forumlar, web siteleri, vb)
  4. Mesajların içeriği (bilginin niteliği, vb)
  5. Bağlam (örneğin, toplumsal uzlaşı, sağlıkla ilgili acil durumlar, kamuoyu, vb.)

Başarılı bir infodemi yönetim süreci için belirleyicilerin dikkate alınması gerekmektedir.

Dr. Dilek Aslan, 3.1.2026

Kaynak

Alvarez-Galvez J, Suarez-Lledo V, Rojas-Garcia A. Determinants of Infodemics During Disease Outbreaks: A Systematic Review. Front Public Health. 2021 Mar 29;9:603603. doi: 10.3389/fpubh.2021.603603. PMID: 33855006; PMCID: PMC8039137.

Sağlıkla ilgili dezenformasyondan kendimi nasıl korurum?

Dilek Aslan, 17.3.2025

Dezenformasyon, bireylerin ve toplumların sağlıkla ilgili riskli davranışlara yönelmesine neden olan ve önlenmesi gereken bir infodemi biçimidir. Önlemek mümkündür. Bu konuda kritik düşünme kapasitesinin geliştirilmesi son derece önemli ve önceliklidir. Bu amaçla, yeni bir bilgi ile karşılaşıldığında kişinin kendisine sorması beklenen bazı basit sorulara aşağıda yer verilmiştir:

  1. İçerik güvenilir mi?
  2. Yazar kim?
  3. İddiaların kaynağı nedir?
  4. Bilgi güvenilir mi?
  5. Bu bilgi ile ilgili ne hissediyorum?

Önlemek mümkün !

İnfodemi içgörü raporu geliştirirken gerekli olan adımlar…

Dilek Aslan, 16.3.2025

Dünya Sağlık Örgütü, infodemi içgörü raporu hazırlığında gerekli olan altı adımı tanımlamıştır. Bu adım aşağıda sıralanmıştır:

  1. İnfodemi yönetimi içgörülerinin cevaplamaya yardımcı olabileceği soruyu seçin (Örnek soru: A toplumunda aşılara erişimi sorun olmadığı halde ve aşı olma konusunda güçlü önerilere rağmen A toplumunda aşılanma yüzdesi neden istenilen seviyede değildir? )
  2. Veri kaynaklarınızı tanımlayın, seçin. Her veri kaynağınız için bir analiz planlayın.
  3. Veri kaynaklarınız arasında entegre bir analiz yapın.
  4. Stratejiler ve öneriler geliştirin.
  5. İnfodemi içgörü raporunuzu oluşturun. Raporunuzda başlıca özet, raporun amacı, eylemler için başlıca öneriler, süregelen konular, raporun nasıl geliştirildiği (metodoloji, veri kaynakları, risk matriksi, ek bilgiler) bölümleri yer almalıdır.
  6. Raporunuzu yayınlayın ve önerilerin/eylemlerin yapılıp yapılmadığını izleyin.

Kaynak: How to build an infodemic insights report in six steps. Geneva: World Health Organization and the United Nations Children’s Fund (UNICEF), 2023. Licence: CC BY-NC-SA 3.0 IGO. https://iris.who.int/bitstream/handle/10665/370317/9789240075658-eng.pdf?sequence=1

Sosyal medyada karşılaştığımız yanlış bilgileri nasıl raporlayacağımızı biliyor muyuz?

Yanlış bilgilerle mücadele her yurttaşın sorumluluğundadır. Bu amaçla sosyal medya platformları kendi sistemleri içinde yanlış bilgi paylaşımı ile karşılaşıldığında neler yapılması gerektiği ile ilgili çeşitli yönlendirmeler yapmaktadırlar. Bu yönlendirmeleri gerekli durumlarda kullanmak uygun olur. Dünya Sağlık Örgütü, web sayfasında, https://www.who.int/campaigns/connecting-the-world-to-combat-coronavirus/how-to-report-misinformation-online adresinde bu konuda kısa bir belge paylaşmıştır. İlgilenenler inceleyebilirler ve yararlanabilirler. Çevrimiçi ortamlarda yanlış bilginin nasıl rapor edilebileceği ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Yanlış bilgilerin yayılmasını önleme konusunda duyduğumuz sorumluluğun öncelikli göstergesi “YANLIŞ BİLGİ PAYLAŞMAMAK” olmalıdır. Bu ilk adımın ardından kullandığımız sosyal medya platformlarının yönlendirmelerinden yararlanabiliriz.

14.9.2023

Dikkat ! Yanlış bilgi paylaşmayın…

Yanlış içerik paylaşımının riskleri bilinmektedir.  Bu konuda çevrimiçi (online) ortamların süreci hızlandırdığına dair son dönemlerde verilerde artış görülmektedir. Örneğin; Wang ve arkadaşları tarafından 2018 yılında yayınlanan bir makalede incelenen 57 farklı çalışmada sağlıkla ilgili yanlış bilgi paylaşımlarının en fazla aşılama, Ebola virüsü, Zika virüsü olmakla beraber beslenme, kanser, suyun florlanması ve sigara gibi konularda da yanlış bilgi paylaşımlarının olduğu belirlenmiştir (1). Yanlış bilgilerin yayılma hızı da farklı zamanlarda yapılan çalışmalarla ortaya koyulmuştur. Vosoughi ve arkadaşları tarafından 2018 yılında önemli bir bilimsel dergide yayınlanmış makalede çevrimiçi ortamda yanlış içerikli söylentilerin daha uzak mesafelere, daha geniş bir alana, daha hızlı yayıldığı belirtilmektedir. Yanlış içerikli söylentilerin insanlar üzerinde korku, güvensizlik ve şaşkınlık duygularını daha fazla yarattığı ifade edilmektedir. Çalışmada 2006-2017 yılları arasında bir sosyal medya ortamında paylaşılan 126000 söylenti incelenmiştir. Söylentiler 3 milyon kişi tarafından 4,5 milyon kez paylaşılmıştır (2).

Doğru bilgi kaynakları toplumda yanlış bilgilerin yayılmasının önlenmesi için son derece önemlidir. Bu konuda Collis ve arkadaşları tarafından 2022 yılında önemli bir makale yayınlamıştır. Yazarlar, 67 ülkeden elde ettikleri verileri içeren çalışmalarında; bilgi kaynağı olarak güven duyulması açısından yerel sağlık çalışanlarının iyi bir düzeyde olduklarını vurgulamışlardır. Bununla birlikte, pek çok ülkede sağlık çalışanlarının bilgi kaynakları arasında olmadıkları belirtilmiştir. Aynı çalışmada televizyonun en sık başvurulan bilgi kaynakları arasında olduğu, ancak televizyona olan güvenin ülkeler arasında farklılık gösterdiği belirtilmiştir (3).

Doğru bilgilerin doğru zamanda doğru hedef kitlelere ulaştırılması önemli bir sorumluluktur. Bilimsel çalışmalarla ortaya konulan bilimsel verilerden yararlanmak bu sorumluluğun yerine getirilmesine katkı sağlayacaktır.

Dilek Aslan, 11.6.2023

Kaynaklar

  1. Wang Y, McKee M, Torbica A, Stuckler D. Systematic Literature Review on the Spread of Health-related Misinformation on Social Media. Soc Sci Med. 2019 Nov;240:112552.
  2. Vosoughi S, Roy D, Aral S. The spread of true and false news online. Science. 2018 Mar 9;359(6380):1146-1151.
  3. Collis A, Garimella K, Moehring A, Rahimian MA, Babalola S, Gobat NH, Shattuck D, Stolow J, Aral S, Eckles D. Global survey on COVID-19 beliefs, behaviours and norms. Nat Hum Behav. 2022 Sep;6(9):1310-1317.

Nefret söylemlerinden nasıl kaçınalım?

Birleşmiş Milletler (BM), nefret söylemi ile mücadele konusunda uzun zamandır çaba göstermektedir. Nefret söylemlerinin bütün toplumlarda çevrimiçi ve fiziksel ortamlarda meydana geldiğine vurgu yapmaktadır. Yanlış bilgiler (misinformation) nefret söylemini artırmaktadır.

Önleme konusunda BM’nin bazı önerileri aşağıda yer almaktadır:

  1. Kaçının (pause): Nefret dolu yorumlar yapmaktan ve/veya bu gibi içerikleri paylaşmaktan kaçının.
  2. Gerçekleri kontrol edin (fact-check): Dijital ortamlarda yanlış bilgi ve zararlı içerikle karşılaşmak yaygındır, ancak içeriği güvenilir olduğunu bildiğiniz ortamlarda doğrulamak zor değildir. Bu amaçla doğrulama ortamlarına başvurabilirsiniz.
  3. Tepki verin (react): Nefret söylemlerinin hedefinde siz olmasanız bile mümkünse katılmadığınızı sakin, kararlı ve uygun bir şekilde ifade edin.
  4. Mücadele edin (challenge): Nefret söylemiyle mücadele etmek için; hoşgörü, eşitlik ve gerçeği yayan olumlu mesajlar üretin.
  5. Destekleyin (support): Toplumsal bir dayanışma içinde olmak nefret söylemiyle mücadeleyi kolaylaştırır.
  6. Bildirim yapın (report): Nefret söylemini bildirmeyi kolaylaştıran mekanizmalar bulunmaktadır, kullanılabilir.
  7. Eğitin (educate): Eğitim, farkındalığın artması için önemli bir araçtır.
  8. Söz verin (commit): Nefret söylemi ile mücadele eden Sivil Toplum Örgütlerinin aktivitelerine katılabilirsiniz.

Dilek Aslan, 2.4.2023

Kaynaklar

  1. UN, https://news.un.org/en/story/2023/01/1132617
  2. UN, https://www.un.org/en/hate-speech/take-action/engage

Türkçe görsel

İngilizce görsel

Mpox (Maymunçiçeği) Hastalığı…

Mpox, geçmişte salgınlara sebep olan ve 1980 yılında Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından eradike edildiği ilan edilen çiçek hastalığına benzer belirtilerle seyreden bir hastalıktır. Belirtilerin daha hafif olduğu ifade edilmektedir. Hastalık Maymunçiçeği Hastalığı olarak da bilinir. Hastalığa Poxviridae ailesinden Orthopoxvirus sebep olur (1-3).

Hastalığın insanlarda görülmesine ilişkin ilk bildirim 1970 yılında Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nden yapılmıştır. Son dönemlerde, Mayıs 2022’de hastalık dünyada görülmesi beklenmeyen ülkelerde görülmüş ve küresel sağlık açısından önemli bir sorun olarak kayıtlara geçmiştir (1,2). Hastalık, Temmuz 2022’de DSÖ Genel Direktörü tarafından Uluslararası Halk Sağlığı Acil Durumu olarak ilan edilmiştir (3).

Mpox, hayvanlardan insanlara geçen zoonotik bir hastalıktır. Virüsün hayvanlar tarafından taşınır. Hastalığın insanlardan insanlara bulaştığı bilinmektedir. Vücut sıvılarıyla temas, deri ya da ağız/boğaz gibi iç mukozal yüzeylerdeki lezyonlar, respiratuvar damlacıklar ve kontamine nesneler yoluyla bulaşabilir. Tanı virüsün DNA’sının polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) ile saptanması ile konur (1,2).

Hastalık çoğunlukla Orta ve Batı Afrika’da, tropikal yağmur ormanları bölgesinde görülür. Hastalığın farklı bölgelere buradan taşındığı ifade edilmektedir (1,2).

Hastalığın kuluçka süresi (temasın ardından belirtilerin başlamasına kadar geçen süre) 6-14 gün olarak bilinir. Bu sürenin 5-21 gün arasında da değişebildiği ifade edilmektedir (4).

Hastalık ateş, baş ağrısı, döküntü, lenf düğümlerinde (lenf nodu) şişme, kas ağrısı ile seyreder. Döküntüler deriden kabarık olabilir (papül), içi berrak görünümlü sıvı ile dolabilir (vezikül), içi sarı-sıvı ile dolabilir (püstül), kuruyarak dökülen kabuklu olabilir (1-4). Başka belirtiler de mevcuttur.

Hastalığın kendini sınırladığı ifade edilir, ancak hastalığa yakalananların ölme olasılığının olduğu da belirtilmektedir. Hastalığın tedavisinde kullanılan antiviral ilaçlar vardır. Hastalığa yönelik aşı geliştirildiği belirtilmektedir (1-4).

Hastalıkla ilgili T.C. Sağlık Bakanlığı bir rehber yayınlamıştır (4).

Hastalığın ismi ilk olarak Maymunçiçeği Hastalığı olarak tanımlanmıştır. Ancak, 22 Kasım 2022 tarihli DSÖ bilgilendirmesine göre Maymunçiçeği isminin damgalayıcı bir tanım olması gerekçesi ile hastalık adı Mpox hastalığı olarak değiştirilmiştir. İkili kullanım bu tarihten itibaren bir yıl süre ile yapılacak, ardından hastalık adı Mpox olarak kullanılacaktır (5).

Hastalıkla ilgili yanlış bilgiler (misinformasyon)

Hastalıkla ilgili olarak özellikle sosyal medyada dolaşan yanlış bilgiler mevcuttur. Hastalığın bir laboratuvarda üretildiği, COVID-19 aşısı ile ilişkisi olduğu, hastalığın ilaç şirketleri tarafından kasıtlı olarak yayıldığı gibi yanlış bilgilerin dolaşımda olduğu Ennab ve arkadaşları tarafından (2022) ifade edilmektedir (6).

Yanlış olan paylaşımlarla mücadele her durumda olduğu gibi Mpox hastalığı konusunda da kararlılıkla sürdürülmelidir.

Dilek Aslan, 1.4.2023

Kaynaklar

  1. WHO. https://www.who.int/health-topics/monkeypox#tab=tab_1
  2. Key facts https://www.who.int/news-room/fact-sheets/detail/monkeypox
  3. Sağlık Bakanlığı, https://hsgm.saglik.gov.tr/depo/birimler/Bulasici-hastaliklar-db/hastaliklar/monkeypox/Maymun_Cicegi_Hastaligimonkeypox_Rehberi_guncelleme_09_10_2022.pdf
  4. WHO, https://www.who.int/news-room/questions-and-answers/item/monkeypox
  5. https://www.who.int/news/item/28-11-2022-who-recommends-new-name-for-monkeypox-disease
  6.  Ennab F, Nawaz FA, Narain K, Nchasi G, Essar MY, Head MG, Singla RK, Atanasov AG, Shen B. Monkeypox Outbreaks in 2022: Battling Another “Pandemic” of Misinformation. Int J Public Health. 2022 Jul 14;67:1605149.

Türkçe görsel

İngilizce görsel