Sel durumlarında sağlık risklerini önlemek için…

Sel, bir afet durumudur. Pek çok sağlık riskini beraberinde getirir. Sellerin neden olduğu sağlık sorunları arasında; kalp krizi ve solunum sorunları, özellikle çocuklarda görülen bulaşıcı hastalıklar, su ile bulaşan hastalıklar, sivrisinek kaynaklı hastalıkları öne çıkar. Selden etkilenen kişilerin yaklaşık %75’inin ruhsal sağlık sorunları yaşadığı ifade edilmektedir. Kısa dönemde mental bozukluklar ve uzun dönemde de travma sonrası stres bozukluğu, anksiyete, uykusuzluk, depresyon gibi riskler artmaktadır.

Sellerden ve istenmeyen etkilerinden korunmak için tümelci ve süreklilik içinde bir yaklaşıma gereksinim vardır. Bununla birlikte, sel anında ve hemen sonrasında yapılması gerekenler de zararlı etkilerin azalmasına katkı sunar. Sel anında sağlık risklerini önlemek için Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölgesi tarafından aşağıdaki öneriler sunulmaktadır.

A. Genel yaklaşımlar

  1. Sel olduktan sonra, sel suyunda yürümekten ya da araç kullanmaktan, sağlam olmayan bina veya yapılara girmekten kaçının.
  2. Unutmayın; çukurlar ve hızlı akan su oldukça tehlikelidir.
  3. Sel suyunun üzerinde ağaç ya da bina gibi bir şeyin üzerinde mahsur kalındığında, kurtarılmayı beklemek daya uygun olabilir.
  4. Evcil hayvanları ya da çiftlik hayvanlarını sadece güvenli olması durumunda kurtarmaya çalışın.
  5. Sadece güvenli olduğu bildirilirse eve dönün. Eve dönmenin güvenli olduğu bildirildiğinde aşağıdakileri uygulamak gerekir:
    • Su içindeyken asla elektrik düğmelerini açıp kapatmayın ya da elektrikli cihaz kullanmayın.
    • Ev gazını ve elektrikli aletleri tekrar açmadan önce kalifiye profesyoneller tarafından kontrol ettirin.
    • Evinizi kurutmak için kapıları ve pencereleri mümkün olduğunca açık ve güvenli bırakın.
    • İç mekanlarda benzinli ya da dizel jeneratör kullanmayın.
    • Temizlik yaparken yüz maskesi, lastik çizme, su geçirmez eldiven ve önlük kullanın.
    • Çocuklar, su evden/yaşam alanından tamamlen çekildikten sonra bir hafta boyunca sel sularıyla kirlenmiş ve çamurlu alanlardan uzak tutulmalıdır.
  6. Yetkililer tarafından bilgilendirilinceye kadar evinize dönmeyin.
  7. Yaralandıysanız ya da enfeksiyon riski olan bir yaranız varsa, tıbbi yardım alın.
  8. Resmi anonsları ve bilgi kaynaklarını kullanarak bilgilerinizi güncel tutmaya çalışın. Yetkilileri izleyin.
  9. Evinizi tahliye etmeniz tavsiye edilirse, temel taşınabilir eşyalarınızı ve kısa vadede ihtiyaç duyabileceğiniz ilaçları su geçirmez bir çantada yanınıza alın.
  10. Tahliye edilmeniz istenmediğinde; yetkililer tarafından önerilen güvenli bir yere, gerekli eşyalarınızı alarak gidin.

B. Sel olduğunda hipotermi olabilir mi? Nasıl korunmak gerekir?

Hipotermi, vücut sıcaklığının 35 °C’nin altına düşmesi durumunda meydana gelir. Uzun süre 20 °C’nin altındaki suda kalmak hipotermi riskini artırır. Titreme, soluk, soğuk ve kuru cilt, cilt ve dudaklar mavi renk olması, peltek konuşma, nabızda zayıflama, nefes almada yavaşlama, kafa karışıklığı gibi belirtiler hipotermide görülebilir. Hipotermi durumunda ilkyardım son derece önermlidir. Yapılması gerekenler aşağıda sıralanmıştır:

  1. Güvenli olması durumunda kişiyi mümkün olduğunca hızlı iç ortama ya da korunaklı ve kuru bir yere taşımak
  2. Islak giysileri çıkarmak, battaniyeye, uyku tulumuna veya kuru havluya sarmak ve başlarının kapalı olduğundan emin olmak
  3. İçmesi için ılık, alkolsüz ve kafeinsiz sıvı sunmak
  4. Yardım gelene kadar kişiyle konuşarak uyanık kalmasını sağlamak
  5. Kişinin yalnız kalmamasını sağlamak

C. Sel felaketinden sonra, kemirgen ve sivrisinek kaynaklı hastalıklara yakalanma riski ile yılan ısırmaları söz konusu olabilir.

Kemirgen kaynaklı hastalıklardan korunmak için

  1. Kemirgenler, sel nedeniyle kanalizasyon gibi normal yaşam alanlarından uzaklaşabilir ve insanların evleri gibi yiyecek ve barınak bulabilecekleri yerlere yönelebilirler. Farelerin dışkıları ve idrarları yiyecekleri kirletebilir ve hastalıkları yayabilir. Bu tür riskleri önlemek için sel sonrası eve (yaşanılan mekanlara) kemirgenlerin girmesinin önlenmesi etkilidir. Bunun için eve tüm girişleri ve pencerelerin kapatılması gerekmektedir.
  2. Vücuttaki yaraları su geçirmeyecek şekilde kapatmak uygun olur.
  3. Sel suyuna girmek durumunda kalındığında; kemirgenlerden ya da yılan ısırmasından korunmak için lastik çizme, su geçirmez eldiven, gözlük ve yüz maskesi takılması önerilmektedir.
  4. Gıdaların kemirgenlerin ulaşamayacağı kuru bir yerde, ağzı kapalı dolaplarda ve kaplarda saklanması gerekmektdir.
  5. Evcil hayvanların mamalarını açıkta bırakmayın.
  6. Atıkları kapalı çöp kutularında saklayın.

Sivrisinekler kaynaklı hastalıklardan korunmak için

Sel gibi acil durumlar daha fazla sivrisinek oluşumuna yol açabilir ve bu sivrisinekler hastalık taşıyabilir. Eviniz durgun veya birikinti suyun olduğu bir bölgedeyse, etiketlerindeki talimatları izleyerek sivrisinek kovucu kullanın ve bunu kıyafetlerinize ya da cildinize uygulayın.

Yılan ısırmalarından korunmak için

  1. Yılan sizi ısırdıysa derhal tıbbi yardım alın.
  2. Yılan ısıran birisinin yanındaysanız derhal tıbbi yardım alın.
  3. Yardım alana kadar/yardım gelene kadar kişiyle sakin bir şekilde konuşun, ona neler olduğunu ve ona yardım etmek için ne yaptığınızı açıklayın; çok endişeli olabilir.
  4. Mümkünse, yılanın ısırdığı kişiyi rahat ve güvenli bir pozisyonda yatırarak vücudunu hareketsiz hale getirin ve özellikle ısırılan uzvu bir atel veya askı ile sabitleyin.
  5. Isırılan yaraya dokunmayın, ovmayın, masaj yapmayın, temizlemeyin ya da üzerine otlar ya da kimyasallar uygulamayın; aksi takdirde enfeksiyon riski olur, yılan zehirinin emilimi artabilir ve lokal kanama şiddetlenebilir.

D. Suların güvenli olduğundan nasıl emin olunur?

Sel durumlarında, kolera ya da hepatit (sarılık) gibi su yoluyla bulaşan hastalıkların yayılımı artabilir. Önlemek amacıyla aşağıdaki konulara dikkat edilmesi önerilmektedir.

  1. Mümkünse, içme suyu, diş fırçalama, yara temizliği ve yemek hazırlama için kullanmadan önce suyu kaynatın; böylece su kaynaklı hastalık riskini önleyebilirsiniz.
  2. Su kaynama noktasına geldikten sonra, tencereyi veya çaydanlığı ocaktan alın ve doğal olarak soğumaya bırakın. Buz eklemeyin.
  3. Sıcak suyu yanma/haşlanma tehlikesi nedeniyle çocuklardan uzak tutun.
  4. Kaynamış tüm suyu temiz ve kapalı bir kapta saklayın. Bu, suyun tekrar kirlenmesini önler.
  5. Musluk suyu veya diğer yerel su kaynakları mevcut değilse veya güvenli değilse, erişiminiz varsa ambalajlı su kullanın.
  6. İçtiğiniz ambalajlı suyun kullanmadan önce düzgün şekilde kapatılmış olduğundan emin olun. Kapak kırılmış veya bükülmüşse şişeden su içmeyin.
  7. Diğer evsel amaçlar için (örneğin temizlik, çamaşır yıkama) musluk suyu kullanın.

E. Gıdaların güvenli olduğundan nasıl emin olabilirim?

Sel felaketinden sonra, kontamine olmuş yiyecekleri yemekten kaynaklanan hastalık riski vardır. Bu riskleri önlemek için aşağıdakileri uygulayın.

  1. Pişmiş yiyecekleri buzdolabının dışında iki saatten fazla bırakmayın.
  2. Elektrik kesintisi nedeniyle uygun şekilde soğutulmamış çabuk bozulan ve pişmiş yiyecekleri atın.
  3. Farklı türdeki yiyecekleri ne zaman yiyeceğinizi planlayın – örneğin, bozulabilir yiyecekleri önce tüketin.
  4. Bozulma belirtileri gösteren veya kirli suyla temas etmiş yiyecekleri tüketmeyin.
  5. Temizliğe dikkat edin ve mümkünse içme ve yemek pişirme için kaynamış ya da ambalajlı su kullanın.
  6. Bölgenizde elektrik kesintisi olduysa, buzdolabında ya da dondurucuda saklanan yiyecekleri tüketmek güvenli değildir. Dört saatlik elektrik kesintisinin ardından aşağıdakileri uygulayın:
    • Buzdolabınızdaki et, tavuk, balık ve artıklar gibi bozulabilir tüm yiyecekleri atın.
    • Ürünler 5 °C’nin üzerindeki sıcaklıklara iki saatten fazla maruz kalırsa güvenli olmayabilir. Dondurucunuzdaki tüm ürünleri çözüldükten sonra atın ya da iki saatten fazla oda sıcaklığında kalmışlarsa pişirin.
    • Gıdanın güvenli olup olmadığını anlamak için asla yemeyin. Şüpheye düşerseniz atın.
    • Gıdalarınızı uygun şekilde saklayamıyor, pişiremiyor ya da tekrar ısıtamıyorsanız, mümkünse önceden paketlenmiş, konserve veya hazır yiyecekleri kullanın.
    • Özellikle yemek hazırlamadan önce ve sırasında ve tuvalete gittikten sonra ellerinizi sabunla yıkamanız önemlidir. Etkili olması için ellerinizi su ve sabunla 40-60 saniye ya da varsa alkol bazlı el dezenfektanı ile 20-30 saniye yıkamalısınız.

E. Sel felaketlerinde etrafta dolaşan bilgi fazlalığı risk yaratır mı?

Evet. Bu gibi durumlarda infodemi riski oldukça yüksektir. Önlemek için her zaman doğru bilgi kaynaklarına ulaşmak önem taşır. Aşağıdaki konuları bilmek gerekir:

  1. Ulusal ve yerel resmi sağlık kaynaklarından bilgi almak gerekir.
  2. Paylaşılan bilginin doğruluğundan emin olmak gerekir.
  3. Bilgilerin güncel olmasına dikkat etmek gerekir.
  4. Bilgi içeriğinin mutlaka gözden geçirilmesi önerilmektedir.

Kaynaklar

  1. WHO Europe https://www.who.int/europe/news-room/questions-and-answers/item/public-health-advice-in-the-aftermath-of-flooding—how-to-protect-your-health-and-keep-safe Erişim tarihi:11.1.2026.
  2. WHO, Europe Floods https://www.who.int/europe/health-topics/floods#tab=tab_1 Erişim tarihi:11.1.2026.
  3. WHO, Europe Floods Impact https://www.who.int/europe/health-topics/floods#tab=tab_2

Görsel, AI copilot tarafından “sel” anahtar sözcüğü kullanılarak 11.1.2026 tarihinde hazırlanmıştır.

Sağlık krizleri ve bilgi üzerine…

Sağlıkla ilgili kriz durumları insanlık tarihi boyunca yaşanmıştır. Bununla birlikte, Koronavirüs Hastalığı-2019 (COVID-19) pandemisi bu gibi durumlara hazırlık süreçlerinin güçlendirilmesi gerektiğini açık bir biçimde ortaya koymuştur.

Sağlıkla ilgili krizler, sağlık ve diğer kamusal sistemler güçlü olmadığında daha derinden yaşanabilmektedir. Sağlıkla ilgili krizler gıda gibi en temel ihtiyaçların sağlanmasını aksatır. Mevcut kronik hastalıkların ve ruhsal sorunların yönetimi zorlaşabilir. Bulaşıcı hastalıklarla mücadele kesintiye uğrar. Bebek ve çocuk sağlığı, üreme sağlığı, aşılama/bağışıklama gibi rutin sağlık hizmetleri aksar. Bu da krizlerin yaşandığı toplumlarda ölümlerin artmasına neden olabilir. Kriz durumlarında yer değiştirmelerin olması da beklenir.

Sağlıkla ilgili krizlerde toplumsal gereksinimlerin saptanması ve önceliklerinin oluşturulması için zamanında doğru bilgiye erişim son derece önemlidir. Bununla birlikte, bu gibi durumlarda, doğru bilginin doğru zamanda, doğru kaynaklardan almanın zorlukları vardır; özellikle ihtiyaç duyulan bilgilere erişim güçtür. Krizlerden etkilenen toplumlara ait verilere erişilemeyebilir. Acil müdahale gereksiniminin karşılanamaması, bilgi boşlukları, kritik düşünme becerisinin yetersizliği, analiz sürecinde eksiklikler karşılaşılabilecek zorluklar arasındadır. Bu zorluklar aşılamadığında, sorunlar büyür, derinleşir. Küresel düzeyde görülen sağlık krizleri aynı zamanda bilgi krizleri olarak da kabul edilebilir. Çözüm üretebilmek için aşağıdaki konulara dikkat etmek yararlı olur:

  1. Küresel düzeyde görülen sağlık krizleri sırasında bilgi ile uğraşan bilim alanları bilgi ekosistemi ve ilgili davranışlara daha fazla odaklanmalıdır. Küresel sağlık krizlerindeki bilgi ortamları ve insanların bilgi davranışları, diğer kriz türlerindeki bu ortamlardan ve davranışlardan farklı olabilir. Dolayısıyla, bu gibi durumlarda bilgi ortamlarını ve davranışlarını incelemek, tanımlamak, yorumlamak, modelleme çalışmaları yapmak, tahminlerde bulunmak yararlı olur. Bu amaçla teori, yöntem, politika, uygulama, vb. nasıl yapılacağını bilmek ve öğrenmek gerekir.
  2. Küresel sağlık krizleri ülkeler düzeyinde ortak özellikler gösterse de, her ülkenin bilgi davranışlarını ve ortamlarını etkileyen kendine özgü siyasi, sosyal, ekonomik, vb. sistemleri vardır. Bu gibi farklılıkların aşılması gerekebilir. Dolayısıyla, bilginin şeffaf bir biçimde paylaşılabilmesi değerlidir. Bu noktada, “Bilgi üretiminde ve paylaşımında şeffaflığın sağlanabilmesi için neler yapılabilir?” sorusu doğru bir sorudur.
  3. Küresel sağlık krizleri sırasında mezenformasyon ve/veya dezenformasyon içerikli çok sayıda mesaj/bilgi üretilebilir. Dolayısıyla, bu akışa doğru zamanda doğru stratejilerle müdahale etmek gerekir. Ön hazırlıklar, simülasyon çalışmaları bu konuda yardımcı olabilir.
  4. Küresel sağlık krizleri sırasında bilgi ve iletişim konularında akademik çalışmalar ön plandadır. Bununla birlikte, akademik çalışmaların interdisipliner bakış açısıyla ve stratejileriyle krizlerin yarattığı durumlara yanıt verebilmeyi sağlaması gerekmektedir. Sağlık çalışanları, iletişim bilimciler, eğitim profesyonelleri, medya çalışanları bir arada olmalıdırlar. Toplum katılımı sürecin olmazsa olmaz bir parçasıdır.
  5. Akılcı ve gerçekçi çözümler için hızlı yanıt sistemlerinin oluşturulması da yararlıdır.
  6. Birey ve/veya toplumun sağlık/bilgi okuryazarlığının da artırılması gündemde olmalıdır.

Yukarıda yazılı olan önerilerin ancak güçlü kamusal sistemler içinde varlık gösterebileceği, geliştirilebileceği her zaman akılda tutulmalıdır.

Kaynaklar

  1. Marshak A, Young H, Naumova EN. Data on Humanitarian Crises: Who and What Are We Missing? Food Nutr Bull. 2023 Dec;44(2_suppl):S124-S126.
  2. Checchi F, Warsame A, Treacy-Wong V, Polonsky J, van Ommeren M, Prudhon C. Public health information in crisis-affected populations: a review of methods and their use for advocacy and action. Lancet. 2017 Nov 18;390(10109):2297-2313.
  3. Galanakis CM. The Future of Food. Foods. 2024 Feb 6;13(4):506.
  4. Xie B, He D, Mercer T, Wang Y, Wu D, Fleischmann KR, Zhang Y, Yoder LH, Stephens KK, Mackert M, Lee MK. Global health crises are also information crises: A call to action. J Assoc Inf Sci Technol. 2020 Dec;71(12):1419-1423.

Dr. Dilek Aslan, 9.1.2026

“Sağlık krizleri” ve “bilgi” anahtar sözcükleri kullanılarak AI copilot yardımı ile 9.1.2026 tarihinde hazırlanmıştır.

İnfodemi yönetiminde “empati”

Sağlığı ilgilendiren konularda yanlış bilgilerin olumsuz etkilerini azaltmanın etkili bir yolu orijinal dilinde “debunking” olarak da adlandırılan; bilginin yanlışlığını oryaya koyan “düzeltici” bir mesaj sunmaktır. Bununla birlikte, bireyler yanlışın düzeltildiği mesajlarını aldıktan sonra da yanlış bilgiler onların yargılarını, karar verme süreçlerini etkilemeyi sürdürebilir. Bu aşamada; Schmid (2026), empatinin yararlı olduğunu savunmaktadır (1). Bu konu çeşitli araştırmalarla da ortaya konmuştur (2).

Empati “karşımızdaki bireyi onun bakış açısıyla değerlendirerek onu anlamak” olarak tanımlanmaktadır. Empati sayesinde duygu paylaşımı yapılır. Empati aynı zamanda güven duygusunu artırır. Empati, yanlış bilgiyi düzelten kişiye yanlış bilgiye maruz kalan kişinin direncinin psikolojik etkenlerini anlamada yardımcı olur. Altta yatan tutumların nedenlerini anlamaya katkı sunar ve olumlu tutum geliştirmeye destek olur (1).

Empati sayesinde infodemi mücadelesinin ve yönetiminin önemli gereklilikleri sağlanmış olur. Dolayısıyla, empati odaklı müdahaleler yararlı olur.

Dr. Dilek Aslan, 6.1.2025

Kaynaklar

  1. Schmid P. Debunking health misinformation with empathy. Curr Opin Psychol. 2026 Feb;67:102213. doi: 10.1016/j.copsyc.2025.102213. Epub 2025 Nov 17. PMID: 41289774.
  2. Lo SY. Empathy reduces susceptibility to false memory. Sci Rep. 2021 Nov 25;11(1):22903. doi: 10.1038/s41598-021-02281-4. PMID: 34824326; PMCID: PMC8616898.

Görsel infodemi ve empati sözcükleri kullanılarak AI Copilot yardımıyla 6.1.2025 tarihinde hazırlanmıştır.

(Salgınlarda) infodeminin belirleyicileri

İnfodeminin var olduğu duruma göre belirleyicilerinde farklılıklar olabilir. Koronavirüs Hastalığı-19 pandemisi sonrasında infodemi ve salgın hastalıklar konusunda çalışmalar hız kazanmıştır. Salgınlar, toplumda korku ve kaygı gibi olumsuz duyguları artırabilir. Bu gibi durumlar da yanlış bilgilerin yayılmasını hızlandırır, dolayısıyla da salgınlarla mücadele zorlaşır. Alvarez-Galvez ve arkadaşları tarafından 2021 yılında yayınlanmış olan bir çalışmaya göre; bir salgın sırasında infodeminin beş belirleyicisi tespit edilmiştir:

  1. Bilginin kaynağı
  2. Çevrimiçi ortamların yapısı
  3. İletişim araçları (sosyal medya, forumlar, web siteleri, vb)
  4. Mesajların içeriği (bilginin niteliği, vb)
  5. Bağlam (örneğin, toplumsal uzlaşı, sağlıkla ilgili acil durumlar, kamuoyu, vb.)

Başarılı bir infodemi yönetim süreci için belirleyicilerin dikkate alınması gerekmektedir.

Dr. Dilek Aslan, 3.1.2026

Kaynak

Alvarez-Galvez J, Suarez-Lledo V, Rojas-Garcia A. Determinants of Infodemics During Disease Outbreaks: A Systematic Review. Front Public Health. 2021 Mar 29;9:603603. doi: 10.3389/fpubh.2021.603603. PMID: 33855006; PMCID: PMC8039137.

Mevsimsel grip

Mevsimsel grip, influenza virüsünün neden olduğu bir hastalıktır. Hastalığa neden olan influenza virüsünün A, B, C ve D olmak üzere dört türü bulunmaktadır. A ve B tipi mevsimsel salgınlara neden olurlar. İnfluenza A virüsleri, virüs yüzeyindeki proteinlerin kombinasyonlarına göre alt tiplere ayrılır. Halen insanlarda dolaşımda olan alt tipler A(H1N1) ve A(H3N2) influenza virüsleridir. A(H1N1) virüsü 2009 yılında pandemiye neden olmuştur. İnfluenza B virüsleri alt tiplere ayrılmaz. İnfluenza C virüsü daha az sıklıkla tespit edilir ve genellikle hafif enfeksiyonlara neden olur. İnfluenza D virüslerinin insanlarda hastalık yaptığına dair bilgi bulunmamaktadır.

Hastalık Ekim 2025 döneminden bu yana artmıştır; seyri kuzey ve güney yarımkürede farklılık göstermektedir. Kuzey yarımkürede, bazı ülkeler grip sezonunun erken başladığını bildirmiştir. Güney yarımkürede, bazı ülkeler önceki yıllara kıyasla daha uzun sezonlar yaşamış ve son aylarda virüs aktivitesi normalin üzerinde seyretmiştir. Küresel aktivite beklenen mevsimsel aralıklar içinde kalmakla birlikte, bazı bölgelerde bu mevsimde tipik olanın üzerinde erken artışlar ve daha yüksek aktivite gözlenmiştir.

Hastalığın kuluçka süresi yaklaşık 2 gündür, ancak 1-4 gün arasında değişebilir. Virüs, hafif ve şiddetli arasında değişen yelpazede hastalık oluşturmaktadır.

Her yıl yaklaşık bir milyar mevsimsel grip vakası görülmektedir. Hastalık çoğunlukla hafif seyreder yaklaşık bir haftada iyileşme görülür. Hastaların 3 ile 5 milyonu ağır vakalardır. Yaklaşık 290.000 ile 650.000 kişi hastalık nedeniyle yaşamını kaybetmektedir. Hastaneye yatış, ölüm gibi istenmeyen sonuçlar da olabilir.

Risk grupları arasında beş yaş altındaki çocuklar, gebeler, yaşlı erişkinler, kronik kalp, akciğer, böbrek, metabolik, nörogelişimsel, karaciğer ya da kan hastalıkları gibi kronik sağlık sorunu olanlar, kanser hastalığı, HIV olanlar, kemoterapi ya da steroid tedavisi alan bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler yer alır. Sağlık çalışanları ve bakım hizmeti sunanlar da hastalığa fazla maruz kalmalarından dolayı risk altındadırlar.

Grip; okul, bakım evi gibi kalabalık ortamlarda daha hızlı yayılır. Enfekte bir kişi öksürdüğünde ya da hapşırdığında, virüs içeren damlacıklar havaya yayılır ve ortamda/yakında bulunan kişilere bulaşabilir. Yayılım, virüslerle kontamine olmuş ellerle de olabilir. Bu nedenle bulaşmanın önlenmesi için insanlar öksürdüklerinde ağız ve burunlarını mendille kapatmalı ve ellerini düzenli olarak yıkamalıdır. Aşılama, hastalığı önlemenin en iyi yoludur. Güvenli ve etkili aşılar 60 yılı aşkın bir süredir kullanılmaktadır. Grip virüsleri sürekli değişmektedir, bu nedenle mevsimsel grip aşısının bileşimi, dolaşımdaki virüslerle daha fazla ilişkili virüsleri içerecek şekilde düzenli olarak güncellenmektedir.

Hafif semptomları olan kişiler; hastalığı başkalarına bulaştırmamak için evde kalmalı, dinlenmeli, bol sıvı tüketmeli, semptomlar kötüleşirse mutlaka tıbbi yardım almalıdırlar. Yüksek risk altında olan ya da şiddetli semptomları olan hastalar mümkün olan en kısa sürede tıbbi yardım almalıdırlar.

Dr. Dilek Aslan, 30.12.2025

Görsel, AI copilot yardımı ile “aşılama” ve “grip” anahtar sözcükleri kullanılarak 30.12.2025 tarihinde hazırlanmıştır.

Kaynaklar

  1. WHO, https://www.who.int/emergencies/disease-outbreak-news/item/2025-DON586 Son erişim tarihi: 30.12.2025.
  2. WHO, https://www.who.int/health-topics/influenza-seasonal#tab=tab_1 Son erişim tarihi: 30.12.2025.
  3. WHO, https://www.who.int/news-room/fact-sheets/detail/influenza-(seasonal) Son erişim tarihi: 30.12.2025.

Dünya Lepra (Cüzzam) Günü (2026)

Her yıl ocak ayının son pazar günü Dünya Lepra Günü olarak anılır. Lepra Günü, Hindistan’da, Mahatma Gandhi’nin ölüm yıldönümüne denk gelen 30 Ocak günüdür.

Lepra, halen 120’den fazla ülkede görülmektedir. Her yıl 200.000’den fazla yeni vaka bildirilmektedir. Lepra, “İhmal Edilmiş Tropikal Bir Hastalık (NTD) olarak kabul edilir. Hastalık, Dünya Sağlık Örgütü’nün bütün bölgelerinde görülebilmektedir. Bununla beraber, yıllık yeni vakaların çoğunluğu Güneydoğu Asya Bölgesi’ndedir.

Hastalık etkeni, Mycobacterium leprae adlı bir bakteridir. Bulaşıcıdır. Kronik bir hastalıktır. Cilt, periferik sinirler, üst solunum yolları mukozası ve gözler etkilenir. Fiziksel sorunlara ek olarak hastalık damgalayıcıdır. Lepra hastaları ayrımcılıkla karşılaşabilirler.

Hastalığa neden olan bakteri tedavi edilmemiş vakalarla yakın ve sık temas sırasında burun ve ağızdan çıkan damlacıklar yoluyla bulaşır.

Hastalığın teşhisi klinik olarak konulur. Zorlanılan durumlarda laboratuvar hizmetlerinden yararlanılır.

Hastalık tedavi edilebilir. Özellikle erken dönemlerde tedavi edildiğinde yeti kaybı önlenebilir. Tedaviye başlandığında hastalığın bulaştırıcılığı biter.

Türkiye’de lepra ile ilgili çok önemli mücadeleler yapılmıştır. Prof. Dr. Türkan Saylan, bu konuda öncü bir isimdir. Ekibiyle yapmış olduğu çalışmalar günümüzde yol göstericidir.

Dr. Dilek Aslan, 30.12.2025

Kaynaklar

  1. WHO https://www.who.int/campaigns/world-leprosy-day Son erişim tarihi:30.12.2025.
  2. WHO https://www.who.int/health-topics/leprosy#tab=tab_1 Son erişim tarihi:30.12.2025.
  3. WHO, https://www.who.int/news-room/fact-sheets/detail/leprosy 1 Son erişim tarihi:30.12.2025.
  4. Aslan G. Lepra: İhmal Edilmiş Eski Bir Hastalık. Turk Mikrobiyol Cemiy Derg. 2023;53(4):205-219.

Yaşlanma üzerine…

Toplam nüfus içinde 60 yaş ve üstü bireylerin sayısı ve yüzdesi her geçen gün artmaktadır. Artma eğiliminin gelecek yıllar için de sürmesi beklenmektedir. Örneğin; sayının 2030 yılına kadar 1,4 milyar ve 2050 yılında da 2,1 milyar olması beklenmektedir. Özellikle gelişmekte olan ülkelerin bu değişime hızla uyum sağlaması gerekmektedir.

Nüfusun yaşlanması topluma çok farklı zenginlikler, olanaklar sunar. Bununla birlikte, nüfusun yaşlanması kimi zorlukları da beraberinde getirir. Bu zorlukların aşılabilmesi için sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi ve niteliğinin artırılması, sağlık bakım hizmeti sunan personelin sayı ve niteliğinin artırılması, yaşlı dostu ortamların desteklenmesi, kuşaklar arası dayanışmanın güçlendirilmesi, yaş temelli ayrımcılıkla mücadele ve toplumun tüm kesimlerinde hakkaniytin sağlanması için çabaya ihtiyaç vardır. Hakkaniyet (equity), gereksinim temelli hizmet anlamı taşımaktadır. Sağlık, yaşlı erişkinler için en temel gereksinimler arasındadır. Dolayısıyla, sağlıklı yaşlanma en temel hedefler arasında olmalıdır.

Sağlıklı yaşlanma, yaşamın ilerleyen dönemlerinde refah düzeyinin yüksek olmasını sağlayan işlevsel yeteneklerin geliştirilmesi ve sürdürülmesi olarak tanımlanır.
İşlevsel yetenek, bireyin fiziksel ve mental kapasitesinden etkilenir. İşlevsel yetenek, politik süreçler kadar bireyin yaşadığı fiziksel, sosyal, sağlık ve bakım bileşenleri olan çevresel ortamlardan etkilenir. Bileşenler arasında etkileşim vardır. Süreç dinamiktir.

Unutmayalım, sağlıklı yaşlanma hedefine ulaşılabildiğinde Dünya daha yaşanılabilir olacaktır.

Dr. Dilek Aslan, 28.12.2025

Kaynaklar

  1. WHO Europe, Ageing. https://www.who.int/europe/health-topics/ageing#tab=tab_1 Son erişim tarihi:28.12.2025.
  2. WHO, Ageing, Impact. https://www.who.int/health-topics/ageing#tab=tab_1 Son erişim tarihi: 28.12.2025.

Görsel, AI Copilot yardımıyla “gülümseyen yaşlanan Dünya” sözcükleri kullanılarak 28.12.2025 tarihinde hazırlanmıştır.

Tütün ürünlerinin adı farklı olsa da tamamı zararlı. Aldanmayın !

Dr. Dilek Aslan, 27.12.2025

Elektronik nikotin dağıtım sistemleri (ENDS) ve elektronik nikotin içermeyen dağıtım sistemleri (ENNDS), yaygın olarak elektronik sigara (e-sigara) olarak bilinir. Elektronik sigara sistemi kullanıcının soluduğu aerosolleri oluşturur. İçerikteki sıvılar nikotin ve diğer katkı maddeleri, tatlandırıcılar ve kimyasallar içerebilir. Kanıtlar, bu ürünlerin sağlığa zararlı olduğunu ortaya koymaktadır. Elektronik sigaraların ürettiği maddelerin kansere neden olduğu bilinmektedir. Solunum yoluyla akciğer hastalıkları, zehirlenme, yaralanmalar, yanıklar ve ani nikotin zehirlenmesi riskinin artmasına neden olmaktadır.

Isıtılmış tütün ürünleri, bağımlılık yapıcı nikotin ve tütün dışı katkı maddeleri içerir. Genellikle aromalıdır. Tasarım ve kimyasal bileşim açısından oldukça değişkendir. Kansere neden olan ve sağlığa zararlı birçok zehirli (toksik) madde içerir. Isıtılmış tütün ürünlerinin dumanından etkilenim de sağlık açısından risk oluşturur. Bildirilen etkiler arasında astım ve astım benzeri semptomlar, boğaz ağrısı, baş ağrısı ve göğüste rahatsızlık bulunmaktadır.

Nikotin poşetleri, nikotin içeren, görünüm ve kullanım şekli açılarından snus gibi geleneksel dumansız tütün ürünlerine benzerler. Bu ürünler genellikle çeşitli çekici tatlarda sunulur. Bu sunum özellikle gençler için cazip olabilmektedir. Özellikle daha önce hiç tütün kullanmamış kişilerde kalp atış hızını ve sistolik kan basıncını yükselttiği gösterilmiştir.

Kaynaklar

  1. https://www.who.int/health-topics/tobacco#tab=tab_1 Son erişim tarihi:27.12.2025.
  2. https://www.who.int/europe/news-room/fact-sheets/item/effects-of-tobacco-on-health Son erişim tarihi:27.12.2025.
  3. Türk Toraks Derneği Tütün Ürünleri ve Nikotin Bağımlılığında Tanı ve Tedavi Uzlaşı Raporu (Duru Çetinkaya P, Arslan F., Editörler). Türk Toraks Derneği yayınları. Nisan 2025. https://www.toraks.org.tr/site/sf/books/2025/04/735605b126d09929dfb6fc9c4e94f8321c47a54176b4b999c30c9c80e9ba02df.pdf Son erişim tarihi:27.12.2025.

Görsel, AI Copilot yardımıyla 27.12.2025 tarihinde üretilmiştir.

Tütün kullanan anne ve babaların çocuklarında bodurluk riski yüksek.

Dr. Dilek Aslan, 27.12.2025

Tütün dumanı, anne karnında ve doğumdan sonra bebeğe zarar veren binlerce toksik (zehirli) kimyasal içerir. Gebelik döneminde anne adayının tütün kullanması erken doğum, düşük doğum ağırlığı ve anne karnında bebeğin büyümesini yakından etkiler. Bu dönemde tütün kullanımı iki yaşına kadar görülen büyüme geriliğinin en önemli faktörleri arasındadır.

Bodurluk, yetersiz beslenmenin önemli bir sonucudur, yaşa göre boy uzunluğunun kısa olmasıdır. Kronik beslenme yetersizliğinin göstergesi olarak kabul edilir. Büyüme ve gelişme geriliğine neden olur. Tütün kullanımı da çocuklarda bodurluğun en önemli nedenlerinden biridir. Anne ve babası tütün kullanan çocuklarda bodurluğun görülme sıklığının daha yüksek olduğu ve tütün dumanından etkilenim arttıkça riskin de arttığı bilinmektedir.

Bodurluğun diğer nedenleri arasında düşük sosyoekonomik durum, ebeveynlerin düşük öğrenim düzeyi, annenin sağlığının kötü olması, yetersiz beslenme ve tekrarlayan solunum yolu enfeksiyonları sayılabilir.

Gebelik sırasında dumansız tütün ürünlerinin kullanımı da hipoksi ve oksidatif stres nedeniyle plasenta hasarı için bilinen bir risktir. Göz ardı edilmemelidir.

Dumanlı ya da dumansız, her türlü tütün (kullanımı ya da duman etkilenimi) hemen bırakılmalıdır. Hiç tütün kullanmamak, kullanmamış olmak en iyi seçenektir. Bununla birlikte, gebelik sırasında tütün kullanımının bırakılmasının da bebek ve çocuk büyümesi üzerinde olumlu bir etkisi olduğunu gösteren yeterli düzeyde kanıt mevcuttur.

Hemen, şimdi… Tütünsüz hayata EVET.

Kaynaklar

  1. https://iris.who.int/server/api/core/bitstreams/847e0b85-b462-44ab-9a77-b65921fe09bb/content Son erişim tarihi:27.12.2025.
  2. https://www.who.int/news/item/09-09-2025-who-warns-that-tobacco-use-is-linked-to-child-stunting Son erişim tarihi:27.12.2025.
  3. https://www.who.int/health-topics/malnutrition#tab=tab_1 Son erişim tarihi:27.12.2025.

Görsel, AI copilot yardımı ile “tütün kullanımı” ve “bodurluk” anahtar sözcükleri kullanılarak 27.12.2025 tarihinde hazırlanmıştır.

Tüberküloz (verem)

Dilek Aslan, 27.12.2025

Tüberküloz (TB), önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır. Hastalığın nedeni mycobacterium tuberculosis isimli bir bakteridir. Tüberküloz, verem olarak da bilinir. Hastalık çoğunlukla akciğerleri etkiler, bulaşıcıdır. Hastalık, aktif olarak hasta olan bireylerin öksürüğü, hapşırığı, konuşması sırasında çevreye saçtığı mikroplar ile bulaşır. Hasta bireylerle uzun süre yakın temasta bulunan sağlıklı kişiler bu mikropları solurlar ve enfekte olurlar.

Dünya’da her yıl 10 milyon kişi hastalığa yakalanmaktadır ve 1,5 milyon kişi de hastalık nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Tüberküloza yakalananların çoğu düşük ve orta gelirli ülkelerde yaşamaktadır, ancak tüberküloz tüm Dünya’da görülmektedir. Tüberküloz hastalarının yaklaşık yarısı Bangladeş, Çin, Hindistan, Endonezya, Nijerya, Pakistan, Filipinler ve Güney Afrika’dadır.

Hastalığın yaygın semptomları arasında uzun süreli öksürük, göğüs ağrısı, halsizlik, yorgunluk, kilo kaybı, ateş, gece terlemesi bulunur. Bu sempromlar çoğunlukla uzun süre (örneğin; aylarca) hafif seyreder. Bu durum da tedaviye başvurmanın gecikmesine ve enfeksiyonun başkalarına yayılma riskinin artmasına neden olur.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre; küresel düzeyde tüberküloz (TB) ölümleri önemli ölçüde azalmıştır. Son 10 yılda DSÖAfrika ve Avrupa bölgelerinde sırasıyla %46 ve %49 azalma sağlandığı belirtilmektedir. Bununla birlikte, TB, 2024 yılında 1,2 milyon kişinin ölümüne neden olmuştur. Bu durum HIV, diyabet, tütün kullanımı ve yetersiz beslenme gibi risk faktörlerinin üzerinde durulması gerektiğini bir kez daha ortaya koymaktadır. Tüberküloza neden olan bakteri ile enfekte olan kişilerin yaşamları boyunca tüberküloza yakalanma riskleri %5-10’dur. Yakalanmayı kolaylaştıran risklerin HIV, yetersiz beslenme veya diyabet gibi hastalıkların bağışıklık sistemini zayıflatması ya da tütün kullanımı olduğu bilinmektedir.

Hastalıktan şüphe edildiğinde, sağlık çalışanı (hekim), hastanın test örneği alınmasını sağlar. Örneğin; kişide akciğer tüberkülozu şüphesi varsa, hastadan tüberküloz bakterisi testi için balgam örneği alınır. Akciğer dışında tüberküloz düşünülüyor ise, etkilenen vücut sıvıları ve dokularından alınan örnekler test edilebilir. Hasta olan kişilere tedavi başlanır. Standart olarak altı aylık tedavi uygulanır. Bazı durumlarda tedaviye direnç olabilir. Hastalık yönetimi sağlık çalışanları tarafından yapılmalıdır. Kişinin hastalık yönetimine uyumu son derece önemlidir.

Hastalık ile mücadele küresel düzeyde sürdürülmelidir.

Kaynaklar

  1. https://www.who.int/news-room/spotlight/stronger-together-milestones-that-mattered-in-2025 Son erişim: 27.12.2025
  2. https://www.who.int/health-topics/tuberculosis#tab=tab_1 Son erişim: 27.12.2025
  3. https://istanbulism.saglik.gov.tr/TR,157188/tuberkuloz.html Son erişim: 27.12.2025
  4. https://toraks.org.tr/site/news/4135 Son erişim: 27.12.2025

Görsel, AI copilot yardımı ile “tüberküloz” anahtar sözcüğü kullanılarak 27.12.2025 tarihinde hazırlanmıştır.