Afetlerde tütün endüstrisi…

Tütün endüstrisi taktikleri arasında “sosyal sorumluluk” çalışmalarına destek vermek de bulunmaktadır. Toplumun tamamını sarsan, derinden etkileyen olaylarda özellikle maddi yardımları yapmak endüstrinin yapageldiği uygulamalar arasındadır. Bath Üniversitesi web sayfasında yer alan bir yazıda tütün endüstrisinin çeşitli afetler sonrasında Ekvador, Guatemala, Haiti, Endonezya, İtalya, Japonya, Malezya, Meksika, Mozambik, Filipinler, Romanya, Senegal ve Sırbistan’da afetlere yardım çabaları olduğuna işaret edilmektedir (1).

Aman dikkat !!

Tütün üretildiği için kullanıma bağlı her yıl 8,67 milyon kişi ölmektedir (2).

İnsanlık için yardımın en büyüğü tütünün üretilmemesi…

Üretilmesin, o zaman tütün nedenli ölümler de hastalıklar da olmaz !

Dilek Aslan, 18.2.2023

Kaynaklar

  1. https://tobaccotactics.org/wiki/csr-disaster-relief/
  2. Tobacco atlas (2019 deaths) https://tobaccoatlas.org/challenges/deaths/

Halk sağlığı için doğru bilgiyi birlikte üretelim…

Değerli ziyaretçi,

Halk sağlığı ile merak edilen konularda doğru bilgi üretimi sürecinde önceliklendirme yapabilmek amacıyla sizlerin görüşleri için bir google form oluşturulmuştur. Doğru bilgi almak istediğiniz halk sağlığı konusundaki sorunuzu https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSfJFvMs1AwW7ziUqo61DCGBHP9h1-SdhQTgTnEgF7IZt5z2MA/viewform?vc=0&c=0&w=1&flr=0

adresinde yer alan forma yazınız.

Talepler güncel gereksinimlere göre, makul bir sürede değerlendirilecek ve önceliklere göre yanıtlara  bu sitede (https://infodemiyonetimi.net/) yer verilecektir. 

Forma, sorunuzu yazdıktan sonra e-posta adresi yazabilmeniz halinde, size geri dönüş sağlanmaya çalışılacaktır.

Sorularınız için son gönderim tarihi 25 Şubat 2023 olarak belirlenmiştir.

Sorunuz için tıklayınız:

https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSfJFvMs1AwW7ziUqo61DCGBHP9h1-SdhQTgTnEgF7IZt5z2MA/viewform?vc=0&c=0&w=1&flr=0

Teşekkürler

Dr. Dilek Aslan (Halk Sağlığı Uzmanı)

18.2.2023

Türkiye’de nüfusun yaş gruplarına göre dağılımı (2022)

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre; 31 Aralık 2022 tarihi itibarıyla ülkemizin toplam nüfusu 85 milyon 279 bin 553 kişi olarak kayıtlara geçti. Nüfusun ortanca yaşı 33,5 olarak bildirildi. Toplam nüfusun %22,0’ı 0-14 yaş, %68,1’i 15-64 yaş ve %9,9’u da 65 yaş ve üzeri bireylerden oluşmaktadır (1).

Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki payının arttığı görülmektedir. Bir önceki yılın aynı kategori için verisi %9,7’dir (2).

Dilek Aslan, 18.2.2023

Kaynaklar

1. TÜİK, ADNKS, https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Adrese-Dayal%C4%B1-N%C3%BCfus-Kay%C4%B1t-Sistemi-Sonu%C3%A7lar%C4%B1-2022-49685&dil=1

2. TÜİK, ADNKS, https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=45500#:~:text=T%C3%BCrkiye’de%20ikamet%20eden%20n%C3%BCfus,252%20bin%20172%20ki%C5%9Fi%20oldu.

Depremlerde gıda sorunlarının olmaması için hazırlık nasıl yapılmalı?

Depremlerin de içinde olduğu yaşanılan herhangi bir afet gıda ile ilgili sorunları kolaylıkla ortaya çıkarabilir. Deneyim ve gözlemlerin yanı sıra, yapılan bilimsel araştırmalar depremlerin beslenme sorunlarına yol açtığını ortaya koymaktadır. Örneğin, 1999 Marmara bölgesinde yaşanılan depreminin ardından yapılan bir araştırmada bireylerin günlük gereksinimin altında beslendiği ifade edilmiştir (1).

Deprem sonrası yeterli ve dengeli beslenmenin sağlanması için sistematik olarak yapılacak ön hazırlıklara ihtiyaç vardır.  Gıda güvenliği ve gıda güvencesi bu noktada öne çıkan konulardır. Gıda güvencesi gıdanın varlığı, gıdaya erişim, kullanım, vb. konularına işaret etmektedir (2).

Bilimsel kurumlar, depremlere gıda açısından hazırlıklı olabilmek için en az 3 günlük gıdanın kolay ulaşılabilir şekilde temin edilmesinin önemine vurgu yapmaktadırlar. Bu kapsamda akılda tutulması gerekli konular; bozulmayacak gıdalar, uzun saklama ömrüne sahip gıdalar, pişirme gerektirmeyecek ürünler, özel diyet ihtiyacı olanlar için gıdalar, vücudun su gereksinimini artırmayacak gıdalar olmalıdır. Evcil hayvanların gıda gereksinimi de unutulmamalıdır (3).

Ön hazırlıklar son derece önemlidir, bununla birlikte, afet anındaki ve sonrasındaki yaklaşımların da benzer bir şekilde planlanması ve uygulanması gerekir (4).

Dilek Aslan, 17.2.2023

Kaynaklar

  1. Sanlier N, Yabanci N. The Effects of Two Earthquakes in the Marmara Region of Turkey on the Nutritional Status of Adults. Pakistan Journal of Nutrition 2007;6:327-331.
  2. FAO, https://www.fao.org/3/y4671e/y4671e06.htm
  3. CDC, https://www.cdc.gov/disasters/foodwater/prepare.html
  4. Aslan D. Depremlerde gıda meselesi üzerine. https://infodemiyonetimi.net/depremlerde-gida-meselesi-uzerine/

Depremlerde söylentileri önlemek kriz yönetimi için gereklidir.

Deprem gibi kriz anlarında toplumda beliren söylentileri önlemek gerekir. Söylenti (rumor), güvenilir kanıtlar olmadan kişiden kişiye aktarılan önermeler, vb. olarak tanımlanır (1). Antik Roma dönemlerinden bu yana var olan söylentilerin toplumda yanlış davranışlara yönelmeye neden olduğu bilinmektedir (2). Bu yanlış yönelimler krizlerin yönetimi güçlendirir. Yeni Koronavirüs Hastalığı (COVID-19) döneminde bu konuda örnekler olduğu bilinmektedir (3). Benzer süreçler farklı krizler için de geçerlidir.

Herhangi bir konuda toplumda algının doğru bir şekilde oluşmasında kişiler arasında dolaşan bilginin doğruluğu, anlaşılırlığı, bilgiyi veren kişinin güvenilirliği gibi konular etkili olur (1). Kriz durumlarında insanların duygu durumları da söylentilerin yayılmasına etki yapabilir. Örneğin; yapılan bir araştırmada, kriz durumlarında öfkeli olan kişilerin öfkeli olmayanlara göre öfke yaratabilecek söylentilere inanma risklerinin daha yüksek olduğunu ortaya koymaktadır (4). Bu ve benzeri durumların önlenmesi için infodemi yönetiminin klasik adımlarının eksiksiz olarak uygulanması önerilmektedir (5).

Dilek Aslan, 15.2.2023

Kaynaklar

  1. Zhang L, Chen K, Jiang H, Zhao J. How the Health Rumor Misleads People’s Perception in a Public Health Emergency: Lessons from a Purchase Craze during the COVID-19 Outbreak in China. Int J Environ Res Public Health. 2020 Oct 2;17(19):7213.
  2. Takayasu M, Sato K, Sano Y, Yamada K, Miura W, Takayasu H. Rumor diffusion and convergence during the 3.11 earthquake: a twitter case study. PLoS One. 2015 Apr 1;10(4):e0121443. 
  3. Abdoli A. Gossip, Rumors, and the COVID-19 Crisis. Disaster Med Public Health Prep. 2020 Aug;14(4):e29-e30.
  4. Na K, Garrett RK, Slater MD. Rumor Acceptance during Public Health Crises: Testing the Emotional Congruence Hypothesis. J Health Commun. 2018;23(8):791-799. 
  5. Aslan D. İnfodemi yönetilebilir. https://infodemiyonetimi.net/infodemi-yonetilebilir/ Erişim: 15.2.2023.

Dünya Tabipleri Birliği-Politikalar Rehberi

Dünya Tabipleri Birliği (DTB), hekimlik ve sağlık uygulamalarında rehber olabilecek çok sayıda belgeyi web sayfasında herkesin erişimine olanak sağlayacak şekilde paylaşmaktadır. Bu belgeler evrensel hekimlik değerleri ile alınması önerilen tutumların çerçevesini çizdiği gibi konulara özel ayrıntılarda da nasıl davranılması gerektiğine yönelik önerileri içermektedir. Bunlardan birisi de DTB-Politikalar Rehberi. Rehber içinde çok sayıda belge var. Bunlar arasında ülkemizde henüz yaralarını sarmaya çalıştığımız depremin de içinde olduğu afetlerle ilgili yaklaşım belgelerine de ulaşmak mümkün.

Düşünsel ve uygulama pratiklerimize katkı sağlayabilmesi için yararlanmak isteyebilirsiniz.

Bahsi geçen belgeye https://www.wma.net/wp-content/uploads/2022/11/HB-E-Version-2022-2-2.pdf adresinden erişilebilmektedir.

Dilek Aslan, 14.2.2023

Gıda güvenliği adımları… Her zaman gerekli, depremlerde öncelikli !

Gıda güvenliği; “gıdalarda olabilecek fiziksel, kimyasal, biyolojik ve her türlü zararların bertaraf edilmesi için alınan tedbirler bütününü” olarak tanımlanmaktadır (1). Bir başka ifadeyle, gıda güvenliği denildiğinde “tarladan sofraya” ya da “çiftlikten çatala” sağlıklı gıda anlaşılmalıdır. Bu tanım geniş bir tanımdır, üretimden tüketime bütün aşamalarda çeşitli kontrol mekanizmalarını içerir (1). Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Organizasyonu (FAO), gıda güvenliğinin kompleks bir yapısı olduğunu belirtmektedir (2).  Gıda güvenliği ile ilgili kontrol mekanizmaları doğru işletilmediğinde kişiler gıda kaynaklı hastalıklara yakalanırlar. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), zararlı bakteriler, virüsler, parazitler ya da kimyasal maddeler içeren güvenli olmayan gıdaların tüketilmesine bağlı olarak ishalden kansere kadar çok geniş bir yelpazede seyreden 200’den fazla farklı hastalığın olabileceğini işaret etmektedir. Küresel düzeyde tahminen 600 milyon kişi (yaklaşık 10 kişiden 1’i) her yıl bulaş olmuş (kontamine) gıdaları yedikten sonra hastalanmaktadır. Yaklaşık 420.000 kişi bu nedenle ölmektedir (3).

Gıda güvenliğinin sağlanması için aşağıda genel yaklaşımlar sunulmuştur (4):

  1. Temizliğe önem verin (el yıkamak, kullanılan malzeme temizliği).
  2. Pişmiş ve çiğ gıdaların ayrı tutun.
  3. Yiyeceklerinizi iyice pişirin (çorba ve sulu yemeklerin tamamen piştiğinden emin olana kadar kaynatmak (70°C).
  4. Yiyeceklerinizi doğru ısıda saklayın (pişmiş yemeklerin oda ısısında 2 saatten fazla kalmaması, bozulabilir yiyeceklerin buzdolabına konulması, pişmiş yiyeceklerin tabağa konulana kadar sıcak tutulması, donmuş gıdaların oda ısısında çözülmeye bırakılmaması gibi).
  5. Temiz su ve temiz malzeme kullanın.

Genel yaklaşımlar olağan koşullarda herkes tarafından bilinmeli, benimsenmeli ve uygulanmalıdır.

Ülkemiz 6 Şubat 2023 tarihinde çok geniş kitleleri çok derinden etkileyen depremlerle sarsıldı (5). Bu durum çok sayıda sorunun yanı sıra gıda güvenliği için de tehditleri beraberinde getirdi. Depremlerle ilgili olarak; gıda güvenliği sorunlarının çözümüne yönelik adresler birden fazladır (6). Sağlıklı/yeterli ve dengeli beslenmenin her koşulda temel bir hak olduğu unutulmamalıdır. Bununla birlikte, depremlerde tüketim aşamasında pratik olarak yarar sağlayacak bazı önlemler aşağıda sıralanmıştır (6-8):

  1. Güvenli olmadığını düşündüğünüz gıdaları tüketmeyiniz. Şüphelendiğinizde tadına dahi bakmayınız.
  2. Tüketmeden önce, paketli gıdaların kullanım/tüketim sürelerinin kontrolü önemlidir. Süresi geçmiş gıdaların tüketmeyiniz.
  3. Bebekler için anne sütünün en güvenli gıda olduğunu unutmayınız. Özellikle ilk 6 ay sadece anne sütü bebeğin bütün gereksinimlerini en iyi şekilde karşılar.
  4. Doğru el yıkama kuralları/önerileri her durumda geçerlidir.
  5. Elektrik olmadığında buzdolabı ve dondurucuların kapakları mümkün olduğunda kapalı tutulmalıdır. Dondurucular kapakları açılmadığında yiyecekleri 48 saat kadar güvende tutabilirler. Kapısı açılmadığı takdirde de buzdolapları gıdaları 4 saate kadar güvende tutabilir. Bu koşulların sağlanamadığı durumda buzdolabındaki ya da dondurucudaki gıdaları tüketmeyiniz.

Yukarıdaki yazılı olanlar genel çerçeveyi sunmaktadır. Bununla birlikte, depremlere özel koşullar yerinde incelenmelidir. Önlemler de gereksinime göre yerinde belirlenmelidir. Bu metin içinde, yararlanılabileceği düşünülen temel, uygulanabilir önlemlere yer verilmeye çalışılmıştır.

Dr. Dilek Aslan, 13.2.2023

Kaynaklar

  1. Mevzuat, https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2008/09/20080926-4.htm
  2. FAO, https://www.fao.org/food-safety/en/
  3. WHO, Food safety https://www.who.int/health-topics/food-safety
  4. Sağlık Bakanlığı, https://hsgm.saglik.gov.tr/depo/birimler/saglikli-beslenme-hareketli-hayat-db/Yeterli-ve-Dengeli-Beslenme/Besin-Guvenligi-ve-Hijyen/Guvenilir_gida_1.pdf
  5. AFAD, https://deprem.afad.gov.tr/event-detail/408326
  6. PAHO, https://www.paho.org/disasters/dmdocuments/FoodSafetyinDisasters.pdf
  7. CDC https://www.cdc.gov/disasters/foodwater/facts.html
  8. CDC, Breastfeeding, https://www.cdc.gov/nutrition/emergencies-infant-feeding/facts.html

Depremlerde gıda meselesi üzerine…

Depremler, süreç ve sonuçları itibarıyla son derece yıkıcı. Biraz olsun zararı azaltabilmek hepimizin sorumluluğu. Gıda, yaşam için en temel gereksinimler arasında. Dolayısıyla gıda ile ilgili sorunların çözülmesi de her durumda, koşulda şart.

Depremlerde gıda sorunlarının tespiti ile ilgili geçmiş deneyimlere göz atmakta yarar var. Bu deneyimlerden birisi 2003 yılı İran depremi sonrası yapılan, aşağıda künyesi yer alan bir araştırma içeriğinde yer almaktadır. Bugün de bizlere belki yardımcı olur. Depremlerde gıda ile ilgili krizlerin yönetimini daha kolay bir zemine taşımak için yazarların tespit ve önerilerine kulak vermek uygun olur (1):

“Gıda maddelerinin tedariki, depolanması ve dağıtımı öncelikli sorunlar arasındadır. Tedarik en önceliklidir. Depolama ve dağıtım aşamalarında genel halk sağlığı yaklaşımları yol gösterici olacaktır.

Toplumun tamamının gıda ihtiyacı karşılanmalıdır. İncinebilir gruplara (bebekler, çocuklar, emziren anneler, yaşlılar, hastalar) özel olarak eğilmek gerekir. Planlama ve organizasyon yaparken incinebilir gruplar muhakkak dikkate alınmalıdır.

Depremler sonrası yaşanılabilecek gıda sorunları arasında toplumun gıda ihtiyacının doğru bir şekilde belirlenememesi, gıdanın kalite sorunu, gıda çeşitliliğinin sağlanamaması, gelen gıda desteğinin yerel toplum tarafından benimsenmemesi yer alır. Bu sorunların tedarik, yönetsel, altyapı sorunları ile beraber görülebilir. Dolayısıyla, ek zorluklarla doğru mücadele de önceliklidir.”

Özetle; sağlıklı gıda her zaman, hepimizin hakkı. Zor durumlar bu durumu değiştirmez, yöntem ve yaklaşımlarımızı güncellememiz gerektiğini ortaya koyar.

Dilek Aslan, 12.2.2023

Kaynak

  1. Nekouie Moghadam M, Amiresmaieli M, Hassibi M, Doostan F, Khosravi S. Toward a Better Nutritional Aiding in Disasters: Relying on Lessons Learned during the Bam Earthquake. Prehosp Disaster Med. 2017 Aug;32(4):382-386.

13 Şubat; Uluslararası Epilepsi (Sara) Günü

Her yıl Şubat ayının ikinci pazartesi günü Uluslararası Epilepsi (Sara) Günü etkinlikleri düzenlenmektedir. Günün amacı; epilepsi ile ilgili farkındalığı, gereksinimi olan her hastaya ilaçları ulaştırmasının önemine ilişkin farkındalık yaratmaya katkı sağlamaktır.

Epilepsi, her yaştan insanı etkileyen bulaşıcı olmayan/kronik bir hastalıktır.

Dünyada yaklaşık 50 milyon epilepsi hastası vardır.

Her beş hastadan dördü düşük ve orta gelirli ülkelerde yaşamaktadır.

Her on hastanın yedisine doğru tanı konularak doğru tedavi edildiğinde nöbetsiz yaşanabileceği ifade edilmektedir.

Epilepsi hastalarının erken ölüm riski genel toplumda olduğundan üç kat daha fazladır.

Düşük gelirli ülkelerde yaşayan epilepsi hastalarının dörtte üçü ihtiyaç duydukları tedaviyi alamamaktadırlar.

Epilepsi hastaları damgalama ve ayrımcılık ile karşı karşıya kalabilirler.

Farkındayız…

Dilek Aslan, 12.2.2023

Kaynak

WHO, Epilepsy, https://www.who.int/news-room/fact-sheets/detail/epilepsy